Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

EGEMİKAL İlke İmza Atıp Akredite Oldu

Ege Üniversitesi (EÜ) bünyesinde

Ege Üniversitesi (EÜ) bünyesinde çevre sağlığı alanında faaliyet gösteren EÜ Mikrobiyolojik Analiz Laboratuvarı (EGEMİKAL) Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edildi. Türkiye’de bir ilke imza atan EGEMİKAL’i ziyaret eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Laboratuvar Müdür Vekili Prof. Dr. Güven Özdemir ve ekibini kutladı. Rektör Budak, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimler nezdinde çevre sağılığı açısından önemli çalışmalar yürüten EGEMİKAL’in başarıyla gurur duyduklarını söyledi.

Ege Üniversitesi bünyesinde 2011’de kurulan EGEMİKAL, Türkiye’nin sahip olduğu üretim potansiyelinin uluslararası düzeyde katma değeri yüksek ürünlere dönüşmesini sağlamada ve toplum sağlığının korunmasında mikrobiyolojik kalite kontrol hizmetlerinin en yüksek standartlarda sunulmasına yönelik birçok proje hayata geçirdi. Üreticilerin karşılaştığı sorunlara proje temelli çözümler sunup üretimin tüm aşamalarının yüksek kalite bilincinde gerçekleşmesini sağlamayı öz görev edinen laboratuvar, Türkiye’de bir ilke imza attı. EGEMİKAL, Türk Akreditasyon Kurumu tarafından, Biyosidal anlamında Türkiye’de ilk ve tek üniversite laboratuvarı olarak akredite edildi. Önemli bir başarıya imza atan Laboratuvar Müdür Vekili Prof. Dr. Güven Özdemir ile ekibini ziyaret eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, çalışmalarından dolayı ekibi kutladı.

ÜNİVERSİTEMİZ ADINA GURUR VERİCİ”

Laboratuvarın çalışmalarıyla ilgili Prof. Dr. Özdemir’den bilgi alan Rektör Budak, “Güven Özdemir hocamızın liderliğindeki ekip Türkiye’de bir ilke imza attı. Burası, çevre sağlığı anlamında bir üniversite bünyesinde faaliyet gösteren ve akredite olan ilk laboratuvar. Ülkemizde şehirleşme oranı yüksek düzeylere çıktı ve şehirleşmeyle birlikte çevre sağlığımızı tehdit eden sivrisinek başta olmak üzere birçok bakteriyle virüs gibi canlılara karşı yerel yönetimlerin mücadele etmesi için yeni tekniklere ihtiyaç var. Ekibimiz artık tüm belediyelerimize yönelik olarak ilgili bakanlıklarımızla yerel yönetimlerle çevre sağlığına duyarlılık ve hassasiyet anlamında bulaşıcı hastalıkların önlenmesine yönelik olarak çalışmalar yürütecek. Burada yapılacak çalışmalar tamamen analizlere dayalı, bu analizler neticesinde de hem üniversitemizin hem de laboratuvarımızın yönlendirmeleriyle karar vericiler uygulamalar yapacak. Üniversitemiz adına bizlere bu gururu yaşatan ekibimize teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Hem ülkemiz hem de tüm yerel yöneticiler için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“YAPTIĞIMIZ İŞİN TESCİLLENMESİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Mikrobiyolog Prof. Dr. Güven Özdemir, yaklaşık 25 yıldır çevre sağlığı anlamında analizler yaptıklarını bu çalışmaların tescillenmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Daha önce ilgili bakanlık tarafından yetkinlik aldıklarını ancak bunu daha ileriye taşımak istediklerini vurgulayan Prof. Dr. Özdemir, “Globalleşmenin öne çıktığı çağımızda uluslararası yeterlilik çerçevesinde de akredite olmanız gerekiyordu. Ülkemizde biyosidal anlamında eksiklik ve bilgisizlik var. İnsanlar hatalar yapıyor. Çünkü sonuçta zehir kullanıyorsunuz, bu dezenfektan veya böcek ilacı olabilir dolayısıyla yasal boşluklar vardı. İlgili bakanlıklarımızla çok güzel işler yaptık, yönetmelikler oluşturup danışma kurullarında yer aldık. Düşünebileceğiniz her anlamda bir antimikrobiyallik var. Örneğin buzdolabının parçası bile antimikrobiyal olabiliyor. Burada yasal mevzuattaki eksiklikleri bakanlığımızla birlikte giderdik. Ama bu yaptıklarımız yeterli değil, bunu taçlandırmamız gerekiyordu. Biyosidal anlamında Türkiye’de ilk ve tek üniversite laboratuvarı olarak akredite olduk. Şu anda bazı parametreleri üniversite bazında Türkiye’de sadece biz yapıyoruz. Yaklaşık 200 parametreyi analiz edebiliyoruz. Hedeflerimiz arasında virüs etkinlik testleri geliyor, bu alandaki eksiklikleri de gidermek istiyoruz. Bu analiz şu an yurtdışında yapılıyor. Biz bunu ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE SİNEKLERE KARŞI DİRENÇ HATİRASI ÇIKARTILACAK

Özellikle sivrisinek ve karasinek anlamında Türkiye’de ciddi bir direnç kazanımı oluştuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özdemir, “Böcek ilacı üretiliyor ama sinekler bir süre sonra direnç kazanmaya başlıyor. Dolayısıyla bunun bölgesel direnç haritalandırılmasına yönelik ilgili bakanlığımız bir pilot çalışma oluşturdu. Bu projenin en büyük ayağını da EGEMİKAL oluşturuyor. Oradan gelen sonuçları bütün Türkiye’ye yayacağız. Direnç haritasını çıkarttıktan sonra ilaç kullanımı belirlenecek. Bu çalışmayı toplum sağlığı açısından çok önemsiyorum. Bakanlığımızın yaptığı bu atılım gerçekten çok önemli bunun bir parçası olmaktan da ayrıca gurur duyuyoruz” dedi.

BİYOSİT VE BİYOSİDAL ÜRÜN

Biyosit, kelime anlamı olarak biyolojik bir varlığı öldüren, canlı öldüren, canlıkıran demektir. Biyosidal ürünler, içerdikleri aktif madde ya da maddeler sayesinde zararlı olarak kabul edilen bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalar, hamam böceği, kene, karasinek, sivrisinek gibi böcekler, fare ve sıçan gibi kemirgenler üzerinde kimyasal veya biyolojik etki gösterirler.
Bu sayede biyosidal ürünler zararlı organizmaların hareketlerini kısıtlayabilir, uzaklaştırabilir, zararsız kılabilir ya da yok edebilirler.