http://www.wannawatches.com
Egeyön Haber

Zeki Güven yazdı: Duygu frekansları

Zeki Güven

Merhaba,

Size ‘’Şu an frekansınız kaç?’’ diye soracağım, sizde ‘’bana mı bağlanacaksın?’’ diye cevap vereceksiniz. Aslında birbirimize bazı frekanslarla bağlıyız ama bunlardan habersiz yaşıyoruz. Peki bunları bilmenin bana faydası var mı? Duyguların frekansı mı var? Frekans nasıl yükseltilir?

Öncelikle frekansın kelime anlamıyla başlayalım. Bir dalganın belli bir zaman birimi (genellikle saniye) içerisinde tekrarlanma sıklığına, yani bir saniye içindeki döngü sayısına “frekans” denir.  “Hertz” birimiyle ölçülür. Her şey titreşmektedir. Bu nedenle her şeyin frekansı vardır. İnsan bedenindeki her hücrenin bile kendine göre bir doğal frekansı vardır. Aynı şekilde, her hastalığın, her bakterinin, her virüsün de bir frekansı vardır. Her hücreyi kendi doğal frekansına döndürmek, bedeni sağlığa kavuşturur. Bedenin frekansıyla çatışan, onu bloke eden dalga boyları ise hastalığa hatta ölüme  neden olabilir. Yalnız maddi/fiziksel şeylerin değil, duyguların, düşüncelerin, isteklerin, ilişkilerin, filmlerin, kitapların, dokümanların, toplumsal konuların ve bireysel bilincimizin de frekansı vardır.

            Amerikalı Bilim Adamı Dr. David Hawkins , ( 1927-2012) frekanslar , frekansların bilinç düzeylerinde etkisi, ilişkisi üzerine binlerce araştırma yapmış ve ortaya Hawkins bilinç haritası denen Tabloyu çıkarmıştır. Yaptığı deneylerde, yüksek frekanslı duygu ve düşüncelerin; düşük frekanslı olanlardan daha güçlü ve etkili olduğunu kanıtlamıştır. En yüksek frekansa ulaşmış bir bilincin düşük frekanslı 70 milyon bilinci dengelediğini klinik olarak kanıtlamış. Bu anlamda yüksek frekanslı bir birey çevresinin de frekansını olumlu yönde etkileyebilir.

Fakat insanlığın %85’i 200’ün altında titreştiği için duyguların, düşüncelerin, durumların kişiyi ve çevresini zayıflattığı , yorduğu ve aşağıya çektiği görülmüş. Bugün etrafımıza ve dünyamıza baktığımızda toplum bilinci her geçen gün daha alt frekanslarda titreşmektedir. Ekonomik zorluklar, işsizlik, covid-19 gibi salgın hastalıklar, eğitim sistemleri ve teknolojik değişimler yaşam şartlarını zorlaştırmakta ve frekanslarımızı etkilemektedir. Bu tüm insanlarda kaygı, korku, endişe, stres ve gerilim olarak yansımakta, hırsızlık, cinayet, vahşet, acımasızlık ve insani olmayan diğer duyguları tetiklemektedir. Aklınıza gelen her türlü olumsuz söz ve davranışlar alt frekansta titreşir. Peki frekansımızı nasıl yükselteceğiz ve toplumun nasıl yüksek frekansta titreşimini sağlayacağız?

Frekansımızı yükseltmek ve yüksek tutmak için düşüncelerinizi, bakış açınızı bununla birlikte sözlerinizi ve eylemlerinizi kontrol etmelisiniz. Çağımızın en büyük bilim adamlarından olan Nikola Tesla’nın ‘’Evrenin gizemini anlamak istiyorsanız enerji, frekans ve titreşim cinsinde düşünün.’’ demiştir. Düşüncelerimiz, sözlerimiz ve eylemlerimizin hepsi birer frekanssa, tüm bunları yüksek frekanslı olanlarla değiştirmeliyiz. ‘’Benzer benzeri çeker’’, ‘’Üzüm üzüme baka baka kararır’’ gibi sözlerden yola çıkarsak, bizler olumlu his ve düşüncelerle hareket ettikçe olumlu süreçle karşılaşırız.

Ben kendi adıma covid-19 sürecinde bu virüsün bana gelmeyeceğini ve beni etki etmeyeceğine olan frekansı yayarak, hem kendimin hem de yakın çevremin virüsten etkilenmeyeceği inancındayım. Her düşüncenin, yorumun, kelimenin bir frekansı olduğunu ve bu frekansın, bizim kişisel frekansımızı sürekli etkilediğini bilmek hayatımızı değiştirmemiz için çok önemlidir. Bir sonra ki yazımda bu frekansların beden üzerindeki etkisi, hastalıklar ve kendimizi iyileştirmeyle ilgili konuları paylaşacağım. Frekansınız yüksek olsun.

Sevgilerimle…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ