Cezaevinden mektup: “Onurlu bir duruş sergilediler”
Programda Can Atalay’ın cezaevinden gönderdiği mektup da okundu. Atalay, mektubunda Gülizar Biçer Karaca ve Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in, Anayasa Mahkemesi kararını TBMM Genel Kurulu’nda okumalarını “onurlu bir duruş” olarak nitelendirdi.
Atalay,mektubunda şu ifadelere yer verdi:”Sayın Gülizar Biçer Karaca’yı selamlıyorum. Sayın Karaca ve Sayın Sibel Suiçmez anayasanın çiğnenmesine araç edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onurlu bir duruş sergilediler. Görevini yapmanın bile büyük cesaret gerektirdiği ülkemizde bütün engellemelere karşın mecliste anayasa mahkemesi kararını okudular.Cesaretleriyle meclis tarihinde onurlu bir gelenek yarattılar.”
Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve dayanışma çağrısı içeren mektup salonda uzun süre alkışlandı.Duygusal anların yaşandığı bölümde katılımcılar, Atalay’a selam ve destek mesajlarını iletti.
Namık Kuyumcu: “Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz”
Kürsüye gelen Namık Kuyumcu, ülkede hukuk ve demokrasi mücadelesi veren çok sayıda ismin cezaevinde olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet tarihinin en vahim dönemlerinden birini yaşıyoruz” dedi.
Kuyumcu, dayanışma ve birlikte mücadele mesajı vererek, “Bugünleri hep birlikte aşacağız” ifadelerini kullandı.
Karaca’dan çarpıcı açıklamalar: “Biz görevimizi yaptık”
Gecenin en dikkat çeken konuşmasını yapan Gülizar Biçer Karaca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili olarak Anayasa Mahkemesi kararını okutma sürecini ayrıntılarıyla anlattı.
Karaca, CHP’nin Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırdığı gün kararı okutmayı planladığını ancak oturumu yönetme yetkisinin değiştirildiğini belirterek, “O gün okutamadım ama vazgeçmedim. Bir fırsat kolladım” dedi.
Kararı okuturken herhangi bir “kahramanlık” hedeflemediğini vurgulayan Karaca, “Bu bir cesaret gösterisi değil, anayasal bir görevdi” ifadelerini kullandı.
“Anayasa Mahkemesi kararı bağlayıcıdır”
Karaca, Anayasa’nın 153. maddesine dikkat çekerek, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını bağladığını hatırlattı.
“Eğer bu bir hukuk devletiyse, yapılması gereken belliydi. Bunu yapması gereken aslında Meclis Başkanı’ydı. Yapılmadıysa, Meclis Başkanvekili olarak ben gereğini yerine getirdim” dedi.
Karaca, seçilmiş bir milletvekilinin iradesinin yok sayılmasına sessiz kalamayacaklarını vurgulayarak, “Biz anayasaya baktık, siyasi kimliğe değil” diye konuştu.
“Yasama organı yürütmenin aparatı olamaz”
Konuşmasında sert mesajlar veren Karaca, yasama organının yürütmenin aracı haline getirilmesine itiraz ettiklerini belirtti.
“Biz o kararı sadece Can Atalay için değil; Hatay halkının iradesi, yoksulların ve kimsesizlerin hukuk mücadelesi için okuduk” diyen Karaca, Meclis’in tarafsızlığına ve anayasal sorumluluğa dikkat çekti.
Karaca ayrıca, kararın okutulmasının ardından kendisine yönelik eleştiriler yapıldığını belirterek, “Ben 600 milletvekilinin Meclis Başkanvekiliyim. Anayasal zorunluluk gereği tarafsızım. Biz partiye değil, hukuka bakarız” dedi.
“Hukuk yoksa özgürlük de yok”
Yargı süreçlerine ve son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Karaca, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin zedelendiğini savundu.
“Artık mesele sadece bir kişi meselesi değil. Anayasal güvence altında olması gereken temel hak ve özgürlükler tartışma konusu haline getiriliyor. Özgürlüğe açılan kapı hukuktur” ifadelerini kullandı.
Karaca, mücadele mesajıyla konuşmasını tamamladı:
“Bizler anayasa demeye, hukuk demeye, demokrasi demeye devam edeceğiz. Korkmayacağız, korkutamayacaklar.”
Şiirlerle özgürlük vurgusu
Sanat ve edebiyatın da yer aldığı gecede şairler sahneye çıkarak özgürlük temalı şiirler okudu. Katılımcılar dayanışma ve umut mesajları verirken, etkinlik çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.



