“Yerel ve Merkezi Yönetim Arasındaki Köprüler Yıkılıyor”
Deda, meclis oturumunu izlerken yaşadığı endişeyi şu sözlerle dile getirdi:
“Yine izledikçe dedim ki yandık. Çünkü her gün yerel yönetimle devlet yönetimi arasındaki çelişki artıyor. Günden güne merkezi hükümetle yerel yönetim arasında köprüler yıkılıyor.”
Nikfer Bozdağ’daki kayak merkezinin belediyeden alınarak Gençlik Spor Müdürlüğü’ne veya Turizm Bakanlığı’na devredilmesini hatırlatan Deda, bu kararın şehirdeki gerginliği artırdığını söyledi. “Pamukkale Belediyesi ile Turizm Bakanlığı arasında da benzer bir çatışma var. Çöpler toplanmıyor, bakım yapılmıyor. Bu tür anlaşmazlıklar Denizli’ye zarar veriyor” diye konuştu.
“İsim Tartışmalarıyla Zaman Kaybediyoruz”
Belediye meclisinde Zeybekci Kültür Merkezi’nin adının değiştirilmesi ve Ali Marım Caddesi konularında yaşanan tartışmalara değinen Deda, bu gündemlerin kente fayda sağlamadığını vurguladı:
“İsim değiştirmek en kolay iş. Bırakın bu işleri. Denizli’nin gerçek sorunlarını konuşalım, sanayicinin derdine çare olun.”
“Denizli’nin Bir Lobiye İhtiyacı Var”
Denizli’nin geleceği için siyaset üstü bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Deda, “Bu şehrin bir lobisi olmalı. Üst akıl siyaset üstü olmalı. Ankara’da Denizli’nin çıkarlarını savunacak, iktidar ve muhalefeti buluşturacak bir mekanizma kurulmalı” dedi.
Şehrin kalkınması için Afyon-İzmir hattı arasında ağır raylı sistem, Denizli Organize Sanayi Bölgesi ile şehir merkezi arasında ulaşım bağlantısı ve hızlı havaalanı erişimi gibi projelerin önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Kavga Değil, Uzlaşı Gerek”
“Denizli’deki kavga turizme de ekonomiye de katkı sağlamıyor” diyen Deda, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Vatandaşlar olarak biraz daha lobiciliğe önem verelim. Bundan 15-20 yıl önce bu şehrin bir lobisi vardı. Sorunları birlikte tartışır, çözüm arardık. Şimdi herkes kim ne dedi, kiminle kavga etti diye bakıyor. Bu anlayış Denizli’yi ileriye taşımaz. Gelin geleceğimiz için birlikte olalım.”



