Denizlipek ve Ödel Buldan Tekstil İşletmelerinin sahibi, Denizli, Bursa, Mersin ve Buldan’daki çalışmalarıyla Türkiye ekonomisine katkıda bulunan ve Denizlililerin siyasetçi kimliği ile de tanıdığı İş insanı Halis Ödel Egeyön Tv’de yayınlanan Vatandaş Ahmet programında GAZETECİ Ahmet Deda’nın sorularını yanıtladı.
Ödel, Edirne Kapı Öğrenci Yurdunda öğrenciyken akşam yemeği için arkadaşlarından borç almak zorunda kaldığı günlerden şimdi Çin’e en fazla ürün satan firmanın sahibi olma noktasına nasıl geldiğini içtenlikle anlattı.
“CHP ÜST YÖNETİMİNDEN ŞÜPHE DUYDUM”
Siyasi geçmişi ile ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Ödel o dönemde CHP’deki bazı durumları beğenmediğini, edilgen bulduğunu anlattı. Ödel,” İkinci bir seçim yapılmasına gerek yoktu. Arada biliyorsunuz Ankara tren garında patlama oldu. Bazı tuhaf olaylar sezinledim CHP’de ve ısrarla söyledim. CHP üst yönetiminde şüphe duyuyorum diye. O zamanlar burada kapalı spor salonunda toplantı oldu. Kaç bin kişi alıyor orası bilmiyorum. Elimde mikrofon aynen şu cümleyi sarf ettim. 2015 yılında CHP üst yönetiminden şüphelerim var dedim. Sen misin bunu söyleyen? Herkes beni eleştirdi. Daha sonra merkez yoklamalarda beni listelere almadılar filan ama aradan 10 sene geçti. Yeni uyandı bazı bizim siyasetçilerimiz Kılıçdaroğlu’nu eleştirmeye başladılar. Şimdi Kılıçdaroğlu karşıtı olmak CHP içerisinde zemin bulmak için önemli bir vasıf. Şu an Kılıçdaroğlu’nu destekleyen çok az insan var biliyorsunuz. Geçen gün video yaptı. Evet. Bu şeye, İmralı’ya gidişle ilgili olarak. Orada olumlu bulanın oranı kaç biliyor musunuz? %1’in altında. Birden olayları değiştirdi. “dedi.
“SİYASETÇİLERİMİZ UYANIK OLMALI”
Özel’in çalışmaları ile ilgili de görüşlerini açıklayan Ödel siyasetçilere önerilerini şu sözlerle anlattı:” Özel şu an iyi götürüyor. Evet iyi götürüyor ama bizim bildiğimizin dışında Türkiye’deki siyasetçilerin dışında başka oyunlar var. Biliyorsunuz Amerikan Büyükelçisi Barak’ın ne kadar cüretkar açıklamaları var. Sonra Orta Doğu’da olanlar bitenler. Türkiye büyük bir ülke ama dünyada küçük, Ortadoğu’da küçücük bir ülke ve üzerinde çok büyük oyunlar var. Şu an olmakta olan bitenlerin ben büyük Ortadoğu projesi çerçevesinde gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Ha bunları da boşuna söylemiyorum. Günümüz siyasetçileri sadece bu ülkenin özgürlüğü, halkın özgür iradesi için mücadele etsinler. Emperyalist ülkelerin oyunlarına gelmesinler. Ama şunu görüyoruz ki hakikaten Türkiye üzerinde büyük oyunları var ve bu oyunlar çerçevesinde birçok olaylar gelişiyor. Buradan ekonomiye de girebiliriz. Büyük oyunlar var. Onun için siyasetçilerimizin uyanık olmalarını öneririm ve evrensel boyutta siyasetçi yetişmiyor Türkiye’de. “
“BİZ BURADAYIZ DİYEN SERMAYE SAHİPLERİNE İHTİYACIMIZ VAR”
3 Ekim 2024 yılında Bursa Sanayi ve Ticaret Odası’nda yapılan toplantıya da değinen İş insanı Halis Ödel toplantının konusunu duyduğunda tüylerinin diken diken olduğunu söyledi. Ödel, “İşletmelerinizi Mısır’a nasıl taşırsınız? Mısır’da yatırım imkanları konulu bir toplantı yapıldı. 3 Ekim 2024. Bence ileride Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili kitaplar bu olayı yazmalı. Akabinde ne oldu biliyor musunuz? Onlarca firma, büyük firmalar özellikle Mısır’a taşındılar. Bugün son 6 ayda Türklerin Mısır’da sağladıkları istihdam 150 bin kişiyi buldu ve şimdi Türkiye’nin tekstil ithalatında birinci sırada Mısır var ve daha da gelişecek. Mısır’a şimdi inceleme yapanlar var. Biz de gitsek ne olur? Diye. İşletmesini taşımak zorunda olanlar var. Ancak Ozan Tekstil’in sahibi Zafer Katrancı Bey geçen gün çok güzel bir açıklama yaptı. Ben buradayım. Biz buradayız dedi. Herkes böyle söylemelidir. Her işletme sahibi, her sermaye sahibi bunu söylemelidir. Ozan Katrancı’nın, Ozan Tekstil’in sahibi beyefendinin söylediğini söylemelidir. Biz sermayemizle, emeğimizle, bilgi birikimimizle buradayız. Yani Mısır’ı Mısırlılar kurtarsın. Ve düşünebiliyor musunuz? Türkiye’ye 15 milyondan fazla Suriye ile Afganlı girdi. Bu tesadüfen mi oldu? Bu bir projenin bir parçası. Tekstil sanayinin ve sermayenin de Mısır’a gönderilmeye çalışılması da bir projenin parçası olarak düşünüyorum. Sonuç olarak bütün bu yapılanların bizim ekonomimizde ve siyasette büyük Ortadoğu projesinin bazı oyunlarının önünün açılması olarak görüyorum. Bu sebepten dolayı siyasetçilerimizin evrensel boyutta düşünmesi lazım. Sadece ilimiz, Türkiye değil. Bir de gözlerini açıp bütün dünyaya bakmaları gerekir.“ Dedi.

2026 yılının 2025 yılından daha kötü geçeceğini de anlatan Ödel’in Bursa toplantısında yaptığı çarpıcı konuşmada programda yer aldı.
“BİZİM STK BAŞKANLARI ŞOV PEŞİNDE”
STK’ların önemine vurgu yapan Ödel,Türkiye’de meslek örgütlerinin şov yeri olarak kullanıldığının altını çizdi. Ödel,” Şimdi Avrupa’da gelişmiş demokrasilerde parlamentonun önüne geçti sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri. Mesela Melani İtalya’nın başbakanı. Bu kadın nasıl başbakanlık yapar diye insan düşünüyor. İsveç başbakanı galiba hanımefendi. Eşi tır şoförü. Hani deniyor ki bu kadar sade, bu kadar az donanımlı insanlar nasıl ülke yönetiyorlar? Tabii yönetirler. Niye? Çünkü sistem oturmuş ve arkada çok güçlü sivil toplum örgütleri var. Meslek örgütleri var. Meslek örgütlerinde bize geldiğinde işin cılkı çıkmış vaziyette. Çünkü oraları şov merkezi olarak kullanıyorlar. Bakınız bizim şirket karlarımızın binde 5’i Denizli Ticaret Odası’na, Denizli Sanayi Odasına gidiyor ve bunlar başta buraların şanından, şöhretinden istifade edip adeta şov yapıyorlar. Altlarında kara kara makam arabaları. Denizli İhracatçılar Birliği’nde 5 tane kara araba var. Vip dedikleri minibüs dahil, makam arabası dahil. Bunlar sizin neyinizde kendi araba Denizli Sanayi Odası başkanın altında kaç tane makam arabası var bilmiyorum. Denizli Ticaret Odası geçen bir arkadaşım anlattı. Yanında koruma da varmış galiba yani. Bilmiyorum yani. Kara bir arabayla gelmiş. Kendi arabanız yok mu sizin? Bu bizim ödediğimiz paralardan kara kara makam arabaları, makam şoförleri ve yurt dışına milletvekillerine onu bunu sergilere, fuarlara götürmek. Bütün bunların masrafları bizden çıkıyor. Yazık, günahtır. Meslek örgütçülüğü bu şekilde olmaz. Sade olmayı, mütevazi olmayı deneyin. Bugün Ticaret Odası Başkanı olsam ben kendi arabamla gelirim. Neyime yetmez benim?” dedi.
“ÇARÇUR EDİLEN PARALARDAKİ HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”
Programın son bölümünde Ticaret Odası’nın yaptırmayı planladığı yeni bina konusuna değinildi. Ödel, Deda’nın ‘ Ticaret Odası Başkanı olsaydınız Ticaret Odası yeni bir bina yapacak birkaç milyon dolarlık bir bina yapacak. Siz bu binayı yapar mıydınız? Sorusu üzerine adeta açtı ağzını yumdu gözünü. Denizli İhracatçılar ve Sanayi odalarının yaptığı binalarla ilgili de karşıt görüş sunduğunu belirten Ödel,”Çok acı. İhracatçılar Birliğine bina yapıldıktan sonra Denizli Sanayi Odası’na dilekçe yazdım. Denizli Sanayi Odası’na da bina yapılması düşünülüyor. Sakın böyle bir şeye girişmeyin. Denizli İhracatçılar Birliği binasını paylaşın diye. Ben iddia ediyorum Denizli İhracatçılar Birliği, Denizli Sanayi Odası, Denizli Ticaret Odasına o bina yeter. Ve şimdi Denizli Ticaret Odası’nın da bina yapmakta olduğunu ben 1,5-2 sene evvel duydum. Denizli Ticaret Odası Başkanını aradım. Bu doğru mudur diye. Düşünüyoruz falan filan dedi. Ondan sonra ben dedim gereksiz yere harcamalar yapılıyor. Hatta siz hangi oda bilmem ama milletvekillerini, bazı kişileri yurt dışına götürüyorsunuz. Hiç gerek yok. Bunlarla ilgili masrafların listesini bana verir misiniz dedim. Hatta dilekçede yazdım. Bana ne dedi biliyor musun? Sen bu paraları ödeme dedi. Benimle dalga geçti. Yani sen kızıyorsan madem bütün yaptığımız harcamalara sen o zaman ödemezsin. Ne olur biliyor musunuz? İcra yoluyla, haciz yoluyla alır. Devlete vergi vermemiş gibi sanayi odasına ya da ticaret odasına para ödemezseniz bir şekilde haciz yoluyla alırlar. Siftahsız dükkanlar kapanıyor. Sipariş almadan haftalarını geçiren işletmeler var. Denizli Ticaret Odası tekrar ayağa kalkmış. 10 milyon doları bulacak rakamla yeni bir devasa bina yapacakmış. 7 bin metrekareymiş. 9 kat mıymış 7 kat mı bilemem ama 7 bin metrekare. Telaffuzunu sosyal medyadan Denizli Ticaret Odası Başkanının ağzından duydum. Yazıktır, günahtır. 300 milyonmuş. Tabii şu su, bu su, döşemesi, bir sürü lüks ilave. Belki mevcut makam arabaları satır, yeni makam arabaları alır. 10 milyon dolarlık bir bütçe. Yazık, günah. Ben Ticaret odası, Sanayi odasındaki çarçur edilen paralardaki hakkımı hiçbir zaman helal etmiyorum. Bakın 2026’dan evvel meslek odalarında seçimler olacak. Bu seçimlerde ben öncelikle mütevazi insanların başa gelmesini istiyorum. Dürüst olacak, mütevazi olacak, donanımlı olacak. Kendi menfaatleri ve kendini tanıtma şaşa değil, memleketin ihtiyaçlarını ön planda bulunduracak. Üyelerin ihtiyaçları çerçevesinde çalışacak. Bir defa mütevazi olacak. Allah rızası için odalara kendi arabasıyla gelsin. Böyle kapılarını açtırma, kara kara işte lüks arabalar onlarla gelmesin. İsveç’te başbakan bisikletle makamına gidiyor. Siz kim oluyorsunuz da kara kara makam arabalarıyla gidiyorsunuz, değişik değişik. Ben 2026’ta yapılacak meslek odası seçimlerinde özellikle mütevazi insanların, toplumcu insanların dürüst, donanımlı, biraz böyle evrenseli yakalamış ve kendi şovları için değil, üyelerinin geleceği, onların mesleklerini nasıl ilerleyebileceği konusunda çalışacak kişilerin ön plana geçmesini istiyorum. Denizli Ticaret Odası üyeleri 16.000 aşkın Denizli Ticaret Odası üyesi var. Belki bu yapılacak olan binadan haberiniz yok. Ben karşı çıkıyorum. İstemiyorum. Böyle bir binaya gerek yok. Ha eski bina depreme dayanıklı falan dayanıksız gibi bir sözler sarf etti etmedi. Telefon konuşmamızda o zaman bir buçuk sene evvel ticaret odası başkanı depreme dayanıksız ise daha yeni yapıldı o bina. Kim onu depreme dayanıksız yapmış? Bunu bir sorgulayalım. Ardından depreme dayanıksız binalarda güçlendirmeler oluyor. Bu güçlendirme yoluna gidin ama asla 7 bin metrekare sanayi odasının yanına adeta onunla yarışır gibi bina yapılmasını ben istemiyorum. Yapılacaksa da oradaki hakkımı helal etmiyorum. “

“MİLLET 22 BİN LİRAYI ZOR TOPLUYOR ONLAR ANTALYA’DA TOPLANIYOR”
Son zamanlarda yaşanan firma iflaslarına da değinilen programda meslek odalarına bu konuda çok görev düştüğü ancak onların şov peşinde olduğunun altı çizildi. Ödel,” Odalarda bu konularla ilgili ciddi toplantılar yapılmıyor. Varsa yoksa şov, varsa yoksa gösteriş. Konkordato sırası bekleyen bir sürü firma var. Odalar bunlara neler yapılacak, neler olacak, ekonomimiz nasıl daha bir rayına oturabilir? görüşmek yerine varsa yoksa sosyal medyada şovlar. Ama memleketin durumu hiç iç açıcı değil. Biz bugünü arayacağız. 2026 çok daha çetin olacak ve maalesef bizim üç tane T’miz vardı. Tekstil,turizm, tarım hepsi darda ve bizler kendi sorunlarımızı ancak kendimiz çözebiliriz. Dediğim gibi Türkiye’deki meslek örgütleri daha emekleme aşamasında emekleme bile değil ve ne yazık ki başına geçenler kendi şovlarının derdinde ve siz biliyor musunuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı ve yönetim kurulu yurtçi ve yurt yurt dışı seyahatlerinde uçak kiralıyorlar. Senin neyine yetmez tarifeli uçak. Senin neyine etmez? Oradaki bir odanın, birliğin, Türkiye Odalar Borsalar Birliği’nin araçları. Sen ne diye özel uçak kiralarsın? Bu hakka sahip misin? Ve bu meslek odalarında da hani neredeyse babadan oğula geçecek. 3 dönem, 5 dönem, 6 dönem Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun dönemi 30 yıla ibre vurmuş. Yakında 30 yıl olacakmış. Yazıktır, günahtır. Bu memlekette insan mı yok? İnsan mı yetişmiyor? Ha tepede durursanız insan yetişmez tabii. Alttan insan yükselmez. Yani Türkiye’deki meslek odaları, içler acısı 2026’nın bir dönüm olmasını istiyorum ve yürekli insanların, dürüst insanların, mütevazi insanların yönetimlere girmelerini istiyorum. Denizli Sanayi Odası Meslek Örgütlerini Antalya’da toplamış. Denizli’ de toplantı sizin neyinize yetmiyor? Denizli ile ilgili konuları Antalya’daki beş yıldızlı bir otelde konuşmanın ne alemi var? Biz 22.000 lirayla insanlar nasıl geçinebilir? Asgari ücretli yakında 26 bin-27 bin alacak. Bunlarla nasıl geçinecek bu insanlar? Nasıl bir ek kaynak yaratabiliriz? Bunların derdindeyiz. Denizli Sanayi Odası Denizli ile ilgili konuları görüşmek üzere meslek komite başkanlarını Antalya ya götürüyor. Gülerler adama ya. Yani sizin çalıştırdığınız insanlar 22 bin lirayı zor toparlıyorlar. 5 yıldızlı otellerde toplantı yaptık diye bunu sosyal medyaya vermeye hakkınız var mı ya? Ya ben restoranlarda otururken pencere kenarına asla oturmam. Gelen geçen görür de gözü kalır diye. Sen 22.000 liraya zor insan çalıştırıyorsun ama gidip Antalya’da 5 yılda otelde Denizli Sanayisinin toplantısını yapıyorsun. Ya biraz sadede gelin ya. “dedi.



