Özpekler Reklamı
Egeyön Haber

Çankırı: Eğer Tohumlarımızı Korursak, Toprağımızı da Koruruz

Ev kadınlarını istihdama katmak, yerel tohumları çoğaltmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla 26. Dönem TBMM İdare Amiri ve Ak Parti İzmir milletvekili adayı Ceyda Bölünmez Çankırı tarafından ilk olarak Mardin’de Artuklu Belediyesi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), “Şükran Ekonomik ve Tarımsal Kalkınmayı, Sosyal Gelişimi Destekleme Derneği ve Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi iş birliği ile uygulanan”Topraktan Tabağa: Yaşayan Toprak, Yerel Tohum”projesinin İzmir ayağı İzmir Ticaret Borsası desteğiyle İzmir’de hayat buluyor.

Bu kapsamda İzmir Ticaret Borsası meclis salonunda gerçekleşen toplantıda İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve Ak Parti İzmir 2. bölge 3. sıra milletvekili adayı Ceyda Bölünmez Çankırı birer konuşma yaptı.

İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli koşmasında;  İzmir Ticaret Borsası olarak, 127 yıllık köklü geçmişimizden gelen birikim ve taşıdığımız sorumlulukla hem tarım sektörünün ivedilikle çözüm bekleyen sorunları için projeler geliştirip hayata geçirip hem de çocukları, gençleri, kadınları daha aktif bir biçimde işin içine katacak faaliyetlere imza attıklarını belirterek şöyle konuştu :”Ceyda Hanım, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Mardin’i temsil ettiği bu son dönemde, “Topraktan Tabağa” adlı çok önemli bir projeye imza attı. Gıda üretimi ve iyi tarıma yönelik olarak Mardin’de Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri’ni kuran Ceyda Bölünmez Çankırı; Mardin Artuklu Belediyesi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ve Şükraan Ekonomik ve Tarımsal Kalkınmayı, Sosyal Gelişimi Destekleme Derneği iş birliği ile ev kadınlarını istihdama katmak, yerel tohumları çoğaltmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla uyguladığı projesinden oldukça başarılı sonuçlar aldı.

Bugün detaylarını öğrenme fırsatı bulduğumuz ve Sayın Vekilimizin az sonra sizlere de kısaca bahsedeceği “Topraktan Tabağa” projesi hayli kapsamlı bir proje. Bölgede yaşayan kadınlarımızın yanı sıra Suriyeli mülteci kadın çiftçilerin de toplumsal entegrasyonu ve istihdamına olumlu katkıda bulunmayı amaçlamış bir proje. Bu bağlamda çiftçi kadınlara mesleki ve iş başı eğitimi verilmiş. Mezopotamya’nın bilinen en eski atalık durum buğdayı tohumu ‘Sorgül’ Mardin Ovası’nda ekilmiş, iyi tarım uygulamaları ve geleneksel üretim teknikleri ile üretimi yapılmış. Hayli de başarılı olunmuş. Büyük bir hipermarket zinciri ile anlaşılarak kadınların ürünleri için satış garantisi de alınmış. Proje kapsamında 300 kadın çiftçi bu imkânlardan yararlanmış.
Bugün, Sayın Çankırı’nın “Topraktan Tabağa: Yaşayan Toprak, Yerel Tohum” projesini İzmir’de de hayata geçirmek istediğini bizlere aktarmasından ziyadesiyle memnun olduk.
Sayın milletvekilinin Mardin’de imza attığına benzer bir projeyi, hatta elbirliğiyle çok daha kapsamlısını, İzmir’in yerel özellikleri ve ürün yapısını göz önünde bulundurarak İzmir’de birlikte gerçekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyacağımızı da kendisine ifade ettik.

Her zaman altını çizdiğim gibi, ülkeyi yönetmeye talip olanların da sivil toplum örgütlerinde görev alarak belli bir sektörü temsil edenlerin de ortak paydası memleket aşkı olmalıdır. Bizler projeler geliştirmekle, çözüm üretmekle mükellefiz. Biz şikâyet eden değil işbirliği yapan, sorunu dile getirirken çözümü de beraberinde sunanlar olmalıyız. Bu anlayışla, değerli milletvekilimiz Sayın Çankırı’ya hem yaptıkları hem de yapmak istedikleri için teşekkür ediyor, kendisine başarılar diliyorum.”

Ak Parti İzmir Milletvekili Adayi Ceyda Bölünmez Çankırı ise Topraktan Tabağa” projemizi  paylaşıyor olmaktan son derece mutlu olduğunu,  bu projeye başlarken en değerli hazinemiz toprağı doğru işlemeyi, uygun tohum ile buluşturup doğanın bize sunduğu nimetleri en iyi şekilde değerlendirmeyi hedeflediklerini ve  Topraktan gelen berekete girişimci kadınlarımızı ortak etmek ve kadın istihdamını artırmak için yola çıktıklarını söylerken şunları söyledi :” Tüm dünyada tarımsal faaliyetler doğallıktan uzaklaşmakta, hemen her şey sunileşmektedir. Tarımsal çeşitlilik her yerde kaybolmaktadır. Doğal ve temiz gıda arayışı had safhadadır. Dünyada nüfusun çoğalmasıyla, tarımsal verimlilik kimyasallarla etkin hale getirilmeye çalışılmıştır. Ancak bu sorun; bio-çeşitliliğimizi ve toprağımızı yitirmemize sebep olmaktadır.

Ata tohum bize birçok açıdan avantaj sağlar. Farklı iklim yapılarına dayanıklıdır. Değişen çevre şartlarına uyum yetenekleri fazladır. Lezzeti daha üstündür. Organik tarım üretiminde daha avantajlıdır. Sebzemizin, meyvemizin tadıdır. Unuttuğumuz lezzetlerin gizli hazinesidir.

Anadolu çiftçisinin yüzyıllardır ambarında saklayıp, ertesi yıl toprakla buluşturduğu atalık tohumlarımız maalesef tehdit altında. Küçük çiftçiler piyasa şartlarının uygun olmaması nedeniyle bu çeşitleri terk ediyor.

Eğer Tohumlarımızı korursak, toprağımızı da koruruz

Mardin’de kurduğumuz Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve yürütmekte olduğumuz 6 proje ile biz hedeflerimizi başarıyla gerçekleştirmeye üzerine yeni hedefler koymaya devam ediyoruz.
Bu proje aynı zamanda kadınlarımızın sürdürülebilir iş imkânlarına kavuşması adına son derece önemli bir adımdır. Bu süreçte kadınlarımıza eğitim almanın yanı sıra sosyalleşerek, toplumsal hayata aktif biçimde katılma ve kendilerini geliştirme imkânı da sunmaktayız.

Toprağımız için, evlatlarımız ve gelecek nesiller için adanmışlığa ihtiyacımız var. Anadolu toprakları eşsiz bir kıymete, berekete ve şifa verici özelliğe sahip. Bu toprakların, kadın çiftçilerimizin özverili elleriyle işlenmesi mutlaka milli tarım politikalarına katma değer sağlayacaktır.

35 yerel, 35 göçmen kadın çiftçi ile başlattığımız projede 4 ilçede kurmuş olduğumuz ‘Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ gibi Kooperatiflerin sayısını 2018 yılı içerisinde artırarak Mardin’imizin tüm ilçelerinde kurulmasını ve bu alanda toplam istihdam edilecek kadın çiftçi sayımızın 350 civarında olmasını hedefledik.
Şimdi bir ayağını da İzmir’de başlatmak istediğimiz projede Kadın bir başkana sahip olan İzmir Ticaret Borsası ile işbirliği yapacak olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum.

İzmir’de başlatacağımız bu projede amacımız;

Yeni iş imkanları yaratmak. Bunun için eğitim programları hazırlayarak kadınlarımızı geleneksel ekonomiler içerisinde güçlendirmek,
İnsanların bulundukları yerlerde hayatlarının sürdürebilmelerine destek vermek,
Önce su, enerji ve gübre istemeyen, toprağımıza en uyumlu yerel tohumu bulmak ve çoğaltmak, bu sayede toprağı ve doğayı yaşatmak, ardından insanı ve kadını koruma altına alarak ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak onlara istihdam sağlamak.
Bu sayede büyük şehirlere göçü önlemek ve bir arada yaşayan yerel halk ve göçmenlerin toplumsal uyumunu sağlamak…”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ