14 yıldır faaliyetlerini sürdüren TUREB’in Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “100 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri” hedefini benimsediğini belirten Tanrıdağlı, rehberlerin kentin ve ülkenin “görünmeyen tanıtım yüzü” olduğunu vurguladı.
“Turist ‘Rehber Kötü’ Demez, ‘Türkiye Kötü’ Der”
Turist rehberinin tavır, kılık-kıyafet ve anlatım kalitesinin doğrudan ülke algısını şekillendirdiğini ifade eden Tanrıdağlı, şu değerlendirmede bulundu:“Yemek ne kadar iyi olursa olsun servisi kalitesizse müşteri bir daha gelmez. Eğer bir turist rehberi düzgün anlatım yapmıyorsa, kılık kıyafetinden davranışı kadar düzgün değilse, o turist gittikten sonra ‘rehber kötü’ demez; ‘Türkiye kötü, beğenmedim’ der. Ancak rehber güzel anlatım yapıyorsa, yapılan milyonlarca dolarlık yatırımı belki 10’a katlar.”
Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi kapsamında TUREB rehberlerinin NATO Genel Sekreteri, devlet başkanları ve yabancı basın mensuplarına eşlik ettiğini hatırlatan Tanrıdağlı; deniz, kum ve güneş turizminin ötesine geçilerek Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş Veli gibi değerlerle “deneyim turizmine” odaklanılması gerektiğini belirtti.
“Kaçak Rehberlik TCK 158’den Yargılanmalı”
Gazi Üniversitesi iş birliğiyle “Eğiticinin Eğitimi” programını tamamladıklarını ve yakında Göbeklitepe Uzmanlaşma Programı düzenleyeceklerini duyuran TUREB Başkanı, sektörün en kanayan yarası olan kaçak rehberlik için şu yasal adımı önerdiklerini aktardı:“Yurt dışından da kaçak rehberler geliyor. Daha önce kaçak rehberlik Kabahatler Kanunu’na göre cezalandırılıyordu. Biz, meslek birliğiyiz. Nasıl ki kaçak doktorluk, kaçak avukatlık ona göre yargılanıyorsa, bizim istirhamımız kaçak rehberliğin de TCK’nin 158. maddesine göre yargılanmasıdır. Bu da en azından kaçak rehberlik yapmak isteyen insanlara bir önlem olmuş olur.”
10-12 Haziran’da Haymana’da 13 oda başkanıyla gerçekleştirilen çalıştayda hazırlanan bu kanun teklifi önerilerinin, hukukçular tarafından yasa taslağına dönüştürülme süreci devam ediyor.



