Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İzmir siyasetine “Demokratik Sol” aşısı: DSP, Adem Yaşar’ın yerel modeliyle küllerinden doğuyor!

Göreve geleli henüz 3,5 ay olan DSP İzmir İl Başkanı Adem Yaşar, geliştirdiği özgün teşkilatlanma modeliyle üye sayısında patlama yarattı. “Ulaşılamaz siyasetçi” imajını yıkan DSP, haftanın 7 günü sokakta İzmir’in nabzını tutuyor

Göreve geleli henüz 3,5 ay olan DSP İzmir İl Başkanı

Siyasetin halktan koptuğu ve fildişi kulelerden yönetildiği yönündeki eleştirilerin zirveye ulaştığı bir dönemde, Demokratik Sol Parti (DSP) İzmir İl Teşkilatı adeta ezber bozuyor. Yaklaşık 3,5 ay önce DSP İzmir İl Başkanlığı koltuğuna oturan Adem Yaşar, göreve geldiği ilk günden itibaren geliştirdiği kurumsal teşkilatlanma modeliyle Türkiye’de bir ilke imza attı.


Halkın sorunlarına yerinde ve anında çözüm üretebilmek amacıyla her ilçeye güçlü dinamikleri olan ilçe başkanları atayan Yaşar, İzmir’de adeta bir üye toplama seferberliği başlattı. Haftanın 7 günü sahada, pazarda, kahvehanede ve sanayide vatandaşla buluşan yeni nesil DSP teşkilatı, İzmir siyasetine farklı bir soluk getiriyor. Süreci yakından takip eden DSP Çiğli ve Bornova İlçe Başkanları, partide yaşanan bu büyük dönüşümü ve ileriye dönük vizyonlarını anlattı.

Çiğli İlçe Başkanı Burhan Ceyran: “Sen-Ben yok, ilçeler arası ortak akıl var”

Atamaların ardından hiç vakit kaybetmeden saha çalışmalarına ve kurumsal koordinasyon toplantılarına başladıklarını belirten DSP Çiğli İlçe Başkanı Burhan Ceyran, önceliklerinin halkın gerçek sorunları olduğunu vurguladı. Çiğli’nin kronikleşen altyapı sorunlarına eğildiklerini ifade eden Ceyran, şunları söyledi:”Çiğli’de sürekli halkla iç içeyiz, sıkıntılarını dinliyoruz. Şu an önümüzdeki en büyük sıkıntılar çöp ve yollar. Bunlarla ilgili bütün incelemelerimizi ve görüşmelerimizi yapıyoruz. Kendi gücümüzle, kendi imkanlarımızla vatandaşımız için ne yapabiliriz, bunları masaya yatırıyoruz. Türkiye’mizi ve ilimizi güzelleştirebilmek için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğimizden herkes emin olabilir.”
Siyasetteki sınırları ve yapay bariyerleri kaldırdıklarını ifade eden Ceyran, ekip ruhuna dikkat çekerek; “Bizde ‘Sen Çiğli’desin, sen Bornova’dasın’ diye bir algı yok. Ortak hareket ediyoruz. Bornova’ya da Bayraklı’ya da yardıma koşuyoruz. İl başkanımız Adem Yaşar daha önce Bayraklı ile ilgili gerekli söylemleri yapmış ve belediye başkanlarına destek vereceğimizi belirtmişti. Bizim sözlerimiz lafta kalmaz, her lafımızın arkasında sonuna kadar duruyoruz” dedi.

Bornova İlçe Başkanı Erol Çubuk: “Sanayici karşısında ilk kez doğrudan muhatap buluyor”

Bornova’nın sanayi ağırlıklı yapısına uygun olarak bölgede yoğun bir mesai harcayan sanayici ve DSP Bornova İlçe Başkanı Erol Çubuk ise İl Başkanı Adem Yaşar liderliğinde başlayan dinamizmin sahadaki karşılığını şu sözlerle özetledi:”Bornova yöresi sanayi ağırlıklı olduğu için çalışmalarımızı bu yöne yoğunlaştırdık. Sanayiyi ziyaret ettiğimizde esnaf ve üreticiler sorunlarını artık doğrudan bizimle paylaşıyor. En azından karşılarında dertlerini dinleyen, çözüm arayan bir ‘muhatap’ buluyorlar. Bu muhatabı buldukları için de çok mutlu oluyorlar.
Biz sadece bulunduğumuz ilçede sınır kalmıyoruz. Ben Bornova başkanıyım ama yeri geliyor Bayraklı’da, Çiğli’de çalışıyorum. Çünkü Bornova’nın bir sorunu ilerleyen dönemde Çiğli’nin de sorunu olabilir. Birbirimizin yetişemediği yerde omuz omuza veriyoruz. Fikirlerimiz ortak, gücümüz ortak. Biz İzmir’in her tarafındayız.”

İlk hedef: Ecevit’in partisini yeniden barajın üzerine taşımak

İleriye dönük çok güçlü ve ayakları yere basan projeler hazırladıklarını belirten Bornova İlçe Başkanı Erol Çubuk, İzmir’de yakalanan bu tarihi üye patlaması ve halkçı dalga ile nihai hedeflerini de net bir dille ortaya koydu:”Demokratik Sol Parti olarak ileriye dönük çok önemli projelerimiz var. İzmir’den yakacağımız bu meşaleyle şu andaki en büyük ve en net hedefimiz; Demokratik Sol Parti’yi Türkiye genelinde en azından yeniden barajı aştırmak ve hak ettiği o güçlü meclis sıralarına taşımaktır.”