Turizm sektörünün son yıllarda artan maliyetler, yüksek enflasyon ve küresel ekonomik dalgalanmalar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirten İşler, konaklama vergisinin yüzde 1’e düşürülmesinin sektöre önemli bir nefes aldırdığını ifade etti.
Rekabet gücünü zayıflatıyor
Dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarında uygulanan vergi modellerine dikkat çeken İşler, Türkiye’nin uluslararası rekabette güçlü kalabilmesi için mevcut sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Fransa, İtalya, Hollanda, Almanya, Avusturya ve Yunanistan gibi ülkelerde turist vergilerinin genellikle kişi başı veya geceleme başına sabit ücret şeklinde uygulandığını hatırlatan İşler, İngiltere’de gündeme gelen yeni turist vergisi modelinin de bu anlayışa dayandığını belirtti.

“Yüzde 2’ye dönüş sektörü zorlar”
Mehmet İşler, yüksek enerji maliyetleri, personel giderleri, finansman yükü ve yabancı tur operatörleriyle yapılan uzun vadeli sözleşmeler nedeniyle sektörün hâlâ baskı altında olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:”Konaklama vergisinin yeniden yüzde 2 seviyesine yükseltilmesi sektör açısından ciddi bir yük oluşturacaktır. Bunun yerine kişi başı veya geceleme bazlı sabit ücret esasına dayanan matbu sisteme geçilmesi hem işletmeler hem de kamu açısından daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.”

Kamu ve sektör ortak çalışma yapmalı
Matbu sistemin fiyatlama, bütçe planlaması ve maliyet hesaplamalarında daha öngörülebilir bir yapı sağlayacağını ifade eden İşler, 2027 yılı öncesinde kamu kurumları ile sektör temsilcilerinin bir araya gelerek uluslararası örnekleri değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
İşler, “Türkiye turizmde dünyanın en önemli oyuncularından biri. Rekabet gücümüzü koruyacak, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model üzerinde çalışılması büyük önem taşıyor” dedi.
Turizm sektörü temsilcileri, yeni düzenlemelerin hem işletmelerin sürdürülebilirliğini korumasını hem de Türkiye’nin uluslararası turizm pazarındaki rekabet avantajını güçlendirmesini bekliyor.



