KONFED ve İzmir Konyalılar Vakfı (KONVAK) Genel Başkanı, aynı zamanda İzmir Sivil Toplum Platformları (İSTOP) Genel Başkanı Mehmet Aydoğan’ın liderliğinde düzenlenen Konya Kültür Gezisi, kent ve sivil toplum tarihine geçecek bir yankı uyandırdı. Konya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen iki günlük programda, İzmir heyeti hem kentin modern şehircilik yatırımlarını inceledi hem de sivil toplum vizyonunu yeniden şekillendirdi. Gezi dönüşü Egeyön TV’ye çok özel ve çarpıcı açıklamalarda bulunan Başkan Mehmet Aydoğan, organizasyonun perde arkasını, hedeflerini ve sarsıcı sonuçlarını tüm detaylarıyla anlattı.
Projenin Doğuşu: “Uğur İbrahim Altay Dünya Başkanı Olunca Hemen Harekete Geçtim”
Başkan Mehmet Aydoğan, projenin ardındaki 4-5 yıllık rüyayı ve fitili ateşleyen uluslararası gelişmeyi şu sözlerle paylaştı:”Yıllardır İzmir’deki STK’larla örnek bir şehri, örnek bir belediye başkanının olduğu bir kenti bütünleştirmek; her iki yapıyı karşılıklı mukayese etmek gibi büyük bir fikrim vardı. Bu projeyi gerçekleştirmemizden kısa bir süre önce Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, Fas’ta gerçekleştirilen uluslararası seçimler sonucunda Dünya Belediyeler Birliği Başkanı seçildi. Konya zaten Türkiye’de şehircilikte parmakla gösterilen bir modeldi, üzerine bu küresel başarı da eklenince projeyi hemen kendilerine sundum. Sağ olsun Başkanımız anında kabul etti; özel kalemine ve genel sekreterliğine ‘Mehmet Bey ile hemen temas kurun ve projeyi derhal uygulayın’ talimatı verdi.”
Mavi Tren Stratejisi: “13 Saat Git, 13 Saat Gel; İzmir Basını ve STK’ları Kanka Oldu”
Ulaşım için neden özellikle Mavi Tren’i tercih ettiğini açıklayan Aydoğan, yolculuğun sosyolojik gücüne dikkat çekti:”Birinci amacım heyeti Mavi Tren ile götürmekti. Açıkçası 13 saatlik yolculuğu STK başkanlarımızın ve basın mensubu arkadaşlarımızın kabul edip etmeyeceği konusunda ciddi tereddütlerim vardı. Ama beni kırmadılar; bize inanıp güvendikleri için 50 STK başkanımıza ve 32 gazeteci-televizyoncu arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum.Trendeki gizli amacım şuydu: İzmir’de yoğun gündemden ötürü hiçbir STK başkanının bir araya gelip 13 saat vakit geçirme şansı yok. Bu uzun yolculukta mecburen yan yana gelecek, konuşacak ve kaynaşacaklardı. Tam düşündüğüm gibi oldu. Yolda birbirini uzun süredir görmeyen farklı ekollerden arkadaşlar hemen kenetlendi. 26 saatlik gidiş-dönüş yolculuğunun sonunda İzmir sivil toplumu ve basını kelimenin tam anlamıyla ‘kanka’ oldu. Projenin ilk büyük hedefi yolda başarıya ulaştı.”
Önyargıyla Giden Heyetin İtirafı: “Biz Konya’ya Yerleşebiliriz!”
Gezinin kıyaslama amacı taşıdığını belirten Aydoğan, İzmir’den giden entelektüel heyetin şehirde yaşadığı büyük zihniyet değişimini şu renkli diyalogla aktardı:”İkinci amacım, şehircilikte çığır açmış bir kenti yerinde incelemekti. Götürdüğümüz arkadaşlar İzmir ile Konya arasındaki yerel yöneticilik farkını kendi gözleriyle görsün, mukayese etsin istedim. Kimseye bir şey empoze etmedim; gidin, sorun, gezin ve kararı kendiniz verin dedim. Giderken çoğunun kafasında ciddi önyargılar vardı. Fakat dönüş yolunda 7-8 gazeteci ve 4-5 STK başkanı açıkça, ‘Biz Konya’ya yerleşebiliriz, burada yaşanır’ itirafında bulundu.Hatta veda konuşmasında Belediye Başkanımıza esprili bir şekilde, ‘Sayın başkanım, tereddütle gelen arkadaşlarımız şimdi buraya yerleşmek istiyor’ dedim. Başkanımız gülerek ‘Yerleşmek isteyene iş benden, ev de senden olsun’ dedi. İzmir’de yaşayan, seçici ve entelektüel insanları bu noktaya getirebilmek, bu projenin başarısının en büyük kanıtıdır. Dönerken gazeteci dostlarımızın yazılarını gururla okudum; belediyecilik farkını muazzam analiz etmişler. Arkadaşlar bana ‘Biz bu saatten sonra İzmir’de belediyecilik konusunda kesin kavga ederiz, her mecrada eksikleri yüzlerine vururuz’ dediler. Ben de ‘Ona karışmam, o sizin işiniz’ bu karşılaştırmayı yaptırmak benim görevimdi cevabını verdim.”
Sosyal Belediyecilikte Konya Modeli: 5 TL’ye Çay ve Dünyanın En Büyük Kelebekler Vadisi
Konya’da heyeti hayrete düşüren yerel yönetim yatırımlarını detaylandıran KONFED Başkanı, İzmir’e yönelik sert bir özeleştiride bulundu: “Başkan kentte tam 680 kilometre bisiklet yolu yapmış; dünyada bu alanda zirvedeler. Bisiklet kullanımı o kadar yaygın ki tramvaylara özel bisiklet kompartımanları ayırmışlar. Yorulan vatandaş bisikletiyle tramvaya binip istediği yere gidiyor. Ayrıca muazzam yeşil alanlar ve sosyal tesisler kurulmuş. Aileler için özel kamelyalar var; arabanızla ucu bucağı olmayan bu dev mesire alanlarında kamelyanın dibine kadar gidiyor, çeşmesi ve lavabosu olan bu yerlerde akşama kadar huzurla vakit geçiriyorsunuz. İzmir’de 100 bin araçlı insanın aynı anda gidebileceği böyle tek bir yeşil alan yok! Dahası, bu sosyal tesislerde çay, gevrek, kahve ve su sadece 5 lira! İşte gerçek sosyal belediyecilik budur. Maddi durumu olan zaten her yere gider ama belediyecilik, dar gelirli vatandaşa, emekliye, çoluğuna çocuğuna soluk alacak ücretsiz ya da çok ucuz alanlar yaratmaktır. Vatandaş çiğdemini, termosunu alıp tramvayla veya otobüsle bu devasa yeşil alanlara zahmetsizce ulaşabiliyor.”
Kelebek Vadisi projesi tam not aldı
Başkan Aydoğan ekip olarak hayran oldukları Kelebekler Vadisi projesi’ni de şu sözlerle anlattı: “Tabi bununla kalmıyor çocuklar için bilim merkezleri kurmuş. Kelebekler Vadisi’ni kurmuş. Ya hayran olmamak mümkün değil dünyanın en büyük kelebek vadisini kurmuş. Ekvator iklimini getirmiş. O nemi ve sıcaklığı esas güç orada. O alanın içerisi ekvator iklimi. Çünkü 15 günde kargo uçaklarla yumurtalarını, larvalarını getirip burada üretip kelebekleri burada yetiştiriyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Çok zor bir iş. Ayrıca şu anda en büyük Konya’da ziyaretçi alan neresi olabilir? Hazreti Mevlana. Mevlana’dan sonra yılda 600 bin kişinin geldiği yer Kelebekler Vadisi. Hem giriş biletleri 300 lira gibi bir rakam. İnsanların en çok ziyaret ettiği tercih ettiği bir nokta. Sadece Türkiye’den değil dünyanın her yerinden gelenler vardır. Burada bir şeyin hakkını vermek lazım. İbrahim Uğur Altay şu anki değerli başkanımız Selçuklu ilçesinin belediye başkanı iken planlamış kendi bütçesiyle yaptığı bir şey. Devletten bir şey almadan, Büyükşehir’den katkı kalmadan Selçuklu ilçe belediye başkanı kendi bütçesiyle yapıyor. Ve bugün işte bakın vizyonu ve misyonu açık olan belediye başkanı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı oluyor. Ve Dünya Belediyeler Birliği’nin genel başkanı oluyor. Yani ufkunuz açık, vizyonunuz geniş olursa, büyük projeler düşünürsen işte demek ki oluyor. Yapılıyor buradan da tebrik ediyorum. Kelebekler Vadisi özellikle bunun altını çizerek söylüyorum. Selçuklu belediye başkanı iken yaptığı bir hadise. Kutluyorum kendisini burada. Şimdi 600 bin kişinin geldiği yer gerçekten çok güzel.Eskiden biz Velesbit derdik bisiklet müzesi kurmuş. Hatta grubumuzun içerisinde Karadenizler Federasyon Başkanı Metin Öney eski milletvekilimiz, hukukçu aynı zamanda ben dedi 680 km bisiklet yoluyla bisiklete önem veriyor ve Türkiye’de ilk defa bisiklet müzesi burada kurmuşlar. Şaşırdık, hayran olduk.”

Başarının Rozetsiz Sırrı: “Korumasız Gezen Bir Halk İnsanı”
Gazetecilerin Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a başarısının sırrını sorduğunu belirten Aydoğan, aldıkları yanıtın tarihi bir ders niteliğinde olduğunu ifade etti:”Başkanımıza bu muazzam başarının sırrını sorduk. Tüm idarecilere örnek olması gereken şu cevabı verdi: ‘Ben seçildiğim günden beri hiçbir zaman parti rozeti takmadım. Benim için hangi görüşten olursa olsun herkes birdir ve eşittir. Sadece görevime kilitlendim. En önemlisi de her zaman liyakatli insanlarla çalıştım.’ Hakikaten kendisi vizyonunun yanında son derece alçakgönüllü, mütevazı bir halk insanı. Kentte arkasında ordularca koruma olmadan, tek başına halkın içinde rahatça geziyor. Başarının sırrını liyakat, eşitlik ve samimiyetle özetledi.”
İzmir Siyasetine Net Muhtıra: “Bundan Sonra Kimse Kolay Kolay Belediye Başkanlığı Yapamaz”
Mehmet Aydoğan, bu projenin toplumsal ve siyasal farkındalık yaratma hedefinin çok ötesine geçtiğini, İzmir’deki dayatmacı siyaset anlayışını kökten sarsacağını açık yüreklilikle ilan etti:”Bu organizasyon hayallerimi de aştı. Çok farklı, birleştirici mecralara evrildi. Hatta bu birlik ruhu için Sayın Devlet Bahçeli’den bir randevu ayarlanıyor; ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonunda ülkenin kardeşliğini perçinleyen sembol bir hareket oldu bu. Ben oraya İzmir’deki 4,5 milyon nüfusun en az 4 milyonunu tabanda temsil eden dev bir STK gücünü ve medyasını götürdüm.Net söylüyorum: Bundan sonra İzmir’de kimse kusura bakmasın, öyle rahat siyaset ve rahat belediye başkanlığı yapamaz! İyiyi, güzeli, gerçek sosyal belediyeciliği yerinde gören bu heyet, artık İzmir’deki eksikliklere ‘eyvallah’ demez, her adaya ‘evet’ demez. Yakında İzmir’den yükselecek haklı isyan seslerini hep birlikte seyredeceğiz. İşte katılımcı demokrasi budur!”
“Siyasiler bugüne kadar seçimden seçime STK’lardan göstermelik randevular aldı, fotoğraflar çekildi ve ‘STK’ları gezdik’ diyerek Ankara’ya raporladı. Artık o devir kapandı!”
Aydoğan sözlerine şöyle devam etti; “Bizim içimizde belediye başkanlığı, milletvekilliği yapacak muazzam donanımda, pırlanta gibi değerlerimiz var. Siyasi partiler sivil toplumun bu yetişmiş, halkta karşılığı olan liyakatli isimlerini meclis üyeliklerine ve adaylıklara almazlarsa, tepeden inme isimleri önümüze koyarlarsa kimse kusura bakmasın; ‘Gidin kimden oy alıyorsanız alın’ diyeceğiz. Tabanın gücünü hafife almasınlar. Konyalı bir adayı liyakatle listeye koyduğunuzda, o aday parti rozeti sormadan, 40 yıllık hizmet birikimiyle her kesimden oyu toplar ve partisine kazandırır. Sivil toplumu yönetime dahil ederseniz katılımcı demokrasi kazanır.”
Yangın Anadolu’ya Yayılıyor: “Gönül Köprüsü Bir Kıvılcımdı, Tüm Türkiye’ye Dağılıyor”
Gezinin en beklenmedik ve heyecan verici çıktısının, diğer Anadolu illerinin de harekete geçmesi olduğunu müjdeleyen Aydoğan, sivil toplum buluşmalarının kalıcı hale geleceğini belirtti:”Biz daha Konya’dayken muazzam bir şey gelişti. Grubumuzdaki Erzurumlular Onursal Başkanı hemen Erzurum Valisini ve Büyükşehir Belediye Başkanını aradı; ‘Konya bunu yapmış, aynısını Erzurum için de organize edelim’ dedi. Kars, Ardahan, Sivas federasyon başkanları da derhal kendi illerinin belediye başkanları ve valileriyle temasa geçti. İzmir’den Anadolu’nun dört bir yanına uzanacak ‘Gönül Köprüsü’ projesinin Konya ile çaktığı bu kıvılcım, tüm Türkiye’yi saracak bir sivil toplum hareketine dönüştü.Bu saatten sonra İzmir’i yönetenler sivil toplum örgütlerini aşarak, bizi yok sayarak ne siyaset yapabilirler ne de kent yönetebilirler. STK başkanlarımız gezi sonunda ricada bulundular; ‘Başkanım ne olur bu birlikteliği bozmayalım, devam ettirelim’ dediler. Biz de karar aldık; federasyon merkezimizde bu sivil toplum liderlerini ayda bir düzenli olarak toplayacağız. Kentin ve ülkenin sorunlarına ortak kararlarla çözümler üreteceğiz. Bizi birbirimize kenetleyen bu proje, sivil toplumun kent yönetimlerine doğrudan müdahil olacağı yeni bir dönemin taçlandırılması oldu.”
TÜİK’in Konyalı Nüfusu Verilerine Sert İtiraz: “Sadece Benim Ailem 5 Bin Kişi!”
İzmir’de yaşayan Konyalı nüfusuna dair resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını, TÜİK Bölge Müdürü ile aralarında geçen çarpıcı bir anıyla ispatlayan Aydoğan, sahada çok daha büyük bir ağırlığa sahip olduklarını ifade etti:”TÜİK rakamlarına göre İzmir’de Manisa ve Mardin’den sonra en çok yaşayan 3. nüfus olarak 150-160 bin civarında kayıtlı Konyalı görünüyor. Bu rakam kesinlikle doğru değil. Dönemin TÜİK Bölge Müdürü çok samimi arkadaşımdı, beni çağırıp verileri önüne koydu; ‘Başkan ekrana çıkıp 400-500 bin Konyalı var diyorsun ama resmi kütük kaydı bu’ dedi. Ben de ona hangi kriterle ölçtüklerini sordum. ‘İzmir’de yaşayıp kütüğü direkt Konya olanlar’ dedi.İşte hata burada başlıyor. Biz 100 senedir buradayız. 1926 yılında dedem vefat etti, mezarı Karabağlar’da. Ben dördüncü, beşinci kuşak Eşrefpaşalıyım, İzmirliyim. İzmir’deki kuru kahve ve baharat sektörünün tamamı bizim köyümüzden, Beyşehir Gönenköyü’ndendir. Sadece bizim geniş ailemizin WhatsApp grubunda 850-900 kişi var. Çekirdek aileleriyle vurduğunuzda sadece benim ailem İzmir’de 4.500 – 5.000 kişi yapıyor! TÜİK kütük İzmir’e geçtiği için bu insanları Konyalı saymıyor. Konya’nın 31 ilçesi var, Beyşehir’in neredeyse tamamı burada yaşıyor. Sadece Beyşehir’in bir köyünden çıkan ailem 5 bin kişiyse, İzmir genelinde 500-600 bin Konyalı olduğu gerçeği apaçık ortadadır. Zaten İzmir’de nereye gitseniz, her 3-5 kişiden biri Konyalı olduğunu gururla söyler.”
“Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu” Kuruldu
Konuşmasının sonunda Konyalı dernekleri tek bir çatı altında toplayarak dünyaya açtıklarının müjdesini veren Aydoğan, kurumsallaşma hamlesini şu sözlerle tamamladı:”İzmir’de kurmuş olduğumuz mahalle, köy, kasaba ve ilçe derneklerimizin tamamını önce federasyona çevirmiştik. Şimdi ise tüm Türkiye’deki ve dünyadaki Konyalı yapıları bir araya getirerek Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu’nu resmen kurdum. Gitmeden önce Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a bu sözü vermiştim; toplantıda karşısına ‘Uluslararası Konyalılar Konfederasyon Başkanı’ olarak çıktım, kendisi de bu kurumsal başarıdan son derece mutlu oldu.Geçmişte farklı siyasi düşüncelerle gruplaşan, ayrışan insanlar oluyordu. Biz büyük bir sabırla, yılların verdiği deneyim ve tecrübeyle tüm hemşehrilerimizi tek bir çatı altında, ortak bir vizyonda birleştirmeyi başardık. Biz Hz. Mevlana’nın torunlarıyız; insan ayırmadan, parti ayırmadan, inanç gözetmeden herkesi kucaklayan bu samimi felsefemiz sivil toplumda karşılık buldu. Bize inanıp arkamızdan gelen, bu konfederasyonun kurulmasında emeği olan tüm dernek başkanlarımıza, federasyon yöneticilerimize, bizleri her koşulda destekleyen sanayici ve iş adamlarımıza sonsuz şükranlarımı sunuyorum. İzmir tek yürek oldu, Türkiye bizimle oldu.”



