Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İZRO Akademi rehberlikte yeni bir dönem

İzmir Turist Rehberleri Odası (İZRO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayça Kesici, TTI İzmir – 19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi’nde Egeyön TV’ye yaptığı özel açıklamalarda, turizmin geleceğini şekillendiren en önemli aktörün rehberler olduğunu vurguladı. Keskin, İzmir turizminin güçlü yönlerini ve zayıflıklarını değerlendirirken, seçim döneminde söz verip hayata geçirdiği İZRO Akademi projesinin Türkiye’de rehberlik eğitimi için yeni bir model olduğunu açıkladı.

İzmir Turist Rehberleri Odası (İZRO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayça Kesici,


“Fuar bu yıl daha fazla yabancıya açıldı”

Fuar hakkındaki değerlendirmesinde Kesici, TTI İzmir’in bu yıl daha güçlü bir uluslararası katılımla öne çıktığını belirtti.Kesici, fuarın sektör temsilcileri için bir buluşma noktası olduğunu söyleyerek: “Biz birbirimizi ağırlamayalım; dünyanın misafirlerini ağırlayalım istiyoruz. Bu yıl yabancı katılımcı sayısının arttığını görüyoruz. Bu ivme, turizmin yeni bağlantılar kurmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Kesici, fuarın lansmanına katıldığını, orada da fuarın uluslararası ölçekte genişlediğine dair güçlü bir izlenim edindiğini ifade etti.

“Sürdürülebilir turizmde rehberler lider rolünü alacak”

Son yıllarda turizmde öne çıkan en büyük başlık olan sürdürülebilir turizm dönüşümüyle ilgili soru üzerine Kesici, rehberlerin bu süreçteki önemini şu sözlerle anlattı:“Rehber olmadan sürdürülebilir turizm olmaz. Biz yalnızca turizmin uygulayıcısı değil, aynı zamanda dönüştürücüsüyüz. Doğaya saygılı, kültürel mirası koruyan bir turizm yaklaşımının liderliğini rehberler yapıyor.”

Kesici’ye göre rehberler, sadece turisti yönlendiren kişiler değil; bilgi aktarıcısı, kültürel elçi ve sürdürülebilirlik savunucusu olarak turizmin geleceğinde belirleyici olacak.

“İzmir kent merkezi turizmden yeterli payı alamıyor”

İzmir turizminin en büyük sorunlarına değinen Kesici, İzmir kent merkezinin potansiyelini kullanamadığını söyledi.Efes ve Bergama gibi iki büyük dünya mirası alanının İzmir sınırları içinde olmasına rağmen, kentin merkezinin turizmde geri kaldığını belirtti.

“İzmir’de rehber bir tur yapmak istediğinde Kuşadası’na, Bergama’ya veya Pamukkale’ye gitmek zorunda kalıyor. Çünkü İzmir şehir turu 2-3 saat sürüyor. Alternatif rota eksikliği var.”

Kesici, İzmir’in kruvaziyer liman sorununun da kent turizmini sınırlayan temel problem olduğunu söyledi: “İstanbul’da Galataport’u gören turist İzmir’e geldiğinde konteyner limanını görüyor. Bizim limanımız ihracat limanı, yolcu limanı değil. Bu İzmir’in yüzü olamaz.”

Kesici, İzmir’e yakışır bir kruvaziyer limanının yapılmaması nedeniyle kentin yıllardır turizm gelirini kaybettiğini, liman özelleştirmesi ve yeniden yapılacağı yönündeki söylemlerin ise yıllardır sonuçsuz kaldığını ifade etti.

“Efes Bizim Sınırımızda Ama Ekmeği Kuşadası Yiyor”

Ayça Kesici, kruvaziyer turizminin yanlış yönetimi nedeniyle İzmir’in payını kaybettiğini söyledi.

Kuşadası’nın yıllık 1000 kruvaziyer gemiyi ağırlamasına dikkat çekerek: “Efes bizim sınırımızda ama bu değer Kuşadası’na kazandırıyor. Aynı gün altı geminin geldiği bir program, rehbere de esnafa da fayda sağlamıyor. O gün bir rehber yalnızca bir tura çıkabiliyor. Tur omuz omuza yürüyüşe dönüyor. Kültür turizmi tamamen kayboluyor.”

Kesici, ideal modelin İzmir ve Kuşadası’nın enerjisini paylaşması olduğunu söyledi.

“İzmir’de Kitle Turizmi Yok, Bireysel Turist Var”

Kesici’ye göre İzmir, Akdeniz çanağındaki birçok şehirden farklı olarak kitle turizmine değil bireysel turiste hitap ediyor.Yurt dışından gelen turistlerin çoğu İzmir’de kısa konaklayıp çevre illere gittiği için kentte istatistik oluşturmak da zor.“Çinli çok geldi, Rus arttı gibi net bir tablo yok. İzmir’e tüm dünyadan bireysel ziyaretçi geliyor. Bunlar küçük otellerde kalan, İzmir’i görmek isteyen private gruplar.” Bu nedenle İzmir’deki turizm, büyük operatörlerle değil daha butik, özel tur anlayışıyla ilerliyor.

İZRO Akademi: Türkiye’de Yeni Bir Rehberlik Modeli

Röportajın en önemli başlığı, Ayça Keskin’in seçimden önce verdiği sözü tutarak hayata geçirdiği İZRO Akademi. Kesici, akademinin amacını “ehil rehber yetiştirmek, bilgi aktarımını usta-çırak sistemiyle güçlendirmek” olarak tanımlıyor. Kesici, neden böyle bir eğitim modeli kurma ihtiyacı hissettiğini şöyle açıkladı: “Üniversitede teorik bilgi veriliyor ama saha eğitimi yok. Efes’te nerede duracağını bilmeyen rehber, dünyanın en değerli ören yerini anlatamaz. Bu eksikliği kapatmak için İZRO Akademi’yi kurduk.”

Sadece Öğrenciler ve Yeni Rehberler İçin

İZRO Akademi, yalnızca öğrenciler ve mesleğe yeni başlayan rehberleri kabul ediyor. Koşul net: üç yılı doldurmamış olmak.

“Üç yılını dolduran artık uzmanlaşma seviyesine geçiyor. Onlar için farklı eğitimler var. İZRO Akademi’de yeni başlayanlara ‘temel saha bilgisi’ veriyoruz.”

Kesici, akademinin WhatsApp grubu ile sürekli iletişim halinde olduğunu, saha uygulamalarının yoğun şekilde sürdüğünü söylüyor.

Usta–Çırak Sistemiyle Bilgi Aktarımı

Kesici, bu modelin adını “usta-çırak projesi” olarak tanımlıyor. İzmir’in en deneyimli rehberleri gönüllü olarak yeni nesle bilgi aktarıyor. “Bu projenin sözünü başkan olmadan önce vermiştim. Bugün rehberlerin büyük kısmı gönüllü olarak eğitim veriyor. Okulda öğrendiğinden çok daha fazlasını alıyorlar.”

Kesici için en değerli geri dönüşlerden biri, bir öğrencinin kendisine söylediği şu cümle olmuş: “Başkan olmadan önce gençlere destek sözü vermiştiniz. Bizi hiç utandırmadınız. Size verdiğim oy helal olsun.”

Kesici bu anıyı anlatırken gözlerinin dolduğunu söyleyerek, doğru yolda olduklarına inandığını ifade etti.

“Rehberliğin şartı dil bilmektir”

Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri, Kesici’nin rehberlik mesleğinin gereklilikleri üzerine yaptığı açıklamalar oldu.“Dil bilmeyen rehber olamaz. Bugün ‘Türkçe rehber’ diye bir kavram var ama bu dünyada yok. Rehber, yabancı kültürle iletişim kurmalı. Bir turist kokartı gördüğünde soru sorar. Rehber ‘ben sadece Türkçe konuşuyorum’ diyemez.”

Kesici, rehberliğin yalnızca bilgi ezberlemek değil, dünya vizyonu kazanmak olduğunu belirtiyor.

“Gençlere Tavsiyem: Önce dil öğrenin, sonra rehberlik”

Kesici, rehber olmak isteyen gençlere net bir tavsiye veriyor:” Hangi dilde rehberlik yapmak istiyorlarsa o dili ana dili gibi konuşabilmeleri gerekir. Önce dil öğrenin. Rehberlik bunun üzerine inşa edilir.”

Kesici, merkezi sınav sistemiyle rehberlik eğitiminin kolaylaştırıldığını ancak öğrencilerin dil sınavını geçemediği için 4 yıl emeklerinin boşa gidebildiğini söyledi.

Sonuç: İzmir Turizminde Yeni Nesil Liderlik

Ayça Kesici’nin sözleri, İzmir’de turizmin gerçek potansiyeline ulaşması için nitelikli rehberliğin belirleyici olduğunu açıkça gösteriyor.İZRO Akademi, yalnızca bir eğitim programı değil; mesleğin geleceğini inşa eden bir model olarak öne çıkıyor. Kesici’nin hedefi, İzmir’den dünya standartlarında rehberler yetiştirmek: “Sürdürülebilir turizmin liderleri rehberlerdir. İZRO Akademi ile geleceğin rehberlerini yetiştiriyoruz.”