“Bu otopark hayatiydi, yoksa bölge rezil olurdu”
Çankaya Katlı Otoparkı’nın kendi başkanlık döneminde, büyük bir ihtiyaçtan doğarak hayata geçirildiğini hatırlatan Özfatura, projenin bilinçli bir planlamanın ürünü olduğunu söyledi. Otoparkın banka ile kat karşılığı yapıldığını ve bölgedeki araç yoğunluğunu yıllardır absorbe ettiğini vurgulayan Özfatura, “Bu yapı olmasaydı Anafartalar ve Kemeraltı çoktan felç olurdu. Az olan otoparkı yıkmak İzmir’e yapılacak en büyük kötülüklerden biridir” dedi.
Özfatura, İzmir’de yolların çift taraflı park nedeniyle fiilen trafiğe kapandığını belirterek, “Kent zaten araç işgali altında. Böyle bir dönemde nefes borusunu kesiyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Agora gerekçe olamaz”
Otoparkın tarihi Agora gerekçesiyle hedef alınmasına da karşı çıkan Özfatura, bu savunmayı ikna edici bulmadığını dile getirdi. Daha önce de benzer girişimlerin olduğunu belirten Özfatura, “Agora’ya zaten yeterince alan bırakıldı. Bu gerekçe yeni değil, ama doğru da değil” dedi.
“Kaçak mı? Ben imzaladım!”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın “planlarda otopark olmayan alana yapılmış, kaçak konumda” açıklamasına ise Özfatura net yanıt verdi. Belediyenin kendi yaptığı yapıya ‘kaçak’ denemeyeceğini söyleyen Özfatura, “Bu tür yapılarda ruhsat yetkisi Büyükşehir Belediye Başkanı’ndadır. Ben imzaladım. Belediyenin yapısına kaçak denir mi?” diye konuştu.
Özfatura, eğer teknik ya da hukuki bir eksiklik varsa bunun düzeltilebileceğini vurgulayarak, “En kolay cevap ‘kaçak’ demek. Asıl soru şu: Bu yapı İzmir’e faydalı mı? Evet. O zaman çözüm üretmek gerekir” ifadelerini kullandı.
“Çürük olduğunu sanmıyorum, çözüm var”
Otoparkın dayanıksız olduğu iddialarına da mesafeli yaklaşan Özfatura, bilimsel bir değerlendirme yapılması çağrısında bulundu. Üniversiteler, meslek odaları ve esnaf temsilcilerinin dahil olacağı bir etütle karar verilmesi gerektiğini söyleyen Özfatura, “Güçlendirme gerekiyorsa yapılır, teknik olarak her şeyin çaresi var. Ama ne olursa olsun orada otopark şart” dedi.
Özfatura, ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde esnafın da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Birçok insan oradan ekmek yiyor. Hele sosyal belediyecilik vurgusu yapılırken bu kadar duyarsız olunmamalı” sözleriyle açıklamasını tamamladı.



