Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bulut: “Gazetecilikte güvence yasayla sağlanmalı”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında İzmir’de “Ege Yerel Medya Buluşması” düzenlendi. İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen buluşma, CHP’nin yerel medyayı güçlendirmek ve yerel-ulusal basın arasında kalıcı bir iletişim hattı kurmak amacıyla başlattığı “Bölgesel Yerel Medya Buluşmaları”nın ilk ayağı oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler

Etkinlik kapsamında düzenlenen “Dijitalde Gazetecilik, Yazılı Basında Gazetecilik ve Görsel Basında Gazetecilik” başlıklı panelin moderatörlüğünü CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut üstlenirken; gazeteciler Nevşin Mengü, Tolga Şardan, Bahadır Özgür ve Serap Belovacıklı konuşmacı olarak yer aldı.

“Gazetecilik her dönemde baskı altında oldu”

Panel öncesinde konuşan Burhanettin Bulut, gazeteciliğin tarih boyunca sansür ve baskılarla karşı karşıya kaldığını belirterek, günümüzde yöntemlerin değiştiğini ancak baskının sürdüğünü söyledi. Bulut, “Bugün artık gazeteler matbaada engellenmiyor; televizyonlar karartılıyor, YouTube’dan habercilik yapan gazeteciler cezaevine atılabiliyor, tehdit edilebiliyor. Sansür biçim değiştirdi ama gazetecinin yaşadığı zorluklar devam ediyor” dedi.

Gazeteciliğin bir bütün olduğunu vurgulayan Bulut, yerel, dijital ya da yazılı basın ayrımının gazeteciliğe müdahale anlamına geldiğini ifade etti. Bulut, “Gazetecilik itibarıyla, disipliniyle ve güvencesiyle bir bütündür. Doğru habercilik yapılabilmesi için gazetecinin ve çevresinin güvence altına alınması gerekir. Bu güvence yalnızca iyi niyetle değil, sendikalar ve yasalarla sağlanmalıdır. Bizlere düşen görev de bunun yasallaştırılmasıdır” diye konuştu.

“Yazılı basın araştırmadır”

Yazılı basının temelinin araştırma olduğuna dikkat çeken Bulut, “Gazetecilik; bir metnin virgülüne dokunmadan yayımlanması değil, her ayrıntının araştırıldığı, dedektif titizliğiyle yapılan bir iştir. Yazılı basın dediğimiz şey budur” ifadelerini kullandı.

Şardan: Tehlikeli bir sürece giriliyor

Panelde konuşan Tolga Şardan, son dönemde farklı soruşturmalar ve yöntemlerle toplumun, siyasetin ve bürokrasinin dizayn edilmeye çalışıldığını belirtti. Şardan, bu sürecin haberciliği zorlaştırdığını ifade ederek, “Analizlerin ve muhakemenin okura doğru şekilde aktarılması her geçen gün daha da zorlaşıyor” dedi.

Belovacıklı: Basın da böl-parçala-yönet politikasından payını alıyor

Gazeteci Serap Belovacıklı ise basında ciddi bir ayrışma yaşandığını dile getirerek, “Gelinen noktada herkesi birbirine düşman eden bir siyasal iklim var. Basın da bundan payını alıyor. Hepimiz bu baskıyı yaşıyoruz” diye konuştu.

Özgür: Her haber araştırmacı gazetecilik değildir

Bahadır Özgür, araştırmacı gazeteciliğin net sınırları ve kuralları olan bir alan olduğunu belirterek, “Herkes araştırmacı gazeteci değildir, her haber de araştırmacı gazetecilik değildir. Bu türün standartları bellidir ve rastgele kullanılmamalıdır” dedi.

Mengü: YouTube olmasa ne olurdu bilmiyorum

Dijital medyanın habercilik alışkanlıklarını kökten değiştirdiğini ifade eden Nevşin Mengü ise, “Haber artık televizyon karşısında değil, cebimizde. Üretim biçimlerimizi buna göre değiştirmek zorundayız. YouTube iyi ki var. Olmasa ne olurdu gerçekten bilmiyorum” diye konuştu.

Panel, gazetecilerin mesleki güvenceleri, ifade özgürlüğü ve medyanın geleceğine ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.