Sadık Grup
Egeyön Haber

Gülbeyaz Kanber yazdı: Montessori Dünyasında Çocuğun Bütününün Eğitimi

Gülbeyaz Kanber

Gülbeyaz Kanber

22 Mayıs 1967 yılında Baklan-Dağal'da doğdu. Denizli'de Ressam İbrahim Çallı'da ilköğretimini tamamladı. 1985 yılında Antalya Lisesi, 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya lisans ve Eğitim Fakültesi'ni Almanca dilde eğitim alarak tamamladı. 1991 yılında Amerika'ya giderek Tennessee Üniversitesinde Dil eğitimi aldı ve Eğitim ile ilgili araştırmalar yaptı. 1996 yılında Minnesota eyaletinde devlet okullarında Kimya ve Fen Bilgisi öğretmenliği yaptı. 1999 yılında Montessori okullarında çalısmalarına başladı ve Montessori eğitimi aldı ve 2004 yılında Montessori okullarında koordinatör olarak görev alırken Minnesota Üniversitesinde okul idareciliği bölümünde liderlik dersleri ve Uluslararası İngilizce dil eğitmenliği eğitimlerini alırken Montessori okullarında öğretmen olarak çalıştı. Amerika'da bu süreçlerde yeminli tercümanlık yaptı ve Türk Öğrenci Dernekleri ve Türk- Amerikan Derneklerinde gönüllü çalışmalarda bulundu. Resme olan sevgisi ve vatanına olan sevdası Gülbeyaz Kanber Minnesota Üniversitesi ve Montessori okullarında Minnesota eyaletinde resim sergileri açmıştır ve sanat hayatının her bir yerinde bulunmuştur. 25 yıl Amerika'daki bütün dünya insanları ve çocukları, gençleri ile çalışmalarını ve araştırmaların yaptıktan sonra vatanı Türkiye'ye dönüş yaptı. Hedefleri arasında Türk çocuklarının eğitim alabileceği 2015 yılında Özel Dünya Çocukları Montessori okulunu Denizli'de kurdu. Okul çalışmaları yanı sıra Montessori Eğitim, Kültür ve Gelişim Derneği'ni 2018 yılında kurdu. Pamukkale Üniversitesi ve Farklı kurumlarda Montessori Eğitimleri ile ilgili Konferanslar vermekte ve Montessori Avrupa'nın üyesi olarak Avrupa'daki ve Dünyadaki Montessori Eğitim kongrelerine Avrupa'daki ve Amerika'daki okul ziyaretleri ve eğitimlerine katılarak çalışmalarına Denizli'de devam etmektedir.

“Önemli olan çocuğun tüm kişiliğini bütünü ile geliştirebilecek ilgiyi uyandırmak.”

Dr. Maria Montessori

Dr. Maria Montessori’nin çocuğun tüm gelişimine odaklandığı ile ilgili duyumlar alıyoruz. Fakat bunun anlamı nedir? Çocuğun tüm gelişiminin diğer eğitim sisteminden farklı oluşu nasıl düşünülmeli? Dr. Maria Montessori yaşamış olduğu dönemin çok ilerisinde düşünen bir doktor, psikolog,antropolog ve eğitimci idi. Endüstri devrinde okulların rolü, yaşadıkları ülkeler için daha çok üreten işçiler oluşturmaktı. İtalya’da yaşadıkları Mussolini döneminde her bir kişi ulaşamadıkları bölgedeki ihtiyaçları karşılamak için var oldular. Otoriteye hiç bir itiraz edilmeksizin itaat edilmesi beklenirdi. Dr. Maria Montessori oluşturmuş olduğu Montessori eğitim felsefesinin faşist eğitim sistemine dönüştürülmesine izin vermemiştir. Barış içinde olan bir toplum oluşturmak için çocuğun bütününü fiziksel, duygusal ve sosyal zekası, dikkati alınması gerekliliğine inanmış ve Dr. Maria Montessori barış ve eğitimin sonucunun savaş olmadığına inanmıştır. Başka bir deyişle eğitimin en başlıca amacının mutlu, üretken ve hayatı dolu dolu yaşamak için gerekli becerilerin geliştirilmesi olarak ifade etmektedir. Bilim ve sosyal bilgileri anlamak keşfetmek için doğada olması sadece öğreneceği konuyu canlı kılmaz ayrıca öğrenmenin gerçek değerini ortaya koyar. Çok basit bir örnek verecek olursak  bir bitkiyi bahçeye dikmek için matematiksel, botanik ve besin bilgisine ihtiyacımız vardır.

        Çocuğun bütününün eğitiminde bilgiyi bölümlere ayırmamalıyız ve bunun sonucunu  nesilden nesile görürüz. Çocuğun bütününün eğitimi onun doğal olarak öğrenme merakını ve öğrenmesinin arkasında yatan gerçek amacı ile bütünleşmektir.Çocuğun tümünün eğitimi vücut ile zihin arasındaki bağlantıyı anlamaktır.

Öğrenme olması için hareket gerekir ve tüm duyularımız ile beynimizdeki snapslara  yol açılmadan öğrenme gerçekleşmez. Öğrenme ayrıca 12. sınıfta ve 18 yaşında biten bir süreç değildir. Hayat boyu devam eden bir süreçtir. Eğitime bütüncül yaklaşım, yeni bir yaklaşım değildir. Montessori eğitim felsefesinde de bütünsel eğitimin babası olan Sokrates şuna inanmıştır; Eğitimdeki özgür yaklaşım, insanın ruhu ve zihnini geliştirir ve eğitir. Sokrates, doğrunun ancak sorgulanarak, tartışılarak ve münazara yapılarak bulunduğuna inanmıştır. Çocuklarımızı teşvik edebiliriz ancak dikte edemeyiz. Bir şeylere değer vereceksek sadece doğru yada yanlışa göre değil ona verilen çabaya göre değer verilmelidir. Her şeyden önemlisi her bir çocuğun önemini ve farkını dünyada toplumda bulunduğu yerde özel yerini tanımalıyız ve saygı duymalıyız. Bugünkü modern eğitim sistemininde eğimcileri zorlayan durumlardan bir tanesi çocukları 21’inci yüz yıla rekabet edebilen işçiler olabilmesine odaklanılmasıdır. Akım öyleki henüz gerçekte olmayan mesleklere  göre  çocuklar yetiştirilmek istenilmektedir. Günümüzdeki eğitimciler eğitim  metodunun  geçerliliği eskimiş bugün kullanılamaz durumdaki eğitim metodlarını hayal bile edemeyeceğimiz mesleklere hazırlamak için çocuklar üzerinde kullanmaktadırlar. Bizler çocuklarımız problemlerini çözebilen , zekasını yaratıcı düşünmek için kullanan bireyler olabilmeleri için eğitim vermeliyiz.

              Çağdaş eğitimin hedefi sadece çocuğu Üniversiteye girmesini sağlamak değildir.



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ