İzmir’in kültür-sanat takvimine yeni bir durak ekleyen “Şükran Oteli”, gündelik hayatta çoğu zaman fark edilmeyen ayrıntılardan yola çıkarak geçmişle bugün arasında sessiz bir diyalog kuruyor.
Ercetingöz’ün Eskiz Sanat Galerisi’nde sergilenen fotoğrafları; kapılar, kilitler, eşyalar ve yıpranmış yüzeyler üzerinden mekân hafızasını görünür kılıyor. Sergi, kaybolmaya yüz tutmuş anların izini sürerken, izleyiciyi kendi belleğiyle de yüzleşmeye davet ediyor.

Çok sayıda sanatseverin katıldığı açılışta konuşan Esat Erçetingöz, 55. Kişisel 2026 yılının da ilk sergisini açtığını belirterek Yeni Şükran Oteli’nin geçmişinden ve sergisinibn amacını anlattı. Erçetingöz, “Bu sergiyi Kemeraltı’nda yok olan bir tarihin belgeseli olarak kabul ediyorum. Biliyorsunuz bir zamanlar Kemeraltı’nda Yeni Şükran Oteli diye bir otelimiz vardı. Onun altında Şükran Restoran vardı. Orada kalan kendine yuva yapmış insanlar vardı. Ama şimdi hepsi yok oldu. Bu sergideki fotoğraflar 24 Mayıs 2021’de otelin kapandığı gün çekilen fotoğraflar. 51 yıllık işletmecimiz İlyas Çamkıran aramızda bugün.O otelde yıllar önce çalışmış Mustafa Sarı aramızda. Onlara da kısa kısa söz vereceğim ama. Biz Kemeraltı’nı sevenler olarak Atilla Köprülüoğlu kardeşim, Ulvi Pu kardeşim daha birçok Kemeraltı sevdalısıyla birlikte İzmir’in hafızasının, özellikle Kemeraltının hafızasının kaybolmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Önünden geçerken göreceksiniz sadece kapısında Filibeli Han yazıyor. Şükran Otel çoktan unutulmuş. Ama mücadelemiz sonunda Sayın Nazmi Filibeli ile yaptığımız görüşmeler sonunda Semih arkadaşımız, Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanımızla birlikte önümüzdeki günlerde otelin kapısına bir zamanlar burada Şükran Oteli vardı deyip kısa bir tarihçesiyle bir plaket asma sözü aldık. Aslında bu sergi Şükran Oteli’nin içinde olacaktı. Fakat yer konusunda bir problem çıktı. İnşallah buradan fotoğrafları, sergi fotoğraflarını Şükran Oteli’ne taşıyacağız. Sergi orada devam edecek. Bu otelde kalanlar bir müşteri olarak kabul edilmezlerdi. Orası onlar için bir yuvaydı. Resimlerden göreceksiniz, fotoğraflardan.Sizi Asker Hamdi karşılayacak, hep selam verirken. Burada belki kendisini görmüş, tanımış olanlar çoğunlukta. Hafızasını yaşatmaya çalışıyoruz İzmir’in. Şükran Oteli unutmayacağız, unutturmayacağız da “dedi.
Otelde bir zamanlar kalan ve resepsiyonunda çalışan Mustafa Sarı da duygu ve düşüncelerini paylaştı. Sarı, “Ben 1965’den 1971’e kadar orada kaldım. Sonra askere gittim geldim.3 ay sonra Almanya’ya gidecektim. Feriha Hanım teyze o zamanki işletmecisi. Ne yapacaksın evladım dedi. Köye gideceğim 3 ay sonra da Almanya’ya yolcuyum dedim. Evladım bizim dedi resepsiyonda çalışan bir arkadaşımız ayrıldı. Sen biz iyi birisini bulana kadar bize yardım et dedi. 3 ay kaldım orada. Ama ben bir şeye dikkat ettim. Şimdi Şükran Oteli çok enteresan bir otel. Yani o otelin konseptinde yapılmış 3 tane daha otel var. Meserret Han.Aynı konseptte. Kemahlı Han. Bir de Sabah Han.Kemeraltı Camisi’nin yan tarafında. Aynı işte yukarısı otel alt tarafı dükkan. Ama tabii Şükran Oteli’nin mimari yapısı çok daha farklı, çok daha şıktı.Bir de Şükran Oteli’ne şükranlık katan o Şükran Lokantası vardı. Çünkü İzmir’in en ünlü isimleri, hatta dışarıdan gelen bir sürü insan orada kalırlardı.”dedi.
Konuşmaların ardından davetliler sergiyi gezdi. Serginini bir önemli özelliği de Erçetingöz’ün ilk defa bir sergisinde yer alan fotoğraflar satılacak ve gelirinin tamamı ‘Yeter ki iyilik olsun’ derneğine bağışlanacak.
Anılara saygı, mekâna tanıklık
“Şükran Oteli” sergisi, iki hafta boyunca sanatseverleri ağırlayacak. Sergi, fotoğrafın belgesel gücü ile sanatsal yorumunu bir araya getirirken, kentin geçmişine dair duygusal ve düşünsel bir okuma sunuyor.
Serginin merkezinde yer alan imgeler, bir dönemin izlerini taşıyan Şükran Oteli’ne odaklanıyor. Fotoğraflar, mekânın sessiz tanıklığını öne çıkarırken; zamanın bıraktığı izleri estetik bir dille kayda geçiriyor. Ercetingöz, nesnelerin ve ayrıntıların taşıdığı anlamı büyüterek, kolektif hafızaya dair güçlü bir görsel anlatı kuruyor.






