Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İş İnsanı Halis Ödel, Türkiye’de siyaseti Egeyön Haber’e değerlendirdi: Cahil cesareti olanlar siyasette daha aktif oluyorlar!

Egeyön Haber Koordinatörü Ahmet Deda, Ödel Tekstil sahibi Halis Ödel ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen özel röportajda Gazeteci Deda’nın sorularına iş insanı Ödel samimiyetle cevapladı. Egeyön Haber Koordinatörü Ahmet Deda, İş insanı ve siyasetçi Halis Ödel ile siyasi gündemi değerlendirdi.

Egeyön Haber Koordinatörü Ahmet

Egeyön Haber koordinatörü Gazeteci Ahmet Deda, Ödel Tekstil’in sahibi Halis Ödel ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Gazeteci Deda’nın güncel siyasi olaylar ve siyasi olaylara Ödel’in bakışını sordu. Deda’nın sorularına yanıt veren Ödel, Siyasete nedne girdiğini, pişman olup olmadığını, Türkiye’de siyasetin niteliklerini özel röportajımızda anlattı.

Niçin siyasete girdiniz?

Ben çocukluktan beri aksaklıklar gördüm. Çocukluktan beri açmazlar gördüm. Çocukluktan beri engeller gördüm. Tabi bunlar birikti bende. Ben de bunu siyaset yoluyla çözeceğim dedim. Bir de Fransa’da öğrenciydim. 18-22 yaşları arasında. Hep kıyaslardım Fransa ile Türkiye’nin durumunu. Tabi bunlar ben de birikim etkisi yaptı. Paris’e uğramış birisi illa ki gelecekte siyasete bulaşıyor. Bu açmazlar, bu Türkiye’nin gerçekleri siyasetle ilgilenmeme neden oldu. Şu içinde bulunduğumuz dönemde özellikle pandemi döneminde, belli bir bilgi birikimi ile aktif olamadığım için çok üzüldüm.

Tam da pandemi döneminde ekonomi birikimimiz var, tıbbi birikimimiz var, sosyal bilimler de okumuşuz. Daha bir aktif vazifelerde olmak isterdim. Bu nedenle üzgünüm açıkcası.

Siyasete girdiğinize pişman mısınız?

Yok pişman değilim. Ben bunun için kendimi yetiştirmiştim. Özellikle Fransa’da okurken 18-19 yaşındayken, ben siyasetle uğraşacağım. Türkiye’nin sorunlarını uğraşacağım diye. Türkiye siyasetinde bir gerçek var. Kifayetsiz muhterisler diye bir deyim vardır. Bu ne demek? Cahil cesareti olan. Ne yazık ki Türkiye gibi gelişmemiş ve geleneksel ülkelerde cahil cesareti olanlar siyasette daha aktif oluyorlar. Ve yeterli insanlara da donanımlı insanlara da engel çıkarmak istiyorlar. Kiyafetsiz muhterisler deyimi de tam olarak bunu ifade ediyor. Kifayetsiz ama bir şeyi çok istiyor. Yetersiz ama bir şeyi yapabilmek için bir mevkiye gelebilmek için her türlü ayak oyununu deniyor. Türkiye’de de böyle bir gerçek var. Bir de biliyorsunuz. Bir de Sedat Peker gerçeği var. Nelerin olup bittiğini şimdiye kadar duyduğumuz işittiğimiz zaman tam anlamıyla kavrayamadığımız zaman son 3 aydan beri bu şahıs sayesinde öğrenebiliyoruz. Bu tür gerçekleri Türkiye’de gazetelerin tabiri ile organize suç örgütü liderinden öğreniyoruz. Oysa ki bunu muhalefetin yapması gerekirdi.

Adalet sizce liyakatli işliyor mu?

Türkiye gibi ülkelerde bu zor. Hep bildiğimiz bir gerçek var. Padişahlıkla yönetilen bir ülkeydik. Ve tepeden bu halka demokrasi sunuldu. Muhtemelen bu halk demokrasiyi hak etmemişti. Çünkü Fransızlar, İngilizler ve İtalyanlar bedelini ödeyerek kanla, iç savaşla bedelini ödeyerek demokrasiye kavuştular. Bu bize tepeden takdim edildiği için biz de değerini bilmediğimiz için elimizden kaçırmanın eşiğine gelmiş durumdayız. Zor günler geçiriyoruz. Ve ben daha kötü günlere doğru gittiğimiz düşünüyorum.

Aktif siyasetçilere ne önerirsiniz?

Valla son günlerde bir deyim var. 40 yaşından küçükler güveniyor bazı şahıslar. Bugünlere Türkiye’yi siz getirdiniz. Sizin yapacağınız bir iş yok gibi bazı düşünceler var. Hakkaten Türkiye’de yapılabilecek olan şey nitelikli insanların yetişmesi. 12 Eylül 1980’in ektiği o ürkütücü insanları apolitikleştiren ortamın artık kalkması. İnsanlar o günden beri siyasete uzak durdu. Ailelerin çocukları işkence tezgahından geçti. O insanların başlarına neler geldi. Siyasetle ilgilenmedi insanlar haliyle. Vatandaşlardan ziyade gençlere içlerinde siyasete olan bir yakınlık var ise siyasete ilgi duymalarını, şu kifayetsiz muhterislere ‘Siz çekilin gari’ demesini istiyorum. Yetersiz, beceriksiz, hayatında başarılı olduğu bir iş olmamış ama belediye yönetmeye kalkıyor. Geçmişine baktığında sen neyi başardın ki belediyeyi yönetmeye ülkeyi yönetmek istiyorsun?

Siyasette de liyakatli insanlar olmalı mı diyorsunuz?

Ben her şeyden önce madem memleketi kurtarmaya soyunacaksın. Madem siyaset yapma niyetin var. Varsa bir becerin geçmişinde onu bir açıklayacaksın. Ki halk sana güven duyacak ve sen evet iyisin siyasete devam et diyeceksin. Bence dürüst olma niteliği bir, ikincisi geçmişinde başarısı olacak, üç ise yurtsever olacak menfaat için siyasete girmeyecek. Ama bugün baktığınızda hangi partiden olursa olsun menfaate için siyasete girenlerin oranı yüzde 80’i buluyor.