Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Turizmcilerden Danıştay kararına sert tepki: “Aynı turiste hizmet edene farklı vergi olmaz”

Turizm amaçlı kiralanan konutlarla ilgili Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı, turizm sektöründe tartışma yarattı. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, kararın sektörde rekabet eşitsizliği oluşturduğunu savunarak, aynı turiste hizmet veren işletmeler arasında farklı vergi uygulamalarının adaleti zedelediğini söyledi.

Turizm amaçlı kiralanan konutlarla ilgili Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı,

Danıştay’dan dikkat çeken karar

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 24 Ocak 2025 tarihli genel yazısında, turizm amaçlı kiralanan konutlardan elde edilen gelirlerin ticari kazanç sayılması ve bu faaliyetlerin KDV ile gelir vergisine tabi tutulması gerektiği belirtilmişti. Bu kapsamda çok sayıda mülk sahibine geriye dönük vergi yükümlülüğü ve cezalı tarhiyat uygulanmıştı.

Ancak Danıştay 3. Dairesi, 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla söz konusu düzenlemenin bazı bölümlerinin yürütmesini durdurdu. Kararda, konut kiralamalarının ticari faaliyet sayılabilmesi için otel, apart veya pansiyon işletmeciliği gibi organizasyon yapısına sahip olması ve kahvaltı, günlük temizlik gibi ek hizmetler sunması gerektiği vurgulandı.

Bu kararla birlikte kısa süreli turizm amaçlı konut kiralamalarından elde edilen gelirler yeniden Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) kapsamında değerlendirilirken, KDV ve ticari kazanç vergilendirmesinin dışında bırakılmış oldu.

İşler: “Bu sadece vergi değil, adalet meselesidir”

Kararı değerlendiren Mehmet İşler, konunun yalnızca vergi boyutuyla ele alınamayacağını belirterek şu görüşleri dile getirdi:“Danıştay kararına saygılıyız. Ancak aynı işi yapan, aynı turiste hizmet veren bir işletmenin tüm vergilere ve denetimlere tabi tutulurken, diğerinin bunlardan muaf olması ne rekabete ne de adalete uygundur. Bu sadece vergi meselesi değil, Türkiye turizminin geleceğini ilgilendiren bir rekabet ve adalet meselesidir.”

İşler, otellerin konaklama vergisi, KDV, kurumlar vergisi, SGK ödemeleri ve çeşitli denetim yükümlülükleri altında faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, kısa dönem kiralamaların aynı müşteri kitlesine hizmet vermesine rağmen farklı kurallara tabi olmasının sektörde rahatsızlık yarattığını ifade etti.

“Dünya tam tersini yapıyor”

Kısa dönem konut kiralamalarının birçok ülkede daha sıkı düzenlemelere tabi tutulduğunu belirten İşler, dünyanın önemli turizm merkezlerinden örnekler verdi.

Barcelona’nın binlerce turistik konut ruhsatını iptal etme sürecini başlattığını, Amsterdam’ın yıllık kiralama gün sınırı uyguladığını, Paris’in kayıt zorunluluğu ve ağır yaptırımlar getirdiğini hatırlatan İşler, New York, Floransa ve Venedik gibi şehirlerde de benzer kısıtlamaların uygulandığını söyledi.

İşler, “Dünyanın hiçbir ciddi turizm destinasyonu otellerle kısa dönem kiralamalar arasında kuralsız bir rekabet istemiyor. Çünkü bunun sonucu kayıtlı ekonominin küçülmesi ve kamu gelirlerinin azalmasıdır” dedi.

“Ayrıcalık değil eşit şartlar istiyoruz”

Turizm sektörünün ayrıcalık talep etmediğini vurgulayan İşler, tüm işletmeler için eşit kurallar uygulanması gerektiğini belirtti.

“Aynı hizmeti veren herkes aynı kurallara tabi olmalı. Aynı müşteriden gelir elde eden herkes aynı sorumlulukları taşımalı. Turizm gelirinden pay alan herkes ülkenin tanıtımına ve kamu maliyesine aynı ölçüde katkı sunmalıdır. Aksi halde ortaya çıkan durum rekabet değil, ayrıcalıklı bir ticaret modeli olur” ifadelerini kullandı.

İşler, sektör temsilcileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla hem turizmin sürdürülebilirliğini hem de adil rekabet ortamını koruyacak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.