Egeyön Haber

Yusuf Yiğit yazdı: Stresle savaşmak için imparatorların tatlısı sütlaçla barışmak lazım

Yusuf Yiğit

Yusuf Yiğit

Öğr.Gr.Yusuf YİĞİT

Ön­ce­lik­le geçen ayki ya­zı­mı­zı be­ğe­ne­rek, bizi yo­utu­be “Sa­mi­mi Mut­fak” ka­na­lı­mız­dan, takip eden okur­la­rı­mı­za, çok çok te­şek­kür edi­yo­rum. Uzunca bir aradan sonra sizlerden gelen talepler üzerine yine “SamimiMutfak” köşe yazılarımıza, yeni bir soluk ile başlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Hayatı boyunca beslenme ve aşçılık alanlarında faaliyet gösteren bir akademisyen olmama rağmen, geçtiğimiz günlerde okuduğum bir makele, beni çok etkiledi ve bu bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Tabiki zaman zaman faydalarını sizlere saymakla bitiremediğimiz, farklı farklı besinler ve farklı farklı yemek tarifleri mutfağımızda yer alsa da, bu seferki konuğumuz hepimizin yakından tanıdığı “sütlaç”, eski adıyla “sütlü aş”dır.

İlk olarak, kelime kökeni ile ilgili yaptığımız araştırmalar, bizi Divanü Lugati’t Türk’te yer verilen “uwa” sözcüğüne götürmektedir. “Uwa” sözcüğü bu kitapta, ‘Soğukluk olarak yenen bir tür şekerli pirinç yemeği’ şeklinde tanımlanır ve aynı sözcük tarihi bir yolculuğa çıktığımızda, bizleri kökeni 15 yy. Kadar götüren tıp kitapları ile buluşturur. Evet sevgili dostlar “sütlaç” tıp kitaplarında yer alan, çok çok önemli ve kıymetli bir Osmanlı-Türk tatlısıdır. Zaman içerisinde gelişen ekonomiler, farklı lezzetlere yönelme çabalarımız, belki de kökenlerimizden git gide uzaklaşmış olmamız, bu efsane tatlı ile aramızdaki mesafeyi açmış ve kültürel bir mirasımız daha unutulmaya yüz tutmuştur. Gelin bu küslüğe son verelim ve bu imparatyor tatlısını biraz daha derinlemesine ele alalım.

Sütlaç neden imparator tatlısıydı? O dönemlerde sütlaç için kullanılan şeker günümüz ifadeleri ile birinci sınıf organik şeker kamışı şekerinden yapılmaktaydı ve 14-15.yy larda şeker kamışından elde edilen şekerin fiyatı, en yüksek kalite balın fiyatının 2-3 katı daha değerliydi. Bu fiyat farkı, ekonomiye yansıyor ve maddi durumu düşük aileler için sütlaç yapımı, gerçekten de cep yakabiliyordu. Hatta o kadar önemli bir sosyete tatlısı olmuştu ki; Papa 6. Alexander’ın torunu Ferrara dükü 2. Ercole d’Este ile Fransa Kralı 12. Louis’nin kızı Renée of France’ın 1529’da yapılan düğün töreninde konuklarına sütlaç ikram ettiği kayıtlara geçmiştir. Bu efsane tatlının yükselişi bununla da kalmamış ve İtalyan mutfağında ismi “Riso Turchesco”, yani “Türk usulü pirinç” şeklinde tanımlanarak günümüz Avrupa topraklarında da gözde bir tatlı olmayı başarmıştır.  Ayrıca döneminin ünlü İtalya aşçısı Cristoforo di Messisbugo, 1549’da yazdığı kitabında sütlaç için “Pirinç, süt ve şekerle yapılan Türk usulü pirinç çorbası” ifadesini kullanmıştır.

Tabiki sütlaç sadece tarihi özellikleri ile değil, insan sağlığına faydaları ile de gönülleri fet eden bir tatlıdır. Yapılan çalışmalar özellikle sütteki B vitaminlerinin faydası, alkali olma özelliği, şekerin mutluluk üzerine etkisi gibi sebeplerle, miğde ve beyin sağlığına son derece faydalı olduğunu göstermektedir. Hatta günümüzün en önemli sorunlarından birisi olan ve bir çok hastalığı tetikleyen “stres” ve psikolojik rahatsızlıklarda, olumlu sonuçlar görülmektedir.Özellikle kentleşme ve buna bağlı olarak kalabalıklaşma, gürültünün artması, hızla zorlaşan yaşam şartları, trafik sorunu ve benzeri durumlar gündelik hayatta bizleri sıklıkla rahatsız etmekte, bu rahatsızlık stres şeklinde kendini göstermektedir. Stres ise, bir çok kalp hastalıklarının, inmenin, kanserin, solunum yolları hastalıklarının, eklem iltihaplarının, mide- barsak bozukluklarının, uykusuzluğun, depresyonun, psiko-somatik rahatsızlıkların, deri hastalıklarının, kronik ağrı ve sancıların ve şişmanlığın başlıca nedenlerinden biridir. Stresle mücadele edebilmenin en önemli formülü ise mutluluk hormonu olarak bilinen “seratonin” düzeyini optimum seviyede tutabilmektir. Serotonin beyinde sinirler arası iletişimi sağlayan bir tür kimyasal maddedir. Sağlıklı uyku ve ruh sağlığı için gerekli olan bu kimyasal, antidepresan ilaçları ve birçok gıdanın içerisinde bulunur. Serotinler; beynin sağ ve sol lopundan birbirine aktarılan sinyallerin taşınmasını sağlayan sinir taşıyıcı kimyasallardır. Önemli görevi beyindir, ancak; kaynak yeri sindirim sistemi ve trombositlerdir. Serotonin azalması durumunda öğrenme, uyku, ruh hali ve damar sağlığı etkilenerek; kaygı, migren, kusma ve iştah kaybı gibi rahatsızlıklar oluşur. Serotin seviyesinin artması için ilaçlarla takviye edilmektedir. Ciddi boyutta değilse, belli besinlerden serotin alınarak takviye sağlanabilir. Serotonin maddesinin en yoğun bulunduğu, süt ürünleri ve özellikle esmer pirinç gibi gıdalar sayesinde eksikliği azalabilir. Bu bağlamda “sütlaç tatlısı” önemli bir serotonin kaynağı ve besleyici bir tatlı olarak karşımızda durmaktadır.  Özellikle  sütlaç içeriğinde yer alan B vitaminleri ve kaliteli şekerden gelen endorfin artışı ile serotonin seviyesini  çok olumlu yönde etkiler. Ayrıca üzerine garitür olarak atılan fındık, fıstık, ceviz, çikolata gibi yiyecekler de bu efsaneye ayrıca bir esin değeri kazandırır.

Sonuç olarak, sevgili okurlarımız kıymetli aileler ve öğrencilerimiz, sağlıklı nesiller ancak sağlıklı düşünebilen çocuklarla, sağlıklı yaşamak için adım atan bireylerle gerçekleşebilir. Ayrıca ulu önder M.Kemal Atatürk’ün de dediği gibi “ Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” ifadesi ile hayat bulur. Gelin el ele verelim ve çocuklarımıza unuttuğumuz değerleri hatırlatarak, onlar için en sağlıklı olanı en iyi şekilde yapıp yedirerek işe başlayalım. Gelin yıllardır unuttuğumuz, ama bizim için çok çok kıymetli olan yemeklerimizi tüm samimiyetimiz ile “SamimiMutfak” farkı ile ele alalım, öğrenelim, öğretelim ve uygulayalım, paylaşalım. Stresle savaşmak için, akıl sağlığımızı korumak, dikkat dağınıklığını azaltmak için, miğde ve sindirim sistemimizin sağlığı için “sütlaç” ile barışalım. İster pişirerek “fırın sütlaç” yapıp tüketelim, isterseniz hiç pişirmeden “sütlü aş” yapıp, soğutarak bu güzel tatlıya kaşığımızı sallayalım.  Ne yaparsak yapalım ama, bu imparator tatlısını soframızdan eksik etmeyelim. Tabi ki işin ehli ellerden yapılışını öğrenir, uyğularsak çok daha kıymetli olacaktır. Bu noktada “katkısız fırın sütlaç tarifi” için youtube “samimimutfak” kanalımıza hepinizi bekliyoruz.

Sevgili okurlarım, bu gün de, “Samimi Mutfak” köşemizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bu hafta hepimiz için son derece faydalı ve besleyici aynı zamanda sağlıklı bir tatlı olan “sütlaç” tatlısnı konuk ettik Lütfen sağlıklı bir yaşam için ve sevdiklerimize doğru beslenme alışkanlıklarını, etkili teknikleri aktarabilmek için yazılarımızı  takip etmeyi ve youtube kanalımızın abone tuşuna basmayı unutmayınız.Ayrıca burada anlattığımız tariflerimiz youtube kanalımızda da yer almaktadır.Tek yapmanız gereken youtube arama bölümüne, Samimi Mutfak yazmak ve kanalımızı ziyaret etmektir. Umarız bu yazımız sizlere faydalı olmuştur. Hepinize huzurlu, sevgi ve saygı dolu bir yaşam diliyorum. Bir başka yazımızda doğru beslenme teknikleri ve doğru tariflerle yeniden görüşmek üzere hoş kalın, hoşça kalın, sağlıklı bir yaşam için bizi takip etmeyi unutmayın.  Öğr.Gr.Yusuf YİĞİT( Tel: 05427972718)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ