Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi. Sağlık sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğruyol, 2025 yılının sağlık çalışanları açısından ekonomik, mesleki ve güvenlik yönünden kayıplarla geçtiğini ifade ederek, uygulanan sağlık politikalarının çalışanları ve halk sağlığını olumsuz etkilediğini dile getirdi.
“Sağlıkta Şiddet Bitmedi, Önlem Alınmadı”
Doğruyol, sağlık çalışanlarının hem ekonomik hem de güvenlik açısından korunmadığını söyledi. Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik somut adımlar atılmadığını vurgulayan Doğruyol, X-ray cihazlarının tek başına çözüm olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Sağlıkta şiddeti önleyeceğiz deniliyor ama hiçbir gerçek tedbir alınmıyor. Hastanelere X-ray cihazı koymakla güvenlik sağlanmıyor. Çünkü oradaki özel güvenliğin arama yetkisi yok. Bu durumda X-ray cihazlarının da bir anlamı kalmıyor.”
Formalar Var Denildi, Ortada Yok
Sağlık çalışanlarının tek tip forma uygulamasına da değinen Doğruyol, uygulamanın plansız ilerlediğini ifade etti. 1 Ocak 2026 itibarıyla dağıtılacağı açıklanan formaların hâlâ ortada olmadığını belirten Doğruyol, “1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla formaların tüm sağlık çalışanlarına ulaştırılacağı ve giymeye başlayacakları ifade edilmişti. Ancak 2026 Ocak ayının yarısına geliyoruz. Şu an itibarıyla sağlık çalışanlarına ulaştırılmış olan bir forma yok. Ana renk dayatması anlaşılır gibi değil. Elbette vatandaş sağlık çalışanını ayırt edebilmeli ama bu uygulama birçok soru işaretini beraberinde getiriyor” dedi.
Şehir Hastanelerine Milyarlar, Kamu Hastanelerine Yok
Sendika olarak şehir hastanelerine karşı olduklarını bir kez daha dile getiren Doğruyol, onlara ayrılan bütçeye de dikkat çekti.Doğruyol, 2025 yılında bu hastaneler için 125 milyar TL harcandığını, 2026’da ise bu rakamın yaklaşık 200 milyar TL’ye çıkarıldığını söyledi.
“Bu parayla 81 ilde eğitim araştırma hastaneleri yapılabilirdi” diyen Doğruyol, sağlık sisteminin özelleştirme yönünde ilerlediğini savundu.Doğruyol,” gerçekten çok büyük bir para. Sağlık harcamalarımızdaki payı da çok fazla miktarda arttı. Sağlık Bakanımızın açıklamasına göre 2024 yılında özel hastanelerin payı yüzde 27’ye ulaşmış ilk kez; özel hastanelerin sağlık harcamalarındaki payı. Bu da çok önemli bir rakam.”dedi.
Kurşun Yeleğe Hasta Raporu Yazıldı
Doğruyol’un en çarpıcı açıklamalarından biri ise sağlık sistemindeki çarpıklığı gözler önüne seren kurşun yelek örneği oldu. Doğruyol, “Sağlık politikaları olarak maalesef özelleştirmeye doğru gidiyoruz. Zaten bunu hep beraber biliyoruz. Bir hastanemizde kurşun yeleğin röntgeni çekildi ve yeleğe hasta gibi rapor yazıldı. Kurşun yeleklerin de yılda bir falan filmleri çekilerek işte radyasyon geçirip geçirmediği kontrol ediliyormuş. Mevzuat bu şekildeymiş. Yani oradaki bir kurşun yeleğe yazılmış olan rapor sistemin ne kadar akıldışı bir noktaya geldiğini gösteriyor. O rapor, sağlık sisteminin geldiği vahametin belgesidir.”
“Sağlıkta Geri Gidiyoruz”
Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğruyol, bu merkezlerin yeterince tanıtılmadığını, buna karşın çalışanlara hafta sonu mesaisi dayatıldığını söyledi.Doğruyol, “Sağlıkla ilgili konularda geri geri gidiyoruz. Mesela birkaç gün önce yine Sağlık Bakanlığı bir yazı yayımladı. Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde psikolog, çocuk gelişimci, işte sosyal çalışmacı gibi branşlar. Vatandaş bu merkezlerin varlığından bile haberdar değil. Bakanlık tanıtmak yerine oradaki arkadaşlarımıza cumartesi mesaisi dayatılıyor. Bu ‘ben yaptım oldu’ mantığından Sağlık Bakanlığı’nın mutlaka arındırılması gerekiyor” dedi.
Cumhuriyet’in İlk Yıllarına Övgü
Cumhuriyet’in ilk dönemlerindeki sağlık politikalarını örnek gösteren Doğruyol, sağlık evi ebeleri ve Hıfzıssıhha kurumlarının önemine dikkat çekti.Doğruyol,” Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulmuş olan Hıfzıssıhhalar. Bizim aşılarımız üretiliyordu, Hıfzıssıhhalarda bizim ileri tetkik ve tahlillerimiz yapılıyordu. Hıfzıssıhhaların hepsini kapattık. Pandemi döneminde dünyadan aşı dilendik. O kurumlar kapatılmasaydı bugün çok farklı bir noktada olurduk” dedi.
112 Acil Siyasetten Arındırılmalı
112 Acil Servis hizmetlerinin asli görevinden uzaklaştırıldığını belirten Doğruyol, ambulansların siyasi taleplerle kullanıldığını öne sürdü: “112 ölüm riski olan vakalara gider. Ama siyasi yakınlar için şehirler arası ambulans tahsisi yapılıyor. Bu kabul edilemez. Bir bölgede ambulansı çekerseniz, başka bir vatandaşın hayatını riske atarsınız.”
“Planlama Siyasetten Kurtulmalı”
Bozyaka ve Karşıyaka hastanelerini örnek veren Doğruyol, hastane planlamalarının siyasi tercihlerle yapıldığını savunarak, “Bu plansızlıkların önüne geçilmesi lazım. Sonuçta bu kamu hizmeti, devlet hizmeti.Siyasetin arka bahçesi olmamalı. Bozyaka Hastanesi ile ilgili, İzmir olduğu için söylüyorum arkadaşlar, defalarca uyardık. ‘Kardeşim hastaneyi tümden yıkmayın, bir blok vardı orada, bu blok hizmet versin’ dedik. İnatla hastaneyi yıktılar. Niye? O bölgede güzel hastaneler yapılacağı iddiasıyla yıktılar. Diğer türlü o hastaneyi yıkmazlardı. Buca’ya hastane yapılacağını söylüyorlar. Yapılsa bile en az 5 yıl. Bak söylüyorum. Karşıyaka Devlet Hastanesi yıkıldığında da ‘yapacağız’ dediler. Kaç yıl oldu? 13–14 yıl oldu. 17 yıl oldu. 17 yıldır hastanenin yeri boş duruyor. Yani poliklinik yapıyorlar, ne yaptıkları belli değil. Yani buradaki planlamaların maalesef siyasetten kurtulması lazım.” ifadelerini kullandı.
