http://www.wannawatches.com
Egeyön Haber

Mimar Süleyman Boz anlattı; “Denizli yerinde sayıyor”

Eski Mimarlar Odası Başkanı Süleyman Boz Ahmet Deda’nın sunduğu Eski Taç Ev Söyleşileri programının konuğu oldu.
Denizli’deki tarihine, tarihi yapılarına, Denizli’deki turizme ve sağlık turizmine kadar birçok konuya değinen Süleyman Boz, yapılan yanlışları ve çözüm yollarını anlattı.

‘Denizli yerinde sayıyor’  Eski Mimarlar Odası Başkanı Süleyman Boz ‘televizyona çıkan sivil toplumlardakilere, belediye başkanlarına, valilere öyle güzellemeler yapıyorlar ki. Biz bir şey değiliz. Biz bir şey olmadığımızı bilelim, bundan rahatsız olalım ki daha güzelini yapmaya çalışalım’ dedi.

*Denizli eski yapısıyla, Derin izleriyle turizme hazır mı?

Biz şuanda tarihsel yapısıyla harika, tarihi bir yerdeyiz. Eski Taç Evdeyiz. Eski Meseret Sokak hemen yanımızda, Denizli Belediyesi, Tarihi Delikli Çınar meydanı hemen yanımızda. Denizli’yi Tarihsel olarak belirleyen bir noktadayız biz.  Ama Denizli’yi sadece bu mu belirler? Denizli’yi üretimi belirle. Üretim deyince tekstil akla gelir ama tarihte daha önce Denizli’de ipekçilik çok önemliydi. Denizli tarihte, Osmanlı’da, Selçuklu’da bile önemliydi. Ahi Sinan vardır, Ahi Evran’ın öğrencisi. Denizli’de tabak, tabakçılık, debbahçılık çok önemliydi. Nedir tabakçılık? Deriyi işleyerek kullanılır hale getirmek. At koşumları, silah kılıfları, kemerler, ayakkabı, giysi gibi yerlerde kullanılan, deriyi işlenir duruma getirenlere debbah denir. Ve bunu da Selçuklu Döneminden beri Osmanlının kuruluşundan beri Ahiler yapıyordu. Denizli tabakanesi de Osmanlı Döneminde ve Cumhuriyetin zamanlarında. Yerli dokulamarımız var. Bunlarda da ünlü ilçelerimiz Babadağdır, Buldandır, Tavas Kızılcabölüktür. Buldan’ın yerli dokumaları, elişleri, Babadağ’ın ham dokumaları bezleri, Kızılcabölüğün tekstil ürünleri dünyaca ünlüdür. Denizli anlatmakla bitmez. İçinden. Menderes geçer, madenleri, tarımı gibi.

*Yıllarca o bölgede dericilik yapmış insanlar. Biz o bölgeyi turizm açısından neden kazanamadık?

7T PROJESİ

Denizli’de Nihan Zeybekci’nin başkanlığı döneminde çok güzel bir proje hazırlanmıştı. Uzun araştırmalar, bilimadamları, sivil toplum örgütleri, ticaret odası, sanayi odası katılımıyla. ‘7 T Projesi’ydi adı. Bu projenin içinde turizm vardı, tekstil vardı, tarım vardı, ‘T’ ile başlayan sektörler vardı. Bu sektörler Denizli’nin ana karakterini belirtiyor. Burada Nihat Bey’in, bizim yıllardır bir endişemiz ve rahatsızlığımız vardı, Denizli’nin rahatsızlığıdır bu. Pamukkalesiyle, 52 adet antik yerel yerleşimleriyle Denizli bir cazibe merkezi, turizm merkezi. Denizli merkezine neden turist sokulamıyor? Turizm gelirlerinden, dövizden ve sosyal kültürel gelişmelerden Denizli neden inkişaf edemiyor, gelişemiyor? Bu Nihat Bey’e de dert oldu, bize de dert oldu. Denizlililerin ana derdi budur. Türkiye’yi bile bazı sıkıştığı durumlardan turizm gelirleri kurtarır dövizle.

Turistler gezerler, dolaşırlar akşam oldu mu kent merkezine gelirler. Kent merkezlerinde güzel mekanlarda otururlar, yerler, içeler. Oraya para bırakırlar, kültür bırakırlar, dostluk bırakırlar. Nihat bey bunu çok iyi idrak etmiş bir kişi. Ben ona da söyledim ondan sonraki bir belediye başkanlarına da söyledim, Denizli kent merkezinde öyle bir doku yapılmalı ki, öyle bir tasarım yapılmalı ki Denizli’nin yerel değerlerinin sergilendiği, geleneksel bir şekilde düzenlenen, alışveriş yapılabilecek, birçok kültürel ürünlerimizin satılabilecek bir odak oluşturulması lazım. Bu odak tabakhane değildir.

Nihat Bey danışma kurulu toplardı ayda 2 kez. Şimdi Osman Bey’in de yapmasını istiyorum ancak Osman Bey hiçbir müşaverede bulunmuyor nedense. Sivil toplum örgütlerini, Dernek başkanlarını toplayarak kent üzerinde konuşturması lazım.

*Osman Zolan göreve geldiğinden bu yana Nihat Zeybekci’nin yaptığı kent söyleşilerini ve danışma kurullarını yapmadı mı?

“DENİZLİ’DE DELİKLİ ÇINARDAN BAŞKA HALA BİR KENT MERKEZİ OLUŞTURULAMADI”

Yapmadı. Neden yapmıyor, yapamıyor mu o kısmı siz gazetecilerin işi. Ama bunun yapılması lazım. Tabakhane neden aktif hale gelmedi. Biz buna animasyon diyoruz, canlandırma diyoruz.

Dünyanın her yerinde iş yerleri ile sosyal, kültürel faaliyetlerin yapıldığı mekanlar farklıdır. Kent merkezleri yaşama merkezleridir. Denizli’de Delikli Çınardan başka hala bir kent merkezi oluşturulamadı.

*Birçok tarihi ev vardı Denizli’de, kimi yakıldı, kimi yıkıldı. Neden bunları yaşanabilir hale getiremedik, neden koruyamadık?

“DÜNYA, OSMANLI’DAN TÜRKLERDEN KALAN TARİHİ ESERLER KORUNMUŞ, BİZ KORUYAMIYORUZ”

Sadece Denizli’de, Türkiye’de değil Dünyanın birçok ülkesinde Osmanlı’dan Türklerden kalan tarihi eserler korunmuş ama biz koruyamamışız. Daha çok da Denizli’de koruyamamışız. Denizli’de nedense tarihi, kültürel mirasa sahip çıkılmamış. Denizli’de hala 10 yıllık yapıya eski bina derler. Türkiye ekonomisi de bu yık, yap, satçılıktan büyük yara alıyor ve paramız değer kaybediyor. Beton, bina, otomobil bir zaman yatırım aracıydı. Bunların yatırım aracı olmaktan çıkarılması lazım. İhtiyaç olması lazım. İstanbul’a bakıyoruz her yerde gökdelen. İçinde oturan var mı, yok. Alıyorlar değer kazandığında satıyorlar.

Ben mimarlar Odası’nın açılışında Osman Zolan’a dedim ki; ‘başkan hep aynı şeyler yapıyorsunuz. Kent yanlışları tekrar ederek büyüyor. Artık yeni şeyler söyleyip, yeni şeyler planlamak lazım. Eski Denizli evleri gibi dokular, adalar, sokaklar oluşsun. İçerisi akıllı evler, modern evler olsun ama dışardan bakınca gösterebileceğimiz, yeni şeyler, güzel şeyler yapalım’

‘Bunları oturalım, konuşalım, ben sizi çağıracağım’ dedi başkan. Ama biz hala bir araya gelemedik.

Denizli’de iradesizlik var. Koruma iradesi yok, iyiyi, yeniyi, daha iyi daha yeni, daha kullanışlı, daha estetik yapma iradesi yok. Para çok. O parayı nasıl kullanacağını bilmiyoruz ve Denizli’nin yeni kuşak gençleri Denizli’de yaşamak istemiyor. Neden bunları burada tutamıyoruz. Denizli’yi yönetenlere bunlar dert olmalı.

*Denizli Merkezdeki belediye başkanları avukat. Denizli’yi bir anlamda avukatlar yönetiyor. Pamukkaleye yılda 2-3 milyon turist geliyor.

Turizm meselesi takılmayacak gibi değil. Bunu Nihat Bey beceremedi, öncekiler beceremedi, Osman Bey beceremedi. Şeniz Hanım şu sokağı 3 yıldır yapamadı. Burada kimseyi eleştirmek kırmak değil amacımız. Amacımız, bu Denizli’yi bu hantallıktan kurtarıp Avrupa’nın da en modern, en müreffeh, en mamur şehirleri haline getirmek olmalı. Senin benim gibi eğitimli, tecrübeli insanlardan yararlanmalılar. Nihat Bey bunu yapıyordu mesela. Ben Denizli Valisini tanımıyorum şuanda. Denizli Valisi de İl ile ilgili arada bir toplanmalı. Hepsi sitelerde, korunaklı yerlerde.

Gazeteci dedin mi herkes ürküyor, yol değiştiriyor. Hele beni görünce yöneticiler yol değiştirir kesinlikle. Çünkü benim amacım yöneticileri rahatsız etmektir. Yöneticiler rahatsız olacak ki ona göre hareketlensin. Herkes korkuyor yöneticiyi rahatsız etmekten. Ben neden korkayım ki.

*Bu şehir sağlık turizmiyle ilgili nasıl olmalı? Türkiye’de 7 il var sağlık turizmine dahil olan. Ama Denizli yok. Neden yok?

Hala Arif Akşit döneminden Pamukkale’ye termal merkez yapacaktık. Güzel mimarisiyle, dokusuyla, alışveriş sokaklarıyla. Başka ülkelerde ufacık kasabalarda termal olayı var. Bizde bir Afyonda düğümde var, o da tam değil. Afyon bizden sonra başladı, biz Karahayıt’ı modernleştiremedik, geliştiremedik. Denizli hala yerinde sayıyor. Bakarsan televizyona çıkan sivil toplumlardakilere, belediye başkanlarına, valilere öyle güzellemeler yapıyorlar ki. Biz bir şey değiliz. Biz bir şey olmadığımızı bilelim, bundan rahatsız olalım ki daha güzelini yapmaya çalışalım.

*Sağlık turizminde biz neden yokuz? Neden iyi bir yerde değiliz? Eğer 3 milyon turist geliyorsa bunun kaç tanesi 10 gün kalıyor Denizli’de?

Bu konuyla ilgili iki tane belediye başkanına iki tane proje götürdüm. Birisi ilçe belediye başkanıydı, biriside merkezdeki belediye başkanlarımızdan birisinin yardımcısı. Ben anlattım bunu. Hatta projelerden birinden ilişkileri de kurdum. Otellerin rezervasyonunu, belediye başkanları ile ilişkiler, hatta iki tanede sıkıştırılmış çöp kamyonu verecekti. Bir hafta kala belediye başkanı iptal etti uçak rezervasyonlarını, otel rezervasyonunu. Parasını da biz vermiştik. ‘Bu benim siyasi geleceğime zarar verir’ dedi. Sonra o belediye başkanı ikinci dönem kazanamadı.

Projeyi şimdiki belediye başkan yardımcısına anlattım. Yaşlılar gelecek buraya. Burada 3 ay yaşayacak, farklı mekanlarda. Buradan belli sayıda yaşlılar gidecekler orada yaşayacaklar. Karşılıklı değişim olacak. Öğrenciler gidecek. Bunun yapılması lazım.

Yayla turizmi yapılması lazım. Burada Süleymanlı Yaylası, Kefe yaylası çok önemli, Karahat’ın o termal potansiyeli çok önemli.  Benim önerimi kabul etmediler. Anlamadılar bile.

Bende gittim Aydın Efeler Belediyesine önerdim bunu. Efeler Belediyesi aldığı kredi ile enginar fabrikası yaptı. Enginar işliyor. Enginarın turşusu, tatlısı, konservesi ile gönderiyor. Avrupa’da şimdi Aydın enginarına sıraya giriyorlar. Kaynak yaratma bu işte.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ