Pamukkale Belediyesi, sadece rutin belediyecilik faaliyetleriyle değil, kentin tarihi ve kültürel hafızasını koruma hamleleriyle de adından söz ettiriyor. Zamana ve bakımsızlığa yenik düşerek yok olma tehlikesi yaşayan Denizli’nin geleneksel mimari dokusunun en önemli simgelerinden Tarihi Konak (Abalı Evi), belediyenin başlattığı titiz restorasyon projesiyle geleceğe aktarılıyor. Yapının iç kısımlarındaki restorasyon çalışmaları büyük oranda tamamlanırken, ekipler çevre düzenlemesi ve iç mekan detayları için son rötuşları yapıyor.
Zamana Direnen Ahşap Mimari Korundu
Yılların yorgunluğunu taşıyan asırlık konağın aslına uygun olarak ayağa kaldırılması için uzman ekipler adeta iğneyle kuyu kazdı. Projenin öne çıkan detayları ise şöyle şekillendi:
-
Orijinal Dokuya Tam Sadakat: Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onaylı proje doğrultusunda, binanın asırlık ahşap işçiliği ve taş mimarisi tamamen muhafaza edildi.
-
Sosyal ve Sanatsal Hayata Can Suyu: Fiziki dönüşümünün ardından tarihi konak atıl bir bina olarak kalmayacak. Kentin sosyal, sanatsal ve kültürel hayatına yön verecek yaşayan bir merkez olarak kapılarını açacak.
-
Son Rötuşlar Yapılıyor: İç restorasyonu biten binada şu sıralar tarihi merkezin çehresini değiştirecek estetik peyzaj, çevre ve iç tasarım detaylarına odaklanılmış durumda.

Başkan Ali Rıza Ertemur: “Yıkılmak Üzereydi, Yaşayan Bir Kültür Merkezine Dönüştürdük”
Çalışmaların ilerleyişini yerinde inceleyen ve yetkililerden bilgi alan Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, kent hafızasını korumanın yerel yönetimlerin en temel sorumluluğu olduğunu vurguladı. Başkan Ertemur, şunları söyledi:“Pamukkale’mizin köklü geçmişini simgeleyen bu kıymetli yapıyı ayağa kaldırma sözümüzü tutmanın gururunu yaşıyoruz. Göreve geldiğimizde maalesef yıkılma ve yangın tehlikesiyle karşı karşıya olan, yılların yorgunluğunu taşıyan asırlık Abalı Evi’nde artık sona geldik. Yapının orijinal dokusuna en ufak bir zarar vermeden iç restorasyonunu büyük oranda tamamladık. Şimdi ise çevre ve iç düzenlemeleriyle burayı yaşayan bir merkeze dönüştürüyoruz.Amacımız sadece fiziki bir binayı kurtarmak değil; burayı geçmişimizin motiflerini, geleneklerini ve değerlerini yaşatacağımız, hemşerilerimizin buluşma noktası olacak canlı bir kültür merkezi haline getirmek. Geleceğin Pamukkale’sini inşa ederken, köklerimizle olan bağımızı asla koparmayacağız. Tarihi değerlerimizi hayatın tam merkezine entegre etmeye devam edeceğiz.”



