Gıda, kozmetik ve ilaç sanayisinin vazgeçilmez ham maddelerinden biri olan Çeşme damla sakızı, hem yüksek ekonomik değeri hem de bölgeye sağladığı katkıyla dikkat çekiyor.
5 Yılda 50 Bin Sakız Ağacı Toprakla Buluştu
Çeşme’deki üretim süreci ve sakız ağaçlarının geleceği hakkında bilgiler veren üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu, bölgeye özgü endemik bir tür olan damla sakızının cumhuriyet döneminde yok olma noktasına geldiğini hatırlattı. Tütüncüoğlu, devlet destekli projelerle yakalanan ivmeyi şu sözlerle aktardı:”Damla sakızı coğrafi işaretli bir ürün ve dünyada yalnızca Çeşme ile Sakız Adası’nda yetişiyor. Bizim bölgemize has endemik bir bitki. Yaklaşık 5 yıl öncesine kadar sakız ağaçlarının sayısı ne yazık ki bine kadar düşmüştü.2020 yılından itibaren gerek bizlerin gerekse Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yoğun çalışmalarıyla 5 yıl içerisinde Çeşme’de yaklaşık 50 bin sakız ağacı toprakla buluştu. Çeşme’de turizm bölgesi olması sebebiyle arazi bulmak zor olsa da yaklaşık bin dönümlük bir alanda üretim yapıyoruz.”

“Hedefimiz İthalatın Önüne Geçmek: Üretim 2 Tona Ulaşacak”
Hasat ve işleme sürecinin büyük bir sabır gerektirdiğini vurgulayan Tütüncüoğlu, temmuz ayında çizilen ağaçların eylül ortasına kadar kuruduğunu ve ardından evlerde 1,5 ay süren titiz bir temizleme aşamasından geçtiğini ifade etti.
Halen yıllık 100 kilogram civarında üretim yapabildiklerini belirten Tütüncüoğlu; “Yeni dikilen ağaçlarımız 5 yıl içerisinde ürün vermeye başladığında Çeşme’de yıllık 1,5 ile 2 ton civarında damla sakızı üretiyor olacağız. Bu sayede ülkemizin damla sakızı ithalatının önemli bir kısmını yerli üretimle karşılayabileceğiz” dedi.

Ekolojik Harita Çıkarıldı: “En Doğru Enzim Ve Kriterler Çeşme’de”
Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal ise ürünün coğrafi işaret tesciline ve yetişme koşullarına dikkat çekti. Çeşme damla sakızına niteliğini veren temel unsurun rüzgar, güneş ve toprak yapısı olduğunu belirten Topal, yürütülen akademik çalışmayı paylaştı:”2024 yılında derneğimizi kurduk. Coğrafi işaretli damla sakızının gerçek adresi Çeşme’dir. Denizden esen rüzgarın, güneşin ve toprağın etkisiyle en doğru enzimler burada oluşur.Bir harita mühendisi arkadaşımızın tez çalışmasıyla Çeşme genelindeki mikroklima ve uygunluk alanlarını tespit ettik. Örneğin Çiftlikköy bölgesi ekolojik faktörler açısından yüzde 81 uygunluk verirken, Alaçatı’nın bazı noktalarında bu oran yüzde 78’e, iç kesimlerde ise yüzde 76’ya kadar iniyor.”




