“İzmir’i Yeniden Kültürün Merkezi Yapmak Boynumuzun Borcu”
Kültür merkezinin sahibi Arya Kamalı, açış konuşmasında İzmir’in kültürel mirasına dikkat çekerek,“Üvey evlat muamelesi gören İzmir’i, Osmanlı’da olduğu gibi tekrar kültür ve sanatın merkezi haline getirmek boynumuzun borcudur.”ifadelerini kullandı.
Etkinliğin yönlendiriciliğini gazeteci, şair ve yazar Tuğçe Yerdelen üstlendi. Kısa öykücü Birsen Doğan’ın takdimiyle konuşmacılar sahneye davet edildi.
“Hikâye Anlatılan, Öykü Yazılandır”
İlk sözü alan gazeteci ve yazar Duygu Özsüphandağ Yayman, hikâye ile öykü arasındaki farkı anlattı:“Öykü bir söz sanatıdır. Her şeyin bir hikâyesi vardır. Hikâyenin içinden bazı bölümleri süzüp alıp bir yere odaklanmak, oraya yoğunlaşmaktır öykü. Hikâye anlatılan, öykü yazılandır. Her öykünün de bir hikâyesi vardır.”
Yazar Feyza Akbulut Öner ise yazma serüvenini şu sözlerle paylaştı:“Yazmaya zamanım olmadı. Hep yazarak yaşadım. Çocuk ve yetişkin edebiyatı hakkında yazıyorum. Çocuk edebiyatında yazarken kendimi bir çocuk gibi hissetmem benim haz noktamdır.”
Edebiyatseverlerden Yoğun İlgi
Söyleşiye; İzmir Kent Konseyi Eğitim Komisyonu Başkanı Kadir Karpuz, Türkiye Opera Bale Vakfı İzmir Temsilcisi ve yazar Hale Gökalpsezer, Girit Türkleri Kültür ve Dostluk Derneği – Kuvayı Milliye Mücahitleri Derneği yönetim kurulu üyesi Hasan Yoruldu ile çok sayıda davetli katıldı.
Tuğçe Yerdelen’in yönlendirmeleriyle akıcı bir şekilde ilerleyen etkinlik, izleyicilerin soruları ve talepleriyle interaktif bir havada tamamlandı. Program sonunda konuşmacılar, kültür merkezi girişinde okurlarla birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
İzmir’de kültür ve sanatın nabzını tutan söyleşi, edebiyatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu.



