Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çameli’den bilime yeni tür

Denizli’nin Çameli ilçesinde keşfedilen yeni bir bitki türü, Cephalaria cameliensis adıyla bilim dünyasına kazandırıldı. Türkçe literatüre “Çameli pelemiri” olarak giren tür, Türkiye florasına önemli bir katkı sundu.

Denizli’nin Çameli ilçesinde keşfedilen yeni bir bitki türü, Cephalaria cameliensis

Yeni tür, emekli Fen Bilgisi Öğretmeni Rıfat Özdemir’in doğa yürüyüşü sırasında dikkatini çekmesiyle fark edildi. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda bitkinin daha önce tanımlanmamış bir tür olduğu belirlendi. Çalışmalar, Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve ekibi tarafından yürütüldü.

Yaklaşık iki yıl süren biyolojik çeşitlilik çalışmaları kapsamında bitkinin morfolojik özellikleri Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ramazan Süleyman Göktürk ile birlikte incelendi. Türün genetik farklılığı ise Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ergun Kaya tarafından gerçekleştirilen moleküler analizlerle doğrulandı. Çalışmanın sonuçları, uluslararası saygın bir dergi olan Phytotaxa’da yayımlanarak bilimsel literatüre girdi.

Dar yayılış alanı nedeniyle tehlike altında

Araştırmalara göre Cephalaria cameliensis, yalnızca Denizli–Çameli ile Muğla–Fethiye arasındaki dar bir bölgede, 1350–1850 metre rakımlar arasında yayılış gösteriyor. Türün sınırlı yaşam alanı ve yoğun otlatma baskısı nedeniyle, IUCN kriterlerine göre “Tehlikede (EN)” kategorisinde değerlendirilmesi öneriliyor.

Türkiye, Cephalaria cinsi için önemli merkez

Prof. Dr. Hasan Yıldırım, Türkiye’nin Cephalaria cinsi açısından önemli bir çeşitlenme merkezi olduğunu belirterek, bu yeni keşifle birlikte Türkiye’deki Cephalaria tür sayısının 49’a, endemik tür sayısının ise 25’e yükseldiğini ifade etti.

Yıldırım ayrıca, keşfin gerçekleşmesinde destek veren Çameli Belediyesi ve Belediye Başkanı Cengiz Arslan’a teşekkür ederek, bu çalışmanın Anadolu’nun zengin ekolojik mirasını ve yerel duyarlılığın bilime katkısını bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.

Reklamı Geç