İzmir Gazeteciler Cemiyeti Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde Esra Balandı, “Kalpten Kalbe Sihirli Bir Dokunuş” başlığıyla katılımcılarla bir araya geldi. Samimi anlatımı ve etkileşimli yaklaşımıyla dikkat çeken Balandı, gönüllülüğün yalnızca bir yardım biçimi değil, insanlar arasında güçlü bir bağ kuran yaşam pratiği olduğunu vurguladı. Etkinliğe yazarın okurlarının yanı sıra dernek üyeleri de katıldı.
“Her Birimizin Yaşamı Bir Sanat Eseri”
Konuşmasında insani değerlerin giderek unutulduğuna dikkat çeken Esra Balandı, şu sözlerle salonda derin bir etki yarattı:“Can, vefa, gönül, nimet, teşekkür… Bu kelimeler o kadar anlamlı ve özel ki çoğaltmaya çok ihtiyacımız var. Birbirimize teşekkür etmeyi, özür dilemeyi unuttuğumuz günlerden geçiyoruz. Oysa her birimizin yaşamı bir sanat eseri.”
Bir Çocuğun Yüreğinden Doğan İyilik
Balandı, gönüllülüğün gerçek hayattaki etkisini ise yaşadığı çarpıcı bir örnekle anlattı. Dezavantajlı bir bölgede çocuklarla gerçekleştirdikleri çalışmayı paylaşan Balandı, hazır oyuncaklar yerine atık malzemelerle çocukların kendi oyuncaklarını yaptığını anlattı.
Üç saat boyunca çocukların Barbie evleri, uzay mekikleri ve arabalar yaptığını belirten Balandı, organizasyonun sonunda yaşananları şu sözlerle aktardı:“Küçük bir kız çocuğu yanıma geldi ve ‘Öğretmenim, benim babamın saçlarını kestiler’ dedi. Kanser bir babaydı. Aileyle iletişime geçtik, destek sürecini başlattık. Aradan altı ay geçti. Bu küçük kız, bütün okulu organize etti. Anneler evlerinde kekler, börekler yaptı. Okul bahçesinde satış yapıldı. 32 bin lira toplandı ve tamamı LÖSEV hesabına bağışlandı. Bu küçücük kız çocuğu, LÖSEV’e teşekkür etti. Eğer bu hayatın mucizesi değilse, nedir?”
“Gönüllülüğü Çoğaltmak, İyiliği Çoğaltmaktır”
Balandı, gönüllülüğün zincirleme bir etki yarattığını vurgulayarak, “Gönüllülüğü çoğaltmak, iyiliği çoğaltmaktır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Etkinlik sonunda katılımcılar, yalnızca yeni bilgilerle değil; yenilenmiş bir bakış açısı ve umut duygusuyla salondan ayrıldı. Paylaşmanın, dinlemenin ve anlamanın ön plana çıktığı buluşma, gönüllülüğün kalpten kalbe uzanan güçlü bir bağ olduğunu bir kez daha hatırlattı.



