Tralleis, Aydın’ın Helenistik/İyonya dönemindeki adı.
Luviler, Hititliler dönemindeki adı ise Atria…
Atria’nın tarihi İÖ 10000’li yıllara dek geri gidiyor. İÖ 4500’lü yıllardan sonra uygarlık yolunda göze çarpar adımlar atmaya başladı. Bilim, sanat, kültür, ekonomide parlayan yıldız oldu.
İÖ 8. Yüzyıl’da Trak ve İon topluluklarının bölgeye gelmesiyle yeni yerleşimler kuruldu. Bu yerleşimlerden biri Magnesia (Manisa), bir diğeri Nysa (Aydın-Sultanhisar’da) idi.
Luvilerin Toprak Ana inanç dizgesinin tanrısı Bakkhos, mitolojik anlatımlarda Nysa kentinde doğdu.
Tarım toplumuna geçişle ortaya çıkan Toprak Ana ya da Kibele Ana inanç kültürü, Batı Anadolu bölgesinde daha yoğun yaşandı. İnsanlar, evreni, dünyayı; dünyadaki toprakları, suları, havayı, canlıları yaratan, yöneten, besleyen, öldüren güçler olduğuna inanıyordu. Bu güçlerin başında Güneş geliyordu.
Güneş, sonbaharın sonlarında dünyayı ısıtmayı azaltmaya başlar. Toprak Ana soğuyan havalarda beslediği bitkileri, canlıları beslemeyi bırakır, uykuya dalar. Kaçınılmaz olarak kış uykusu yaşanacaktır. (Bu inanç anlayışı genelde Kuzey Kutbunda, Mısır, Sümer ve Luvi topluluklarında yeşerdi.)
Kış, sürgit kalamazdı. Güneşin toprağı yeniden ısıtması gerekirdi. Kışın sonu… Güneşin sıcaklığı geri dönünce toprak da uyanır. Ondan beklenen doğayı ve tüm canlıları uyandırmasıdır. Bunun için doğum gerekli… Doğum için tohum ya da dölleme/döllenme gerekli…
Toprak Ana’yı dölleme görevi Tanrı Bakkhos’undur. Bakkhos, Toprak Ana’yı döller. Toprak Ana döllenmiş bir yumurta yumurtlar. Kuluçkaya yatar. Kuluçka döneminde Güneş de cömertleşir. Yumurta çatlar. İçinden havada uçan, yeryüzünde gezen, suda yüzen, toprağa kök salan milyonlarca canlı doğaya saçılır.
Bahar başlangıcı doğum, üreme, yeniden doğuşun başlangıcı…
Bu olağanüstü olayı kutlamak gerek…
Bahar şenlikleri…
Şenlikleri düzenleme sorumluluğu da tanrı Bakkhos’un…
Bahar şenlikleri, 21 Mart… Nevruz/Yenigün… Balkanlardan Çin ortalarına dek yapılan yaygın kutlamalar…
Nevruz’u izleyen günlerde, doğumun simgesi temel besinlerden yumurtanın kutsandığı eğlenceler başlıyor; insanlar gerek birbirlerine, gerekse sunaklarda Kibele Analarına yumurta sunuyorlardı. Hıristiyanlık Roma’nın resmi dini olup kilise devlet gücüne yaslanınca, birçok düşünce, inanç; geleneğe, Hıristiyanlığa aykırı (pagan) denerek yasak kondu. Yumurta sunumu ve eğlenceleri de yasaklar içindeydi. Halk yasağa uymayıp köklü geleneğini bırakmayınca kilise U dönüşü yaptı. Geleneği kutsadı:
Paskalya Bayramı…
Bakkhos, Aydın-Manisa sınırları arasında Tmolos (Bozdağ) Dağı’nın Aydın-Sultanhisar ilçesi yamaçlarındaki Nysa (Nis) antik kentinde doğmuş, büyümüş, doğu topluluklarına uzun bir geziye çıkmış, dönünce tanrı olduğunu açıklamış, insanlara, üzümden elde ettiği bir içeceği de armağan etmişti:
Şarap…
Tanrı Bakkhos’un insanlara armağanı… Kutsal içecek, Tanrısal içecek, Hazreti İsa’nın kanı…
Binlerce yıllık Toprak Ana/Kibele Ana inancında kurban eti yiyen, kurban kanı içen, kurban postu giyene kurbanın gücünün geçtiğine inanılıyordu. Kilise, bu inancı da kullandı. İsa’nın bir sözünü dayanak yaparak ekmek ve şarap kutsandı. Papazların sunduğu ekmek parçasını yiyen ve şarabı içen Hıristiyanlara İsa’nın gücünün geçtiğine inanıldı.
Bazı Müslüman tarikat, cemaat yöneticileri, kara keçi postunda oturur. Postun, yöneticiye, ölen keçinin gücünü aktardığına inanılır. Oturacak postu olan yöneticiye, postnişin denir.
Toprak Ana’nın görevi doğurmakla bitmiyordu. Doğanlar beslenecek, büyütülecek, yavru ya da tohum vermesi sağlanacaktı.
Toprak Ana’nın görevleri genişlemiş ve şöyle belirlenmişti:
Doğurmak/Doyurmak/Bolluk ve Barış İçinde Yaşatmak…
İnsanların da Ana’larına karşı sorumlulukları ve görevleri vardı elbet:
Sunaklar, tapınaklar yapmak/Yakarmak/Adadıkları yiyecek içecekleri sunmak/Kurban kesmek…
Toprak Ana ya da Kibele Ana için en çok kutsal sunak ve tapınak, Batı Anadolu’da, özellikle İyonya bölgesinde yapıldı.
Tanrı Bakkhos’un görevleri de çoğaldı:
Toprak Ana^yı dölleme/Bahar başlangıç şenlikleri düzenleme/Şenliklerde içilecek şarabı hazırlama… Yetmedi:
Hasat kaldırma/Bağbozumu (Dithirambos) şenlikleri de görevlere eklendi.
Dithirambos şenlikleri, bahar şenlikleri kadar coşkulu, eğlenceli kutlanıyor; büyük gösteriler, yarışmalar düzenleniyor, ödüllü tiyatro oyunları sergileniyor, spor dallarında karşılaşmalar yapılıyordu. (Bakınız: Hasan Yiğit, Hierapolis/Kutsal Suların Kenti, Bulut Yayınları.)
Bakkhos’a inananların arasında kadın-erkek eşitliği vardı. Kadınlar, gerek erkeklerle ortak, gerekse kadınlar olarak eğlencelere katılıyorlardı. Eğlencelerde karşılıklı oyunlar oynanıyor, kutsal içki içiliyordu.
Kadın kadına eğlenen, özellikle bahar başlangıcında kırlara, dağlara çıkan, oyunlar oynayan, şarap içen özgür kadın topluluklarına Bakkha Kadın Alayları deniyordu.
Bakkhalardan günümüzde yaşayan çok zengin bir kültür kaldı:
Kadın-erkek karma semah dansları/Efe-zeybek-seymen oyunları…
Bakkhos kültü, Ege adaları, Trakya ve Yunan yarımadasına da yayıldı. Helen kültürü, Bakkhos adını değiştirdi: Dyonisos ortaya çıktı. Dyonisos eğlenceleri, tiyatroyu patlattı. Ege’nin iki yakasında on binlerce izleyiciyi alan görkemli açık hava tiyatro yapıları ortaya çıktı.
Toprak Ana/Kibele Ana inancı doğayla barışık ve doğal yaşamı sürdüren bir inanç dizgesiydi. Bu anlayış, İyonya bölgesinde birçok bilim ve sanat insanının ortaya çıkmasını tetikledi:
Thales, Aspasia, Homeros, Herodot, Hipokrat, Eusopos (Ezop, Sivrihisarlı), Heraklitos…
Heraklitos, Efesli. Diyalektik Felsefe’nin kurucusu büyük bilge…
Heraklit alnını
Yeşil gözlü zeytinliklerde akan
Suya eğdi ve dedi:
“Her şey değişip akmada,
Bu hâl beni hayran bırakmada.”
Heraklit, Heraklit, ne akıştır bu!… -Nazım Hikmet, Benerci Kendini Neden Öldürdü?
Gelecek yazımız: İyonya’nın Bakkha Kadınları… Okuyunuz. Hasan Yiğit.
Abone olunuz: YouTube hasanyigit



