Parti içinde yaşanan yönetim krizinin ardından hazırlanan bildiride, CHP’nin geleceğine ilişkin kararın yalnızca delegeler tarafından verilmesi gerektiği vurgulandı. Milletvekilleri, partinin yönünü belirleyecek tek gücün örgüt iradesi olduğunu ifade ederek olağanüstü kurultayın 12 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.
“Kararı delegeler verecek”
Ortak bildiride, CHP’nin mahkeme kararlarıyla şekillendirilmesini kabul etmediklerini belirten milletvekilleri, partinin geleceğinin kurultay delegelerinin özgür iradesiyle belirlenmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada ayrıca, yaşanan belirsizliğin hem partiye hem de Türkiye siyasetine zarar verdiği belirtilerek, olağanüstü kurultayın gecikmeden yapılmasının önemine dikkat çekildi.
27 milletvekili imza vermedi
CHP’nin TBMM’deki 138 milletvekilinden 111’i bildiriyi imzalarken, 27 milletvekili ortak metne destek vermedi.
Ortak bildiriye imza atmayan isimler şöyle: Ali Fazıl Kasap, Ali Karaoba, Barış Bektaş, Cevdet Akay, Deniz Demir, Erdoğan Toprak, Faik Öztrak, Gamze Akkuş İlgezdi, Gülizar Biçer Karaca, Hasan Öztürkmen, Hüseyin Yıldız, İlhan Kesici, İnan Akgün Alp, Jale Nur Süllü, Kadim Durmaz, Enis Berberoğlu, Mahir Polat, Mustafa Adıgüzel, Oğuz Kaan Salıcı, Ömer Fethi Gürer, Orhan Sarıbal, Rahmi Aşkın Türeli, Rıfat Nalbantoğlu, Semra Dinçer, Sevda Erden Kılıç, Vecdi Gündoğdu ve Yüksel Kılınç.
İmza vermeyen milletvekillerinin önemli bir bölümünün CHP içindeki farklı siyasi çizgileri temsil eden isimlerden oluşması dikkat çekti.
Parti kulislerinde, imza vermeyen milletvekillerinin kurultaya karşı olup olmadıkları değil, sürecin yöntemi ve hukuki zemini konusunda farklı görüşlere sahip oldukları değerlendirmeleri yapılıyor.
Seçim riski tartışması
Kurultay çağrısında bulunan milletvekilleri, parti tüzüğü ve siyasi partiler mevzuatı kapsamında kurultayın belirli süre içerisinde yapılmaması halinde CHP’nin hukuki açıdan risklerle karşı karşıya kalabileceğini savundu.
Özellikle 25 Temmuz tarihine kadar kurultayın toplanmaması durumunda ortaya çıkabilecek olası hukuki sonuçlar, parti içindeki tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Gözler kurultay takviminde
111 milletvekilinin ortak tavır ortaya koymasıyla birlikte gözler şimdi CHP yönetiminin atacağı adımlara çevrildi. Olağanüstü kurultayın hangi tarihte yapılacağı, delegelerin tutumu ve imza vermeyen milletvekillerinin süreçte nasıl bir pozisyon alacağı önümüzdeki günlerin en önemli siyasi başlıkları arasında yer alacak.
CHP’de yaşanan kurultay tartışması, yalnızca parti içi dengeleri değil, Türkiye siyasetindeki muhalefet cephesinin geleceğini de doğrudan etkileyecek kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor.



