Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan destek programında, “İstanbul Finans Merkezi ile ilgili düzenlemeler”, “Küresel şirketlere vergi kolaylığı sağlanması”, “İmalatçı ihracatçı ile ihracatçılara kurumlar vergisi oranının indirilmesi”, “Yurt dışında yaşayan kişilerden Türkiye’ye gelenlere vergi muafiyeti sağlanması”, “Yurt dışı hizmet ihracatında indirim oranı değişikliği” ve “Yurt dışı varlık barışı” başlıklarıyla yeni düzenlemeler yer alıyor. Bu düzenlemelere göre yüzde 20 olarak uygulanmakta olan kurumlar vergisi oranı imalatçı ihracatçılara yüzde 9, genel ihracatçılara ise yüzde 14 seviyesine çekiliyor. İstanbul Finans Merkezi’ne (İFM) taşınacak şirketlere 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlanırken, transit ticarette vergi oranı sıfıra indiriliyor.
İHRACATÇI VE DÖVİZ KAZANDIRAN SEKTÖRÜZ
ETİK Başkanı Mehmet İşler İmalat ve ihracat sektörlerine sağlanan kurumlar vergisi avantajlarını son derece kıymetli ve olumlu bulduklarını, ancak ülkeye en çok döviz kazandıran turizm sektörünün bu çerçevede değerlendirilmemesine, üzüldüklerini söyledi. Mehmet İşler; “ Türkiye turizmi 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar gelir ve 63 milyon 941 bin ziyaretçi ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Hizmet üreten ve bunu dövizle satan anlamında en büyük ihracatçı konumuna geldi. Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar sağlarken, stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Cari açığı azaltan, ülkeye döviz kazandıran ve geniş kapsamlı istihdam yaratan turizm sektörünün hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor ve yıllardır bunu vurguluyoruz.”
KDV MUAFİYETİ VE YEŞİL PASAPORT
“Turizm sektörü en çok döviz girdisini sağlayarak görevini fazlasıyla yaparken, maalesef, beklediği desteği görememektedir. KDV muafiyetinden yararlanamamakta, vergi indirimlerinden ayrı tutulmaktadır. Turizmci, yurtdışında kapı kapı dolaşıp ülkesine ve sektöre sürekli ve daha fazla kazanç sağlamaya çabalarken, vize zorluklarına boğulmakta, kendisine, işini kolaylaştıracak bir yeşil pasaport çok görülmektedir. “

HAYATİ DESTEĞİN TAM ZAMANI
“Ülke ekonomisine kazandırdığı döviz ve vergi, kendisinin dışında 60 yan sektörü çalıştırması, sağladığı istihdam ve diğer faydalar ile göz ardı edilmemesi gereken turizm sektörü 2026 yılına maalesef jeopolitik gelişmeler ve İran İsrail ABD çatışmalarının olumsuz etkileriyle yüzde 40’lara varan eksilerle başlamıştır. Turizm sektörü desteklenmesi gereken en zorlu dönemlerden birini yaşamaktadır. Bu bizim dünya ile rekabet ve sürdürülebilirlik açısından beklediğimiz hayati bir destektir. Yüksek finansman maliyetlerinin ve maliyet baskılarının aşırı olduğu bir dönemde, turizme sağlanacak KDV muafiyeti ve kurumlar vergisi desteği sektöre can katacak, krizlere karşı direncini artıracak ve yatırımların devamlılığını sağlayacaktır. Turizm sektörü Türkiye’nin dünyaya açılan penceresidir. Döviz kazandıran diğer sektörlerle birlikte dengeli şekilde desteklenmelidir. Bu ülke ekonomisinin gücünü arttırırken, turizmcinin moralini yükseltecek ve dünyadaki rakipleriyle mücadelesinde yalnız olmadığını hissettirecektir. Turizmciler olarak, turizm sektörünün hizmet ihracı yapan ve yüksek döviz girdisi sağlayan bir sektör olarak değerlendirilmesini ve vergi teşviklerinden yararlandırılmasını talep ediyoruz” dedi.



