Basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir’in kronik sorunlarını kendi görev süresi içinde çözme kararlılığında olduklarını ifade etti.
Hilton Oteli için hukuki süreç sinyali
Kapalı durumdaki Hilton Oteli’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tugay, belediyenin bu süreçte mağdur edildiğini söyledi. Tugay, “1990’lı yıllarda belediyeye ait arazi bir şirket kurularak Hilton Oteli’ne verilmiş. Kar elde edileceği düşünülmüş ancak bugüne kadar belediyeye herhangi bir ödeme yapılmamış. Bu durum beni rahatsız ediyor. Belediyenin malı halkın malıdır ve haklarını savunmak zorundayız” diye konuştu.
Konuyla ilgili hukuki incelemelerin sürdüğünü belirten Tugay, geriye dönük alacak davası açılmasının gündemde olduğunu söyledi.
“Atıl yapı kent merkezinde sorun oluşturuyor”
Hilton Oteli’ne ilişkin hisse satışı kararının da alındığını açıklayan Başkan Tugay, “Şu an için hisseyi satın almak isteyen bir talep yok. Ancak mesele sadece para değil. Kentin merkezinde atıl bir yapı var ve bu durum İzmir’e yakışmıyor. Tüm taraflarla görüşerek mutlaka bir çözüm üreteceğiz” dedi.
Buca Cezaevi alanı: “Keşke tamamı yeşil alan olabilse”
Şehir Plancıları Odası’nın Buca Cezaevi alanı planlarına dava açma kararını da değerlendiren Tugay, bu talebin ekonomik boyutuna dikkat çekti. Alanın tamamının yeşil alan olması yönündeki isteğini dile getiren Tugay, şu ifadeleri kullandı:“Tamamının yeşil alan olmasını ben de çok istiyorum. Ancak bunun bedeli İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yaklaşık 18 milyar lira. Bu parayı buraya harcadığımızda yatırım bütçesinden çok ciddi kayıp yaşanacak. İzmir’in altyapıdan ulaşıma, sosyal hizmetlerden çevre yatırımlarına kadar çok önemli ihtiyaçları var. Gerçekçi olmak zorundayız.”
Plan kararları kapsamında alanın yüzde 50’sinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçeceğini ve bu bölümde büyük bir yeşil alan oluşturulacağını belirten Tugay, “Keşke İller Bankası ‘Buranın tamamı sizin olsun, yeşil alan yapın’ dese. Bir çivi bile çakmadan tamamını yeşil alan yapmak isterim. Ama mevcut ekonomik koşullarda bu mümkün değil” dedi.
“Sorumlulukla karar vermek zorundayız”
Şehir Plancıları Odası’nın tutumuna saygı duyduğunu ancak doğru bulmadığını ifade eden Tugay, “Belediyeyi ‘ben öyle istiyorum’ anlayışıyla yönetemeyiz. Bütçe, ekonomik koşullar ve kentin tüm ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmek zorundayız. Plan çalışmalarımıza bu sorumlulukla devam edeceğiz” diye konuştu.
