Egeyön Haber

İzmir’de 9 farklı STK’dan ‘Dünya Su Günü’ Açıklaması!

İzmir’de 9 farklı kuruluş, ‘Dünya Su Günü’ dolayısıyla ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, ‘Kaybolan İzmir’in İzmirlinin suyudur, geleceğidir’ ifadelerine yer verildi.

İzmir’de Dünya Su Günü dolayısı ile 9 farklı kuruluş ortak bir açıklama yaptı. Konak ilçesinde Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yapılan açıklamaya Ege Kent Konseyleri Birliği – Konak Kent Konseyi – İzmir Kent Konseyleri Birliği – Tmmob İzmir İKK – İzmir Tabip Odası – İzmir Barosu – DİSK Ege Bölge Temsilciliği – EGEÇEP – İzmir Yaşam Alanları yer aldı.

Yapılan ortak açıklama ise şu şekilde:

Değerli basın emekçileri, değerli bileşenlerimiz, değerli İzmirliler; Birleşmiş milletler genel kurulunda kabul edilmesinden beri her yıl farklı temalarla değerlendirilen 22 mart dünya su günü teması 20021 yılında ‘’Suyun Değeri’’ olarak belirlenmiştir.

Covid-19 pandemisi sürecinde; Dünya Sağlık Örgütünün önerileri suyun yaşamsal önemini bir kez daha hatırlatmıştır. Ülkemiz genelinde yaz ve sonbahar aylarında yaşanan kuraklık ve su sorunu karşısında suyun miktarıyla ilgili yerel yönetimlerin tasarruf çağrıları ile sorunun ciddiyeti vurgulanmış sağlıklı suya erişebilmenin yaşamsal önemi bir kez daha ortaya çımıştır.

Dünyada her yıl iki milyara yakın insan yeterli ve temiz suya ulaşamıyor ve suya bağlı sağlık sorunları ile karşı karşıya kalıyor. Bu süreçten en çok yoksullar ve özellikle çocuklar etkileniyor. Yeryüzünde temiz ve sağlıklı suyun varlığı ormanlar ve korunan alanların varlığına bağlıdır. Ormansızlaşmaya bağlı olarak su havzaları da tahrip görmekte ve deformasyona uğramaktadır. Ülkemizde de durum farklı değildir. Orman alanlarımız söylendiğinin aksine artmamaktadır.

Orman yasasındaki değişikliklere açık maden işletmeciliği, HES, RES, GES ve benzeri tesisleri için tahsisleri kolaylaştırılması nedeniyle ormansızlaşma ve ormanların parçalanma süreci hızlanmıştır. Bu yönde acil önlem alınmadığı taktirde ülkemiz hızla su fakiri ülke durumuna düşecektir.

Suyun miktarı ve kalitesiyle ilgili olumsuzluklar büyürken, küresel iklim kriziyle bu tablonun daha da ağırlaşacağı artık yakından yaşadığımız ve yüzleşmemiz gereken bir gerçek.

Bütün bu acı taloya karşılık, dünyada ve ülkemizde giderek daha kıt bir kaynak olan suyun etkin ve adil bir kullanımı olduğunu söylemek mümkün değildir.

Nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, doğal varlıkların kontrolsüz tüketimi, ormansızlaşmayla birlikte ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan iklim değişikliği süreçlerinin getirdiği baskılar nedeniyle su kısıtlılığının artması, kaynakların tükenmesi, kirlilik, aşırı doğa olayları dünyada ve ülkemizde yaşam için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Ülkemizdeki kentleşme ve yatırım süreçleriyle ilgili politika ve uygulamalara baktığımızda; arazi planlamasının yapılmadığı, doğal karakteri gereği korunması ereken alanlar, ormanlar, meralar, tarım alanları, sulak alanların sermayeye peşkes çekilerek terk edildiği, doğal varlıkların tahrip edilerek yok edildiği görülmektedir.

Ekolojik yıkım olarak tanımladığımız bu süreçte su kaynakları ile sulak alanların korunması ve yönetimini çok büyük önem kazanmaktadır. Bugün ülkemizde 25 su havzasında yüzeysel sularımızın yaklaşık yüzde 70’i, yer altı sularımızın yüzde 40’ının kirli olduğu bilimsel veriler ve kamunun raporlarıyla ortaya çıkmaktadır.

Yerel ve merkezi yönetimin bu süreçte bireysel kullanımlara yönelik tasarruf çağrısının çok ötresinde kentin su kaynaklarının yönetilmesi, korunması, alternatif kaynakların değerlendirilmesi, uzun vadeli koruma çalışmalarının yürütülmesi, suyun temini , iletim sürecinde kayıp kaçak oranlarının azaltılması, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı, kentsel kullanımının yanı sıra sanayi ve tarımsal kullanımına yönelik acil düzenlemeler ve bu süreçte mevzuat kapsamında yetkili olan yönetimşler ile ortak çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir.

İklim olaylarındaki değişimler, yağış ve sıcaklık rejimi değişiklikleri; sel, afet, kuraklık süreçleriyle kentlerimizin altyapı eksiklikleri, su kaynaklarımız için büyük risk oluşturmaktadır.

Ormansızlaşma ve su havzalarının deformasyonu su kaynaklarını tehdit ederken, bir başka sorunda akarsuların kullanım haklarının havza bazında bir özel sektöre devredilmesidir. Bunun anlamı su havzalarımızın özelleştirilmesi olup, sermaye bu hakkı havzada yaşayanlara parası karşılığında satabilecek olmasıdır.

Aslında, su fakiri olan kentimiz İzmir’de de su havzalarımız kentleşme, sanayi, madencilik, jeotermal tehdidi ile kirlilik tehdidi altındadır.

Efemçukuru altın madeni başta olmak üzere bölgedeki projelere verilen ÇED olumlu kararlarıyla ilgili hukuki ve toplumsal mücadelemiz devam ederken, bu işletmelerin yarattığı olumsuz etkiler devam etmektedir.

Kentimizin kısıtlı olan su kaynaklarını korumaya çalışırken, İZSU tarafından kentin gelecekteki su kaynağı olarak planlanan Çamlı Baraj Havzasında devam eden Efemçukuru altın işletmesine karşı havza ve su kaynağını kirleteceği için İZSU’nun açtığı dava halen devam ederken, ne yazık ki hukuk su kaynaklarımızı korumamaktadır. Çamlı Barajı Efemçukuru altın madenine feda edilmekte, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Çamlı Barajı projesini gerçekleştirmesi bakanlık tarafından engellenmektedir.

Kentimizin doğal ve ekolojik yapısıyla en önemli değerlerinden olan çeşme yarımadasının turizm geliştirme projesi adı altında ranta açılarak yok edilmeye çalışılması, su kaynakları kısıtlı ve yetersiz olan bölgede projenin getireceği nüfus artışı ile birlikte 20 adet golf sahası yapılacağından bahsedilmesi akıl ve bilim dışı bir yaklaşımdır.

-KAYBOLAN, İZMİR’İN İZMİRLİNİN SUYUDUR… GELECEĞİDİR…

-İZMİR’İN SUYUNA, GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMA KARARLILIĞIMIZI BİR KEZ DAHA PAYLAŞIYORUZ.

-SU DOĞANIN BİR PARÇASIDIR VE YAŞAMIN KAYNAĞIDIR.

-TÜM CANLILARIN SUYA ERİŞİM HAKKI VARDIR.

-SU BİR İNSAN HAKKIDIR VE HER BİREYİN ONA EŞİT OLARAK ULAŞABİLMESİ GEREKİR.

-SU TÜM CANLILARINDIR VE ÖZELLEŞTİRİLEMEZ.

EGE KENT KONSEYLERİ BİRLİĞİ – KONAK KENT KONSEYİ – İZMİR KENT KONSEYLERİ BİRLİĞİ – TMMOB İZMİR İKK – İZMİR TABİP ODASI – İZMİR BAROSU – DİSK EGE BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ – EGEÇEP – İZMİR YAŞAM ALANLARI

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ