Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin en büyük hukuk kriziyle sarsılıyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğuna oturduğu 2023 yılındaki olaylı kurultaya ilişkin açılan davada, siyasetin dengelerini kökten değiştirecek bir “mutlak butlan” kararına imza attı.
Kurultay Hukuken “Hiç Yaşanmamış” Sayıldı
Mahkeme heyeti, 2023 yılında gerçekleştirilen büyük kurultayın hukuki kurucu unsurlarında “sakatlık” tespit etti. Verilen kararla birlikte, o kurultayda alınan tüm kararlar ve yapılan seçimler hukuken “mutlak butlan” ile malul sayılarak iptal edildi. Bu hüküm, Özgür Özel’in genel başkanlığının ve mevcut parti organlarının hukuki dayanağının tamamen ortadan kalktığı anlamına geliyor.
Özel’e Uzaklaştırma, Kılıçdaroğlu’na İade-i İtibar
Kararın en çarpıcı kısmı ise “tedbir” hükümleri oldu. Mahkeme, yargılama sürecinin selameti ve partinin meşruiyet zeminini korumak gerekçesiyle şu adımları attı:
-
Görevden Uzaklaştırma: Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.
-
Eski Yönetime Devir: Partide yönetim boşluğu oluşmaması adına, iptal edilen kongre öncesindeki meşru yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin partiyi ve mührü derhal devralmasına hükmedildi.
Kulisler Hareketli: “Bin Kere Toprak Oluruz”
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde olağanüstü bir hareketlilik yaşanırken, gözler Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Kılıçdaroğlu’nun daha önce yayımladığı videolu mesajda kullandığı “Bin kere toprak oluruz da asla eğilip bükülmeyiz” sözleri, bugün gelinen noktada mevcut yönetime karşı bir “meşruiyet manifestosu” olarak yorumlanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden devralacağı koltukta, partiyi doğrudan bir olağanüstü kurultaya mı götüreceği, yoksa mevcut yapıyı mı tahkim edeceği merak konusu.
Hukukçuların Görüşü: Uzmanlar, Ankara BAM’ın verdiği bu radikal kararın Siyasi Partiler Kanunu ve Anayasa nezdinde ciddi tartışmalar doğuracağını; Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bu kararı uygulama biçiminin Türk demokrasisi için bir milat olacağını vurguluyor.



