Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultayı davasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan dava çerçevesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, tedbirli mutlak butlan’ kararını aldı. Bu karar çerçevesinde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verildiği öğrenildi.
Karının ardından yaklaşık 5 saat süren olağanüstü CHP MYK toplantısı sona erdi. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özgür Özel, mutlak butlanla ilgili olarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Bizim suçumuz CHP’yi birinci parti yapmak”
Bu yaşananların demokrasi için kara bir gün olduğunu söyleyen Özel, “Biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca ne yapacağımızı açık açık paylaşarak il il gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Biz dedik ki o delegeyi biz ikna etmeyeceğiz. O delegeyi kurultaya yollayan oğlu, torunu, eşi, berberi ikna edecek. Ben delegelerimizle konuşurken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Biz onların vicdanına güvendik. Biz esas çomağı orada soktuk. Ne bizim suçumuz? bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AK Parti’yi ilk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak. Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim ne kurultayı kazanmamızı da hazmetti. Bir diğerleri ne yerel seçimi kazanmamızı hazmetti. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular.” dedi.
“Konforlu muhalefet koltuğunu reddediyorum”
Açıklamalarına devam eden Özel, “Bize sağdan soldan Ekrem’i, mücadeleyi bırak. Ankara’ya dön, Ankara merkezi siyaset yap. Partinin başında otur. Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli, muhalefet liderliği koltuğu. Ben bu koltuğu reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Saray’ın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam kimse oturmamalıdır. Bu millet kendisine rağmen kimseyi o koltukta oturtmaz. Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife, işbirliği teklifine hayır diyerek. Doğru bildiğimiz yolda bugüne geldik biz. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu darbe; 19 Mart’ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs’ta da geleceğin iktidar partisine yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru milletir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir.” ifadelerini kullandı.
YSK ve Yargıtay vurgusu
“YSK’ya başvuru yapacağız., Yargıtay’a yaptığımız tedbirin durdurulması başvurusu en hızlı şekilde ele alınarak YSK’nin görev ve sorumluluk alanına, siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay’ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye’yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz.”
“Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayız!”
Mücadele mesajı veren Özel, “Öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Önümüzde mahkeme kararını YSK nasıl yorumlayacak, hangi hükümlerini tenzil edecek göreceğiz. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir, zoru görünce kaçanı, bayrağı birinin istediği gibi sallayanı haz etmez. Her şartı zorlayacağız. Elimizdeki bayrağı bırakmayacağız. Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayız.” dedi.
“Kılıçdaroğlu aradı dönmedim!”
Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediği hakkında da konuşan Özel, “Bu gece Türkiye demokrasisi açısından bir kara gündür. Ancak bu bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüşmüştür. Bunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Elbette bir yanda butlan toplumdan verilmeyen destek, boş bir sokak, telaşlı muhterisler, çarpık açıklamalar; bir tarafta partisine sahip çıkan, demokrasiye sahip çıkanlar. Ve bu Ankara değil, sadece 81 ilde her yerde sokağa taşan yürüyüşler yapan demokratlar. Özellikle şu ana kadar bu hukuksuz karara istisnasız tepki gösteren tüm siyasi partilerin tamamı telefon açtı. Dönemediklerim var, birkaç tane. Bu açıklamadan sonra kendilerine döneceğim. Sayın Kılıçdaroğlu’nun AK Parti yargısı eliyle koltuğa döneceğini hayal bile etmek istemem. Bu gece bu psikoloji içinde o telefona dönmenin manası olmaz. Bu telefon o kararla uzlaşmaysa öyle bir şey olmaz. Elbette bir şekilde telefonuna dönülecek. Bir butlan kararını meşru görmesini beklemesini beklemem. Ben genel merkezdeyim. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz.”



