Egeyön Haber

CHP İzmir 30 Ağustos’u Farklı Kutladı

Cumhuriyet Halk Partisi  İzmir İl Örgütü, resmi törenlerden farklı olarak 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 96’ncı yıl dönümünü Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle kutladı.

 

Törene  Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, milletvekilleri, belediye başkanları, il başkan yardımcıları, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili ve vatandaşlar katıldı.

Atatürk heykeline çelengi Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, İl Başkanı Deniz Yücel Kadın Kolları İl Başkanı Nurşen Balcı birlikte sundu. Ardından Atatürk ve tüm şehitler için 1 dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ve  İl Başkanı Yücel birer konuşma yaptı.

Zaferle Taçlanmanın 96. Yıldönümü

“Bugün Türk Milleti’nin, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan, emperyalist güçlere karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin, 30 ağustos 1922’de zaferle taçlanmasının 96. yıl dönümü.” diyerek konuşmasına başlayan Chp İl Başkanı Deniz Yücel “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bütün yokluklara, bütün imkansızlıklara ve bütün engellemelere rağmen Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden tam bağımsız bir devlet yaratmayı başardı ve 19 Mayıs 1919’da yaktıkları meşale hiç sönmedi ve sönmeyecek. Tarihin altın sayfalarındaki yerini alan ve kendi kaderini tayin etmek, özgür ve bağımsız yaşamak isteyen birçok ulusa yol gösteren bir kahramanlık destanıdır kurtuluş savaşıdır.” dedi

30 Ağustos Neyi Göstermiştir?

İl Başkanı Yücel konuşmasında 30 Ağustos’un önemini şu sözlerle anlattı :”30 Ağustos 1922 tarihi dünyaya neyi göstermiştir? Türk Milleti’nin vatan sevgisini ve bağımsızlığına olan tutkusunu gösterdiği gibi, aynı zamanda Türk ordusunun gücünü ve başkomutan Atatürk’ün askeri dehasını ve bir ulusun yokluklar içinden nasıl mucizevi bir zafer çıkarabileceğini göstermiştir. Bugünümüzü ve özgürlüğümüzü bizlere armağan eden bu mücadelelerin anlamını yitirmemesi için hepimize büyük görevler düşüyor. Eğitimden, ekonomiye, anayasal düzenlemelerden, sosyal politikalara kadar yapılacak her çalışmada öncelik, uğruna yüz binlerce şehit verdiğimiz cumhuriyet rejiminin korunması olmalıdır. Bu yolda kimse kendi çıkarını, yandaşlarını veya dış güçlerin dayatmasını düşünerek hareket etmemelidir. Bu yanlışa düşenlerin peşini ne milletimiz, ne de CHP bırakmayacaktır. Bugün ülkemizde yaşananlar, bizlere yokluk içinde, savaştan çıkmış ama milli kalkınma hamlesi ile fabrikalar, atölyeler kurmuş, tarımda, sanayide kalkınmayı ve üretimi başlatmış olan Atatürk’ün ne büyük bir devlet adamı ve nasıl gerçek bir lider olduğunu bir kez daha göstermektedir.”

Ortak Geçmişimiz, Ortak Geleceğimiz Var

Bugünlerin tüm halkımızın ortak gururu ve coşkusu olduğunu ifade eden Yücel ” Siyasi partilerin belli konularda görüş ayrılıkları olabilir. Ancak bizi millet olarak, ulus olarak bir arada tutan, 30 Ağustos gibi ortak değerlerimiz var. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, bizim ortak bir geçmişimiz var, ortak bir geleceğimiz var. Ulus olmanın temeli tasada ve kıvançta birlik olmaktır. Türk Milleti olarak huzur ve barış içerisinde, refah içerisinde yaşamak istiyorsak, bunu ancak birlikte başarabiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaya:” Dördüncü Devrimi Gerçekleştirme Sözü Veriyoruz

Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kaya ise, “Zafere inanmayanlar asla savaşı kazanamazlar. Mustafa Kemal Atatürk yola çıktığında büyük bir savaşa hazırlandığını kendisi ve etrafındakiler biliyordu” diyerek konuşmasına başladı ve şöyle devam etti : “Atatürk bu ülke topraklarının emperyalistler tarafından işgal edildiklerini gördüğünde yüreği kan ağlamıştı. Osmanlı Devleti’nin çürümüş haline çok üzülüyordu. Ama tasanın üzüntünün bu ülkeye hiçbir şey getirmeyeceğini de biliyordu. Samsun’a çıktığında ‘sen hiçbir şeyi başaramazsın çünkü biz İstanbul’u işgal ettik, yöneticilerinizi teslim aldık, ekonominizi çökerttik’ diyorlardı. ‘Askerin, silahın paran yok’ diyorlardı. Ama bilmiyorlardı ki o bir zafere inanmıştı, ya istiklal ya ölüm felsefesine inanmış bir komutandı. İşte Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında Anadolu topraklarına kendini feda, armağan etti. Anadolu insanına güvendi. Emperyalistlere karşı savaşta dul ve yetim kadınların elindeki kazma kürek, yüreğindeki yurt sevgisiyle bir mücadele başlattı. Hepimiz bu mücadelenin 30 Ağustos’ta bir zaferle taçlandığını biliyorduk. Bu ülke yok edilmişti. Yolları yoktu, demir ağları, fabrikaları yoktu, teslim alınmıştı, Osmanlı gırtlağına kadar borç içindeydi. Bugünküler, Recep Tayyip Erdoğan gibi borç batağına batıp faizin faizini ödemek için İngilterelerden para dilenmedi. Osmanlı’nın borcunu ödedi. Ülkeye fabrikalar kurdu. Telekom’u siz sattınız Atatürk kurdu, şeker fabrikalarını siz peşkeş çektiniz Atatürk kurdu. Uçak yapılır mı yapılmaz mı tartışmaları yaparken Kayseri’de uçak fabrikası yapan Atatürk’tü. Atatürk İzmir’de sadece düşmanı denize dökmedi, iktisat kongresini toplayarak ülkenin ayağa kalkmasını sağladı. Esir alınan ülkeyi yeniden kurdu. Büyük devrimi gerçekleştirdi. Osmanlı’nın borcunu inkar etmedi. Biz geçmişini inkar edenlerden değiliz. Ama geçmişini tekrar edenlerden de olmayacağız. Aydınlık günleri yeniden getireceğiz. İzmir’in gerçek görevi bu. Hakkari’ye umut ışığı olacak. Biz İzmir’den batan güneşin umut güneşi olduğunu biliyoruz. Biz bugün Atatürk’ün yoldaşları olarak 4’üncü devrimi gerçekleştirme sözü veriyoruz. Bu evrimi gerçekleştireceğiz. Özgür ve demokratik Türkiye’yi yeniden kuracağız ve Atatürk’e layık olacağız.”

Kutlama töreni hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi .



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ