Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan “süresiz nafaka” uygulamasını iptal etmesinin ardından gözler yeni yasal düzenlemeye çevrildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Demokrat Gündem Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmede, nafaka konusunun toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinden bağımsız ele alınamayacağını söyledi.
“Boşanma Sonrası Yoksulluk Riski Çok Yüksek”
Türkiye’de kadınların önemli bir bölümünün evlilik sürecinde çocuk, yaşlı ve engelli bakımını üstlenerek çalışma hayatından uzaklaştığını belirten Atabay, boşanma sonrasında ortaya çıkan ekonomik kırılganlığa dikkat çekti.
Uzun yıllar ücretsiz bakım emeği veren ve iş gücü piyasasından kopan kadınların ciddi bir yoksulluk riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Atabay, “Bu kadına ‘artık kendi başının çaresine bak’ demek onu doğrudan yoksulluğa mahkum etmektir” dedi.
Bir yıllık evlilikle yirmi yıllık evliliğin aynı şekilde değerlendirilmesinin de adil olmayacağını vurgulayan Atabay, sistemin daha dengeli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
“Hakime Esneklik Tanınmalı”
Yeni düzenlemede evlilik süresi, tarafların yaşı, gelir düzeyi, eğitim durumu, çocukların bakım sorumluluğu ve evlilik boyunca üstlenilen ev içi emeğin dikkate alınması gerektiğini belirten Atabay, hakime olayın koşullarına göre değerlendirme yapma yetkisi verilmesini savundu.
Atabay, özellikle şiddet nedeniyle sona eren evliliklerde kadınların özel koruma altında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Kısa süreli evliliklerde bile kadına yönelik şiddet söz konusuysa sosyal ve ekonomik koruma mekanizmaları devreye girmelidir” dedi.
“Çözüm Nafakayı Kaldırmak Değil”
Nafaka tartışmasının sosyal devlet politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Atabay, kadınların ekonomik bağımsızlığını sağlayacak adımların önemine dikkat çekti.
“Kreş hizmetlerinin yetersiz olduğu, bakım yükünün büyük ölçüde kadınların omuzlarında kaldığı bir ülkede nafakanın sınırlandırılması tek başına çözüm üretmez” diyen Atabay, bunun kadın yoksulluğunu daha da artırabileceğini söyledi.
Kadınların nafakaya ihtiyaç duymayacağı bir sistem kurulmasının esas hedef olması gerektiğini belirten Atabay, bunun da ancak kadın istihdamını artıran, kamusal bakım hizmetlerini yaygınlaştıran ve ekonomik eşitsizlikleri azaltan politikalarla mümkün olacağını kaydetti.
“Adil ve çağdaş bir hukuk düzeni hem hakkaniyeti gözetmeli hem de mülkiyet hakkı ile yaşam hakkı arasındaki dengeyi korumalıdır” ifadelerini kullandı.



