Programda 5.1 büyüklüğündeki depremin büyük bir yıkıma yol açmamasının sevindirici olduğunu belirten Deda, “Can kaybının olmaması hepimizi mutlu etti. Ancak daha büyük bir deprem yaşansaydı ne olacaktı? Asıl sormamız gereken soru, böyle bir felakete ne kadar hazır olduğumuzdur” ifadelerini kullandı.
İftar Yarışı Yerine Deprem Önlemleri Almamız Gerekiyor
Ramazan ayında birçok kurum ve belediyenin iftar programları düzenlediğine dikkat çeken Deda, sosyal dayanışmanın önemli olduğunu ancak deprem hazırlıklarının da aynı ölçüde gündeme gelmesi gerektiğini söyledi. Deda, “İftar programları elbette yapılmalı, insanlar aynı sofrada buluşmalı. Ancak kurumların ve belediyelerin deprem önlemleri konusunda da aynı yarış içinde olduklarını görmek istiyoruz” dedi.
“Tarih Bize Ders Veriyor”
Konuşmasında bölgenin tarihine de değinen Deda, antik kentlerdeki deprem izlerine dikkat çekti. Laodikeia, Hierapolis ve Tripolis gibi antik kentlerin geçmişte büyük depremlerle yıkıldığını hatırlatan Deda, buna rağmen 2000 yıl önce inşa edilen altyapı sistemlerinin bugün hâlâ görülebildiğini belirtti.
Deda konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “2000 yıl önce yapılmış su boruları ve altyapı sistemleri hâlâ ayakta. Peki biz bugün bir depremde yıkılırsak geriye ne kalacak? Artık deprem gerçeğini sadece konuşmak yerine somut adımlar atmamız gerekiyor.”



