Küresel ticarette yaşanan belirsizliklere, yoğunlaşan korumacı politikalara ve jeopolitik risklere rağmen Türk iş dünyası ihracatta tarihi başarılara imza atmaya devam ediyor. Haziran ayı dış ticaret verilerini masaya yatıran DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Türkiye’nin üretim gücü ve ihracatçısının rekabet kabiliyetinin sağlam bir altyapıya sahip olduğunu vurguladı.
Haziran Ayında Tarihi Rekor: 25 Milyar Dolara Ramak Kaldı
Haziran ayı dış ticaret rakamlarının, Türk üreticisinin dinamizmini bir kez daha kanıtladığını ifade eden Başkan Uğur Erdoğan, şu verileri paylaştı:
-
İhracatta %21,8’lik Sıçrama: Haziran ayında Türkiye’nin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,8 artarak 25 milyar dolar seviyesine yaklaştı. Bu performans, Cumhuriyet tarihinin en yüksek üçüncü aylık ihracatı olurken, kendi içinde bir “Haziran ayı rekoru” olarak kayıtlara geçti.
-
İthalat ve Karşılama Oranı: Aynı dönemde ithalat yüzde 23,1 artışla 35,3 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı 10,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 70,6 oldu.
-
Enerji ve Altın Hariç Güçlü Grafik: Enerji ve altın dışarıda bırakıldığında, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 83,2’ye ulaşması, imalat sektörünün dış ticaretteki reel gücünü ortaya koydu.
İlk 6 Ayda Nitelikli Büyüme: Yıllıklandırılmış İhracatta 400 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı
Yılın ilk yarısını kapsayan Ocak-Junis (Haziran) dönemine ait makro verileri de paylaşan Erdoğan, ihracatın sadece miktar olarak değil, nitelik olarak da evrildiğine dikkat çekti:”Ocak-Haziran döneminde ihracatımız yüzde 3,6 artışla 136 milyar doları, ithalatımız ise yüzde 4,6 artışla 189,2 milyar doları geçti. Son 12 aylık ihracatımızın 278 milyar dolara yaklaşması tarihi bir eşiktir.Daha da önemlisi, Haziran ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın ilk kez 400 milyar dolar seviyesini aşması ve orta-yüksek ile yüksek teknolojili ürün ihracatının 116,2 milyar dolara yükselmesi, artık katma değerli üretime geçtiğimizin en net göstergesidir.”
Haziran ayında 23,4 milyar dolarla imalat sanayinin yine lokomotif olduğunu belirten Erdoğan; en fazla ihracatın sırasıyla Almanya (2 milyar dolar), ABD (1,5 milyar dolar) ve İtalya’ya (1,4 milyar dolar) yapıldığını kaydetti.
“Denizli, Küresel Tedarik Zincirini Etkin Kullanıyor”
Denizli’nin tekstil, konfeksiyon, kablo, doğal taş, makine, metal ve gıda sektörlerinde dünya pazarlarında majör bir aktör olduğunu hatırlatan Başkan Erdoğan, kentin dış ticaret mimarisine dair şu analizlerde bulundu:”Denizli’miz son dönemde yaşanan yüzde 2’ye yakın küçülmeye rağmen küresel pazardaki gücünü koruyor. Kentimizin dış ticaret yapısı gereği, üretimde kullanılan hammadde ve ara mallarının önemli bir bölümü ithal edilmektedir. Bu, ihracata dayalı modelimizin doğal bir sonucudur.2026’nın ilk 5 ayında Bulgaristan (97,5 milyon dolar), Çin (88,6 milyon dolar), Kazakistan (85,1 milyon dolar), Rusya (57,8 milyon dolar) ve Ukrayna (45,9 milyon dolar) en çok ithalat yaptığımız partnerler oldu. Rusya, Almanya ve Libya’dan yapılan ithalattaki artışlar, sanayimizin üretim ihtiyaçları doğrultusunda tedarik ağını başarıyla çeşitlendirdiğini gösteriyor.”
“İhracatçıya Finansman Kolaylığı ve Kur İstikrarı Şart”
İthalattaki artış hızının ihracattan yüksek seyretmesinin dikkatle izlenmesi gereken bir risk olduğuna işaret eden DTO Başkanı Uğur Erdoğan, sürdürülebilir büyüme için devlet kanadından beklentilerini sıraladı: Finansmana erişimin kolaylaştırılması, Eximbank desteklerinin artırılması, kur istikrarının korunması ve ihracatçının üretim maliyetlerini düşürecek formüllerin devreye sokulması. Erdoğan ayrıca yüksek teknoloji, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin öncelikli alanlar olması gerektiğini savundu.
DTO Gece Gündüz Sahada Olacak
Denizli Ticaret Odası olarak üyelerinin küresel rekabet liginde geride kalmaması için projeler üretmeye devam edeceklerini belirten Uğur Erdoğan, açıklamasını şu kararlı sözlerle noktaladı:”Denizli Ticaret Odası olarak firmalarımızın dijital dönüşümünden yeşil mutabakata uyumuna, yüksek teknoloji üretiminden yeni hedef pazarlara açılmasına kadar her aşamada gece gündüz demeden yanlarında olacağız. Denizli’miz, güçlü sanayi altyapısı ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin ikinci yüzyılında da üreten, yatırım yapan ve ihracatıyla parmakla gösterilen bir şehir olmaya devam edecektir.”



