Türkiye genelinde artan konkordato ilanları konuşulurken, özellikle Denizli’deki konkordato dosyalarının dikkat çekici bir şekilde öne çıktığını belirten gazeteciler, bu durumun arka planında organize bir yapı olabileceğini öne sürdü.
Gazeteci Bayram Coşkun’un iddiasına göre; Denizli’de avukat, muhasebeci ve eski bir bankacıdan oluşan bir ekip, ekonomik darboğazdaki şirketleri arayarak konkordato ilan etmeleri için yönlendirmede bulunuyor. Coşkun, bu kişilerin bazı firma sahiplerine “Yakında sıkıntıya düşebilirsiniz, dilerseniz şimdiden konkordato başvurusunu biz halledelim” teklifinde bulunduğunu aktardı.
Ahmet Deda ise yıllar önce yaşanan benzer bir durumu hatırlattı. Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım görevdeyken, Denizli Milletvekili Şahin Tin ile gerçekleştirdiği bir röportajda, kentte art arda gelen konkordato kararlarını gündeme getirdiğini aktaran Deda, şu ifadeleri kullandı:
“O dönem yine Denizli’de konkordato kararları dikkat çekici şekilde artmıştı. Sayın Şahin Tin’e ‘Denizli’de özel ihtisaslaşmış bir konkordato mahkemesi mi var?’ diye sordum. Kendisi de bu soruyu Başbakan Binali Yıldırım’a ileteceğini ve konuyu araştıracağını söyledi. Ardından gerçekten de konunun üzerine gidildi ve bazı önlemler alındı.”
Ahmet Deda, bugün gelinen noktada yaşananların da o dönemdeki tabloya benzer olduğunu vurgulayarak, meselenin yeniden ciddiyetle ele alınması gerektiğini dile getirdi.
İki gazeteci, konkordato ilanlarının ekonomik bir mecburiyetin ötesine geçerek bazı çevreler tarafından bir “fırsat modeline” dönüştürüldüğünü iddia etti. Deda ve Coşkun, bu yapının “konkordato sektörü” haline geldiğini ve sistemin kötüye kullanıldığını öne sürerken, Baro Başkanı ve sanayi-ticaret odalarının da konuya dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.



