Egeyön Haber

Muammer Enginsu yazdı: Kulak Kiri

Muammer Enginsu

Muammer Enginsu

Sanatçı-Eğitimci-Yazar "Yağmurun Kızı" albümünü ve pek çok single eser yaptı.Besteci. Tiyatro , belgesel ve kısa film müziği yaptı. Kısa film çekti. Melek Ağacı romanı yazarlarından. Şiir kitabına hazırlanıyor. "Her Yerde Müzik Var" isimli müzik programını yürütüyor.

Müzik seçimini oldum olası yemek seçimine benzetirim. İnsanın alıştığı bir damak tadı vardır. Bu önce yetiştiği aile ve sosyal çevre, sonrasında ise içinde bulunduğu bölge ile şekillenip yerelden evrensene doğru uzar gider.

İnsanın anne karnında duyduğu ilk seslerden itibaren ölene kadar geçen sürede ruhuna açılan en önemli penceredir kulakları. Bu iki pencereden giren bütün sesler duyabilen bir insan için herhangi bir süsgeçten geçmeden beynimize, kalbimize ve ruhumuza tesir eder.  İnsan sosyal çevresiyle yaşayan bir varlık olduğuna göre istisnalar hariç zevklerimiz ile sürekli birbirimizi etkileriz. Bu yüzden istemediğimiz yemeği yememe şansımız olabilir ama istemediğimiz melodileri duymama şansımız pek yok.

O halde kendimiz için güzel ve doğru olan melodileri nasıl seçiyoruz? Tabii ki yukarıda bahsettiğim  bütün kültür nüvelerini kullanarak oluşturduğumuz sanal bir süzgeç ile. İstemediğimiz melodileri duymama şansımız olmasa da dinlemek için seçme şansımız her zaman var.

O halde neye göre ve nasıl bir seçim olmalı bu?

Aslında bu konuda günümüzde oldukça özgürüz. Hem dinlemek için yeterince müzik türü var hemde müziğe ulaşma araçları herkes için çok kolay. Ancak burada bahsetmek istediğim sağlıklı bir seçimin nasıl yapılabileceği ile ilgili.

Bilirsiniz ömrümüz boyunca sevdiğimiz, çok sevdiğimiz veya sevmediğimiz yiyecekler olabilir. Bu seçimde  bizim damak tadımız, bedenimiz, ihtiyaçlarımız, kültürümüz, aldığımız eğitim ve gelir durumumuz etkili olabilir. Hatta ömrümüz boyunca hiç yemediğimiz yiyecekler de olacaktır. Bütün bunlar doğal davranışlar. Ancak ne yersek yiyelim kimse imkanları dâhilinde bedenini hasta edecek bozuk bir yemeği yemek istemez öyle değil mi? Tad ve koku alma duyumuz bu konuda bize uyarı sinyallerini çoğunlukla hemen verecektir. Elbette bu duyuları yediği yemeğin bozuk olduğunu anlamayacak kadar gelişmemiş insanlar da olacaktır.

Peki kulağımızdan giren ve ruhumuzu bozabilecek sesleri yada melodileri nasıl farkedebiliriz? Bedenimizin bozuk yemeği teşhis ederken verdiği sinyallere benzer uyarıları kulağımızdan giren melodiler için nasıl kullanacağız? Kısaca ruhumuzun ilacı olan müziğin iyisini kötüsünü ,doğrusunu ,yanlışını, faydalısını,zararlısını nasıl bileceğiz?

Zor bir konu bu. Ama birkaç pratik yol da yok değil. Öncelikle insan kulağının neye alışırsa onu dinleme eğiiliminde olduğunu bilmeliyiz. Bunun yanı sıra müzik çeşitlerinin her türünden ortalama olarak sevilen melodi ve solistleri dinlemek veya dinletmek gerek. Böylece kulağımız en azından çeşitliliğin farkında olacaktır. Bir başka bilinç de şu : Nasılki hep aynı gıdaları tüketmek sağlıksız ve dengesiz beslenmemize sebep olarak bizi güçsüz bırakıyor ise hep aynı müzik tarzını yada hep aynı melodileri dinlemenin de ruhumuza aynı etkiyi yaptığının farkında olmak. Vücut için herhangi bir şeyin gereğinden fazlasına sahip olmak zehirdir. Ruhumuz içinde durum farklı değil.

Ruh dünyamızı sağlıklı tutmak ve onu zenginleştirmek istiyorsak dinlediğimiz melodileri ve müzik türlerini de çeşitlendirmemiz gerekir. Burada en büyük ölçü hangi yemeği yediğinizden çok sağlıklı ve dengeli beslenebilmektir. Beynimize en çok zarar veren hatta öldüren şeyin rutin olduğunu düşünürsek, aynı rutin melodilerin de ruhumuzu öldürdüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ruhumuzun da sağlıklı ve dengeli beslenmesi için çeşitliliğe ve kaliteli müziğe ihtiyacı var. Bu hepimizin gönül ve zihin dünyasının zenginleşmesine, farklı seslere ve düşüncelere açık olmasına, kalite çıtasının yükselerek zevk ve estetik duygusunun gelişmesine çok büyük katkı sunacaktır.

Bu konuda en büyük şansımız ise öğrencilik yıllarında rastlayacağınız işini seven bir müzik öğretmeni olabilir.

Bozuk yiyecekler ile bedenimizi kirletmek istemediğimiz gibi, ruhumuza zarar veren melodilerle de kulaklarımızı kirletmemek gerekir. Kirletilmiş bir kulak damak tadı elinden alınmış bir insana benzer. Zehir ve şifa arasındaki fark ince bir çizgidir. Müziğin ruhumuza şifa olabilmesi için ilk yapmamız gereken alışkanlıklarımızı gözden geçirmek olmalı sanırım. Bu güne yeni ve bambaşka bir melodi dinleyerek başlamaya ne dersiniz?

Dipçe: Bu gün sizinle paylaşmak istediğim eser İran devriminin şartlarını kabul etmediği için doğduğu topraklardan ayrılmak zorunda kalan Güney Azerbaycan Türkü sanatçı Googoosh’un söylediği Farsça bir şarkı .Man Amadeam. Güzel bir gün dileklerimle.

Youtube: Muammer Enginsu TV

Sosyal Medya Hesapları:

Facebook, instagram, twitter: Muammer Enginsu

Bize her konuda sayfadaki mail adresimize yazabilirsiniz

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ