Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Uzmanlar Egeyön TV’de uyardı:Ekran bağımlılığından akran zorbalığına kritik uyarılar!

Egeyön TV ekranlarında yayınlanan ve eğitim dünyasını mercek altına alan programda, okul öncesi eğitimin temel taşları, çocuk gelişimi ve ebeveynlik süreçleri detaylarıyla tartışıldı. Egeyön Yayıncılık Eğitim Programları Sorumlusu Şebnem Batı’nın moderatörlüğünü üstlendiği programa; Özel Bir Anaokulları Kurucusu ve Okul Öncesi Eğitim Uzmanı Gözde Oral ile Neşeli Bahçeler Anaokulu Kurucusu ve Psikolog Yiğit Fikri Atalı konuk oldu.

Egeyön TV ekranlarında yayınlanan ve eğitim dünyasını mercek altına alan

Ekran bağımlılığından akran zorbalığına, özel gereksinimli çocukların uyum sürecinden aile içi iletişime kadar birçok kritik konunun ele alındığı programda uzmanlar, anne babalara hayati tavsiyelerde bulundu.

“0-6 Yaş Döneminde ekran olmamalı: Yaratıcılığı ve dil gelişimini bıçak gibi kesiyor”

Günümüzün en büyük problemlerinden biri olan kontrolsüz ekran kullanımı ve dijital bağımlılık riskine dikkat çeken Okul Öncesi Eğitim Uzmanı Gözde Oral, 0-6 yaş grubunda ekran kullanımını kesinlikle önermediğini belirtti. Ekranın çocuklarda dikkat eksikliği, zekâ gelişiminde gerileme, agresif tavırlar ve sosyal iletişim bozukluklarına yol açtığını vurgulayan Oral,“Teknoloji çağındayız ancak aşırı ekrana maruz kalmak çocuğun dil gelişimini ve yaratıcılığını engelliyor. Zorunlu hallerde bile süre 15-20 dakikayı kesinlikle geçmemeli. Çocuk sürekli ekranla iç içe olduğunda kendi yeteneklerini keşfedemiyor” dedi.

Psikolog Yiğit Fikri Atalı ise teknolojinin tamamen sıfırlanamayacağını ancak sıkı bir şekilde sınırlandırılması gerektiğini belirterek, “Özellikle son dönemde gündemde olan yapay zekâ ve dijital içerikler ebeveynler tarafından mutlaka denetlenmeli. Çocukların ne izlediği ve ne oynadığı takip edilerek olumsuz davranış kalıplarından korunmaları sağlanmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Akran zorbalığı ve znlaşmazlık arasındaki ince çizgi: “O sana vurursa sen de vur demeyin!”

Okul çağındaki çocukların karşılaştığı akran zorbalığı konusuna değinen Gözde Oral, çocukların kendi arasındaki ufak tartışmaların zorbalıkla karıştırılmaması gerektiğine işaret etti. Bir çocuğun sürekli alay edilmesi, tehdit edilmesi ve fiziksel/psikolojik şiddete maruz kalmasının zorbalık olduğunu belirten Oral, ailelere şu uyarıda bulundu: “Sanal dünyadaki şiddet içerikli oyunlar akran zorbalığını tetikliyor. Aileler çocuklarına ‘O sana vuruyorsa sen de ona vur’ diyerek şiddeti öğretmemeli. Böyle durumlarda okul yönetimi, rehberlik servisi ve psikologlarla iş birliği yapılmalı; aile içi iletişim güçlü tutulmalıdır.”

Özel gereksinimli çocuklar için “Sağduyu ve iş birliği” çağrısı

Özel gereksinimli ve kaynaştırma öğrencilerinin sınıflara entegrasyonu sürecini değerlendiren Psikolog Yiğit Fikri Atalı, Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına göre okulların %3 oranında özel öğrencilere yer verme zorunluluğu olduğunu hatırlattı. Toplumda özel çocuk sayısının arttığına dikkat çeken Atalı,”Sınıfın durumu ve öğretmenin yeterliliği değişkenlik gösterebilir. Ancak burada temel kilit nokta okul-aile iş birliğinin güçlü olmasıdır. Okulların sağduyulu yaklaşımı, hem çocuğun bir üst kademeye hazırlanması hem de toplum bilincinin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor“ ifadelerini kullandı.

Uzmanlardan ailelere altın tavsiyeler: “Huzuru ve iletişimi güçlü tutun”

Programın sonunda ebeveynlere yöneltilen “Çocukların ruh sağlığı için bugünden itibaren ne yapılmalı?” sorusuna uzmanlar şu yanıtları verdi:

Okul Öncesi Eğitim Uzmanı Gözde Oral: “Yoğun iş temposu ve sanal dünyanın karmaşası içinde aile içi iletişimi asla koparmayın. Anne, baba ve çocuk arasındaki diyalog ne kadar güçlü olursa, ahlaklı ve sağlıklı nesiller yetiştirmek o kadar kolaylaşır. Aile içi huzuru ve mutluluğu her şeyin önünde tutun.”

Psikolog Yiğit Fikri Atalı: “Çocuklarımız okula ve çeşitli kurslara gidiyor. Buralardaki öğretmenlerin ve uzmanların görüşlerini ev ortamında değerlendirip ev içi süreçlere katkı sağlayabilirsek, çocuklarımızın sağlıklı gelişimine çok daha büyük fayda sunabiliriz.”