Manisa, Alaşehir ve Sarıgöl çevresindeki üzüm üreticilerinin sorunlarına değinen Deda, ürünlerin değerinde satılamadığını belirterek, “Üzümcü tüccarın elinde bir oyuncak” ifadelerini kullandı. Üreticinin yanında güçlü kooperatiflerin ve kamu kurumlarının bulunması gerektiğini savunan Deda, üreticilerin örgütlü hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“TARIMDA PLANLAMA ŞART”
Tarımda yalnızca ürün tarlada kaldığında müdahale edilmesinin kalıcı bir çözüm olmadığını belirten Deda, üretimden pazarlamaya kadar kapsamlı bir planlama yapılması gerektiğini ifade etti. Belediyeler, hükümet, kooperatifler ve üretici örgütlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Deda, hangi bölgede hangi ürünün ne kadar üretileceğinin planlanmasının önemine dikkat çekti.
Deda, Çal’daki üzüm üreticilerinin yaşadığı sorunları da gündeme getirerek, ürünün işlenmesi, kurutulması, paketlenmesi ve Avrupa pazarına doğrudan ulaştırılması gerektiğini söyledi.
“ÜRETİCİ KAN AĞLARKEN FESTİVAL ZAMANI DEĞİL”
Yerel yönetimlerin önceliklerine de değinen Deda, üreticinin ekonomik sıkıntı yaşadığı dönemlerde belediye kaynaklarının üretimi destekleyecek projelere yönlendirilmesi gerektiğini savundu.
Programda yerel siyaset de gündeme geldi. Deda, Menderes Belediyesi Meclisi’nde yaşanan kavga üzerinden CHP ile Yeni Parti arasındaki siyasi gerilimi değerlendirdi. Yaşanan tartışmaların ve siyasi iletişim eksikliğinin seçim sonuçlarını etkileyebileceğini belirten Deda, muhalefet partilerinin yerel yönetimlerde daha şeffaf ve planlı hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Deda ayrıca belediye başkanlarının temel görevinin vatandaşın ekonomik refahını artırmak olduğunu belirterek, belediyelerde ihalelerin ve süreçlerin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini savundu.
Programın sonunda üreticilere çağrıda bulunan Deda, kooperatifleşmenin ve örgütlü hareket etmenin önemine dikkat çekerek, “Birlikten yana olun, kooperatifleşin” mesajı verdi.



