Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Beydağ’daki “Mobbing” iddialarına sert tepki: “Burası kimsenin babasının çiftliği değildir”

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Beydağ Devlet Hastanesi’nde yaşandığı iddia edilen baskı, tehdit ve liyakatsiz yönetim anlayışına karşı sert bir basın açıklaması yaptı. Doğruyol, hastane müdürünün çalışanlara yönelik tutumunu eleştirerek yetkilileri göreve çağırdı.

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Beydağ Devlet

İZMİR – Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 06.05.2026 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, İzmir Beydağ Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir hastane müdürünün, personeli canından bezdiren uygulamalarını kamuoyuyla paylaştı. Doğruyol, idari sorumlulukların bir kenara bırakılarak çalışanların özel hayatının ve temel ihtiyaçlarının dahi takip edildiğini öne sürdü.

“Tuvalet Sayısını ve Çay Molasını Takip Eden Bir Müdür”

Genel Başkan Doğruyol, hastane yönetiminin asli görevlerini bırakarak personelin gündelik hareketlerini birer baskı aracına dönüştürdüğünü belirterek şunları söyledi:”Düşünün ki görevi küçücük bir hastanenin müdürlük işlerini yürütmek olan bir kişi, asli işlerini bırakmış; bir personelin kaç kez tuvalete gittiğini, orada ne kadar kaldığını, kaç sefer çay-kahve içtiğini takip ettirmeye çalışıyor. Yaşanan bir aksaklıkta aynı anda dört kişinin görev yaptığı bir ortamda, tam 5 ay sonra sadece bir kişiyi sorumlu tutarak inceleme başlatıyor. Bu, yönetim anlayışı değil, açıkça mobbingdir.”

“Bana Külhanbeylik Yapamazsın” Tehdidi ve Dini İnanç Sorgulaması

Doğruyol, hastane müdürünün sendika temsilcilerine ve personele yönelik ağır tehditlerde bulunduğunu iddia ederek açıklamasına şöyle devam etti:”Çalışanlara sendika aracılığıyla müdür olduğunu anlatan bu zat, sendika temsilcimize; ‘Bu bölgede bana külhanbeylik yapamazsın, bunun bir de dışarısı var’ diyerek açıkça tehditler savurmaktadır. Temsilcimizin dini görüşünü bildiğini söyleyerek manevi değerler üzerinden baskı kurmaya çalışmaktadır. Yine kalp hastası olan ve stent takılan bir personelin aldığı kısa süreli raporu hakem hastaneye göndererek eziyet eden, asılsız tutanaklarla çalışanları yıldırmaya çalışan bir kişiden yönetici olmaz.”

Skandal İddia: “Hasta Kanları Üzerinden Kumpas Kuruldu”

Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından biri de hastaların tahlil sonuçlarını etkileyecek süreçlerle ilgiliydi. Doğruyol, laboratuvar sorumlusu Mehmet Ali Ersen’e yönelik bir “kumpas” kurulduğunu ve bu durumun tutanaklarla deşifre olduğunu savundu:”Hastalardan alınan kanlar rutin olarak her gün Ödemiş Devlet Hastanesi’ne gider. Ancak tek amacı personeli zora sokmak olan bu müdür, kendi imzasının olduğu tutanakta kendini ele vermiştir. Laboratuvar sorumlumuz kanların gitmesi konusunda şoförü uyarmış, şoför müdüre gitmiş, müdür ise ‘Buranın müdürü kim?’ gibi cevaplar vererek süreci sabote etmiştir. Kanlar gitmeyince temsilcimiz kanları kutuyla bizzat müdüre götürmesine rağmen, müdür tuttuğu tutanakta temsilcimizi hasta mağduriyeti yaratmakla suçlamıştır. Kendi tutanağı, kendi kumpasını itiraf etmektedir.”

“Liyakatten Uzak Kişiler Devleti Temsil Edemez”

Doğruyol, liyakat vurgusu yaparak kamu görevlilerinin bir siyasi yapıya veya sendikaya güvenerek kanun dışı hareket edemeyeceğini belirtti:”Şimdi soruyoruz; canı sıkıldıkça eften püften sebeplerle tutanak tutan, personeline kumpas kuran bir kişi nasıl idareci olabilir? ‘Beni sendika getirdi’ diyerek TCK’nın 118. maddesine aykırı hareket eden, vatandaşın sağlığıyla, belki de canıyla oynayan bir kişi bırakın müdür olmayı, devleti temsil eden bir memur olarak bile çalışamaz.”

“Atatürk’ün Mirası Kimsenin Babasının Çiftliği Değildir”

Açıklamasını sert bir uyarıyla noktalayan Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, devletin vakarına yakışır bir yönetim istediklerini ifade etti:”Biz Devleti temsil eden memurlar olarak oyun oynamıyoruz. Atalarımızdan ve önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bizlere miras kalan bu devlet ve bu millet; hiçbir siyasi partinin, hiçbir kendini bilmez idarecinin babasının çiftliği değildir. Bu hukuksuzlukların takipçisi olmaya devam edeceğiz.”