Elit Life
Egeyön Haber

Balkabağı, mucize deposu ve şifa kaynağı

Balkabağı Mucize Deposu ve Şifa Kaynağıdır, Alzheimer ile Mücadele Eder

Ön­ce­lik­le geçen haftaki ya­zı­mı­zı be­ğe­ne­rek, bizi yo­utu­be “Sa­mi­mi Mut­fak” ka­na­lı­mız­dan, takip eden okur­la­rı­mı­za, çok çok te­şek­kür edi­yo­rum. Tabiki zaman zaman faydalarını sizlere saymakla bitiremediğimiz, farklı farklı besinler ve farklı farklı yemek tarifleri mutfağımızda yer alsa da, bu seferki konuğumuz, hem beyin sağlığı hem de sağlıklı vucut gelişimi için son derece önemli olan “bal kabağı tatlısı”dır. Çok farklı şekillerle, çorbasından tatlısına sofralarımızı süsleyen bu harika besin, içerdiği vitaminler ve vucuta olumlu katkısı ile bizleri kendisine hayran bırakıyor. Gelin hep beraber bal kabağının faydalarına şöyle bir bakalım, bu efsane besini, bir de beslenme bilimi açısından ele alalım.

Öncelikle bilmemiz gereken en önemli nokta içerdiği kalori değeri bakımından bal kabağının son derece zararsız oluşudur. Bu mucize deposu besin, ilginç bir şekilde 100 gramında sadece 26 kalori içermektedir. Kalori değerinin düşük olması bu efsane lezzetin diyet yemeklerinde rahatlıkla kullanılmasına  her türlü menüde yer almasına olanak sağlar. Öte yandan bol lifli yapısı ile, sindirim sistemine faydalı iken, ince bağırsakta villusların görevini etkin şekilde yapmasına da ayrıca yardımcıdır. Bu durum tüm sindirim sistemine çok önemli katkılar sunar ve metabolizmayı dengeler. Balkabağı tatlısı, potasyum, bolca demir, sodyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum ayrıca şeker içermektedir. Özellikle çocuklarda sağlıklı kemik gelişimine katkıda bulunur. Demir içermesi nedeni ile kansızlığı önler, yaraların daha çabuk iyileşmesine olanak sağlar. Önemli ölçüde beta karoten içeren balkabağı en iyi antioksidanlardan biridir. Beta karotenler son yıllarda kozmetik alanında cildi güzelleştirdiği öne sürülen ürünlerde kullanılırken, leke azaltıcı yönü, deri üzerindeki rahatlatıcı ve yumuşatıcı etkisi kanıtlanmış, bu özelikleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Bu kapsamda cilt kuruluğuna da iyi gelmektedir. Bal kabağının içerdiği bir diğer antioksidan olan zea-xanthin, ultraviyole ışığın göz tarafından süzülmesine yardımcı olur. Bu durum ileri yaşlarda oluşabilecek ve körlüğe kadar varabilecek makuler dejenerasyon hastalığının önüne geçer. Havuç gibi besinlerde de bolca bulunan A vitamini balkabağında da önemli bir düzeyde yer alır, göz ve görme sağlığı için  vazgeçilmez bir vitamindir. Balkabağının içerdiği bitkisel lifler, gıdalarla alınan toksinleri, zararlı yağların bir kısmını sünger gibi emer ve kolesterolün, kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardım eder. Tüm bu saydığımız özellikleri ile balkabağı şifa deposu, adeta mucize bir besindir, ancak olay bu kadar da basit değildir. Balkabağında öyle bir madde yer alır ki, üzerinde yapılan çalışmaların her geçen gün bizi şaşırttığı noktada, beslenme bilimi için son derece kıymetlidir. Ceviz gibi bazı besinlerde de dikkatimizi çeken bu madde beyin kıvrımlarına olumlu katkısı ile bilinen çinkodur. Bu yazımızın da temel konusunu oluşturan çinko, 1 su bardağı balkabağında günlük ihtiyacın tamamına yetecek düzeyde yer alır. Peki balkabağı tatlısını bu kadar kıymetli yapan çinko, ne gibi faydaları bizlere sunar? Öncelikle çinko üzerine yapılan çalışmalar saç dö­kül­me­si­ni ön­lediğini. pros­tat bü­yü­me­si ve ke­mik eri­me­si baş­lan­gı­cı olan­larda olumlu yönde etki ettiğini kanıtlmıştır. Ayrıca Antioksidan etkileri ile vücuttaki ağır metallerin temizlenmesinde yardımcı olan çinko, aynı zamanda beyin hücrelerinin hücresel homeostazını da korumaya katkı sağlar. Bu işlevleri ile alzheimer hastalığının gelişimini önlemede çok faydalı bir görev üstlenir. Bilimsel olarak yapılan çalışmalar çinko eksikliğinde; kısırlık, dikkat dağınıklığı, alzheimer, yaralarda geç iyileşme, hafıza sorunları ve duyma kaybı, tat ve koku almada sorunlar oluştuğunu göstermektedir. Bu sonuçlarda kesin tanı için çinko testi yaptırmak ise şarttır.

Peki balkabağını en doğru şekilde nasıl tüketebiliriz? Çorbası veya haşlaması herkes için yararlı olsa da, damak tadı açısından herkese hitap etmediği doğrudur. Bu gerçekle beraber, bizim kültürümüzde Osmanlı mutfağından gelen kabak tatlısı veya benzer türevleri daha yaygın tüketilmekte ve damak tadımıza uymaktadır.  Şeker ve su dengesi kaçırılmadan, gereksiz yere fazla pişirilmeden, doğru yöntemlerle hazırlanan kabak tatlısı, yukarıda saydığımız onlarca faydasının yanı sıra, düşük şeker miktarı ile tüketildiğinde hem enerji bakımında hem de beyin sağlığı ve vucut gelişimi bakımından, cilt güzelliği ve deri sağlığı açısından çok faydalı bir tariftir.. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda ve şeker ile ciddi problemi olmayan yaşlılarımızda önerebileceğimiz bu tarifi sofralarımızdan eksik etmemek gerekir. Servis sırasında üzerine dökülen tahin veya pekmez, yada naturel şekilde bol ceviz ilavesi,  bu tarifine besin değerlerini önemli ölçüde arttırır ve hemen hemen herkesin gönül rahatlığı ile tüketmesi gereken bir tatlı haline dönüştürür.  En basit şekliyle; 1 kg ayıklanmış doğranmış kabak için yarım çay bardağı su ve  1 su bardağının üçte ikisi kadar şeker ilavesi ile fırın poşetinde balkabağı tatlısı yapmak mümkündür.  Tabiki “samimi mutfak” köşemizin temel problemi sizlere tarif vermek değil, hangi yemeklerin yada hangi besinlerin bizler için daha faydalı olabileceğini yada gözden kaçan yararlarının sizler için ne gibi olumlu sonuçlar getireceğini ele almaktır.

Sonuç olarak, sevgili dostlar, sağlıklı nesiller ancak sağlıklı düşünebilen gençlerle, sağlıklı yaşamak için adım atan bireylerle şekil bulmaktadır.Tam da bu noktada alzheimer gibi rahatsızlıklardan kendimizi korumak, yaşımız ilerledikçe geleceğe umutla, güvenle ve sağlıkla bakabilmek için “balkabağı tatlısını” sofralarımızdan eksik etmeyelim.Bu düşünceden hareketle, sizler bu satırları okurken biz “Samimi Mutfak“ yotube kanalımızda; “balkabağı tatlısını” en doğru şekilde yaptık hazırladık bile… Detaylı şekilde tarifimizi izleyerek uygulamak için kanalımızı ziyaret edebilirsiniz. Bu gün de, “Samimi Mutfak” köşemizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Lütfen sağlıklı bir yaşam için, sevdiklerinize doğru beslenme alışkanlıklarını, etkili teknikleri aktarabilmek için yazılarımızı takip etmeyi ve kanalımızı ziyaret etmeyi unutmayınız. Umarız bu yazımız da sizlere faydalı olmuştur. Hepinize sağlıklı, huzurlu, sevgi ve saygı dolu bir yaşam diliyorum. Bir başka yazımızda doğru beslenme teknikleri ve doğru tariflerle yeniden görüşmek üzere hoş kalın, hoşça kalın, sağlıklı bir yaşam için bizi takip etmeyi unutmayın.  Öğr.Gör.Yusuf YİĞİT.

VİDEO TARİF LİNKİ…. https://www.youtube.com/watch?v=ZqkeRqeRBgo

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ