2.Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali’nin lansman toplantısı Urla’da gerçekleştirildi. Festivalin tanıtım toplantısına, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ve basın mensupları katıldı.
Toplantıda, ilin tarımda sürdürülebilir üretim kültürü, gastronomi ve kültürel dönüşüm vizyonu paylaşılırken, festivalin bölge üreticisine ve kentin uluslararası tanınırlığına sağlayacağı katkılar vurgulandı.

Tanıtım toplantısında konuşan Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, zeytin hasadının başladığını belirterek üreticilere bereketli bir sezon diledi. Başkan Uslucan, “İkinci Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali basın tanıtımına hoş geldiniz. Bugün Urla’nın bereketli topraklarında yeni bir yolculuğa adım atıyoruz. Bu bölgenin ruhunu taşıyan zeytinimizin hasadına başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Zeytin bizim sabrın, direncin ve emeğin karşılık bulmuş hâlidir. Her damlası ve her tanesi kıymetlidir. Bu yüzden üretim süreci titizlik ister. Urla Ziraat Odası olarak üreticilerimiz, zeytinyağı üreticilerimiz ve tüketicilerimizi daha güçlü bir değerle buluşturmaktır. Hasat dönemimizin üreticilere bolluk, bereket ve helal kazanç getirmesini diliyor, toprağa emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.

BAŞKAN BALKAN:” URLA’YI AKDENİZ ÇANAĞINDA SÖZ SAHİBİ BİR MERKEZ HALİNE GETİRECEĞİZ”
Festival hakkında konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Urla’nın gastronomisi, sürdürülebilir tarımı ve kültürel mirasıyla geleceğin kent modeli olma yolunda hızla ilerlediğini söyledi. Başkan Balkan, “Bugün de, bu vizyonumuzun bir parçası olan festivalimizi ve kentimizin dönüşüm yolculuğunu paylaşmak için bir aradayız. Bu bereketli coğrafya, tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı ve bize çok renkli bir kültürel miras bıraktı. Üzümden enginara, zeytinden yöresel otlara, kınalı bamyaya kadar uzanan bu zenginlik, Urla’yı üretimin, ekolojik duyarlılığın ve çağdaş gastronominin merkezlerinden biri haline getirme sorumluluğunu da beraberinde getirdi. Bu noktada festivalimizin rolü daha da anlam kazanıyor. Amacımız yalnızca zeytinin köklü hikâyesini hatırlatmak değil; bu mirası bilimle, sanatla, kültürle ve uluslararası işbirlikleriyle zenginleştirerek geleceğe taşımak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Üreticimizin emeğini görünür kılmak ve Urla’yı Akdeniz çanağında söz sahibi bir merkez haline getirmek hedefindeyiz. Festivallerimiz, yaptığımız çalışmaların ve ortaya koyduğumuz üretimi gözler önüne seren önemli bir anlayıştır. Bu festival sadece eğlence değil toprağını alın teri ile sulayan emekçiden, geçimini buna bağlamış çiftçimize kadar uzanan bir festivaldir aslında” dedi.
“ATA’MIZIN VASİYETİNİ YERİNE GETİRİYORUZ”
Tarımsal faaliyetleri güçlendirmek için yürüttükleri çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini anlatan Başkan Balkan, bu çalışmaları Zeytin Koleksiyon Bahçesi ve Tarım Okulu projeleriyle taçlandıracaklarını müjdeledi. Balkan, “Tarım okulunu ilk defa açıyoruz. 1930 yılında Atamızın tüm valiliklere vasiyet ettiği ve öncelikle İzmir Valiliğine gönderdiği Tarım Okulu projesini ilk kez hayata geçiriyoruz. Tarım Okulunu, Birgi Mahallemizde bulunan 8 bin metrekarelik alanda hayata geçireceğimiz zeytin koleksiyon bahçemiz ile destekleyeceğiz. Urla bilim ve uygulamalı tarım çalışmalarının buluştuğu güçlü bir çalışma merkezine dönüşmesini istiyoruz” dedi.
ZEYTİNİN BiNLERCE YILLIK YOLCULUĞU SANATLA BİRLEŞİYOR
Urla’nın geleceğini birlikte kuran bir kent olduğunun altını çizen Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan sözlerine şöyle devam etti: “Bu yıl zeytinin binlerce yıllık yolculuğunu sanatla, gastronomiyle ve uluslararası deneyimlerle buluşturan güçlü bir yapı kurduk. Atölyelerden panallere, Akdeniz ülkelerinin zeytinyağı kültürünün paylaşımına kadar uzanan Urla’nın üretiminden kültüre sağlıktan tasarıma kadar geniş bir etkileşim alanı sunduğunu ortaya koyuyor üç gün boyunca zeytinin kültürel, bilimsel ve sanatsal yönüyle buluşturacağız. Bu festival, Urla’nın hem toprağına hem kültürüne sahip çıkan geleceğini birlikte kuran bir kent olduğunun en güzel göstergesi. Biz göreve geldiğimiz günden bugüne kadar aldığımız 4 ödülle festivallerimizi taçlandırdık. 2024 yılında Bağyolu rotamızın aldığı ödülle bölgenin ne kadar sürdürülebilir bir coğrafya olduğunu, destinasyon olarak ekonomiye ne kadar katkısı olduğunu bir kez daha tescillemiş olduk. Ayrıca 2024 yapılan 159 bin başvuru arasından ödülünü alan bölge en çok tercih edilen destinasyon haline geldi. Bizler de bundan aldığımız ilhamla bir konsept kurduk. Burada yaptığımız konseptin altında Ot Festivali’nden enginar festivaline, bağ bozumundan bağ yolu şenliklerine ve Zeytin Festivali’ne kadar yılın 5 ayrı döneminde gerçekleşen festivallerle birlikte hem çiftçinin emeğini taçlandırıyor hem de üretimi görünür kılmaya çalışıyoruz”dedi.
Festival kapsamında sürdürülebilir tarım, kültürel miras, gastronomi ve sanatın yeniden ön plana çıkarılması hedefleniyor.



