Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Egeyön TV ekranlarında yayınlanan “Her Şeyi Konuşuyoruz” programının 2026 yılındaki ilk bölümünde, Denizli’nin kronikleşen sorunları, lobicilik eksikliği, STK’ların rolü, iş dünyasının sessizliği ve yerel yöneticilerin sorumlulukları sert ifadelerle masaya yatırıldı. Programda gazeteciler Ahmet Deda ve Bayram Coşkun, yıllara yayılan deneyimlerini ve tanıklıklarını izleyiciyle paylaştı.

Egeyön TV ekranlarında yayınlanan “Her Şeyi Konuşuyoruz” programının 2026 yılındaki

“Sataşma Değil, Şehrin Hafızasını Canlı Tutmak”

Programın açılışında konuşan Ahmet Deda, yayınların “sataşma” olarak değerlendirilmesini doğru bulmadıklarını belirterek, yapılanın yalnızca Denizli adına söylenmesi gerekenleri yüksek sesle dile getirmek olduğunu vurguladı. 2026’ya birlik ve beraberlik mesajlarıyla girildiğini ifade eden Deda, Denizli Platformu ve lobicilik kavramının artık kent gündeminde daha fazla yer bulmasının da bu yayınların bir sonucu olduğunu savundu.

Bayram Coşkun ise Ankara lobisinin öneminin yıllar önce anlatıldığını hatırlatarak, STK’ların ve platformların artık daha aktif olması gerektiğini söyledi. Denizli milletvekilleri ve il başkanlarıyla temasların artırılmasının şart olduğunu vurguladı.

“Lobicilik Böyle Olur” Diyerek Geçmişten Çarpıcı Bir Örnek Anlatıldı

Bayram Coşkun, geçmiş yıllarda yaşanan bir olayı örnek göstererek lobiciliğin nasıl yapıldığını somut şekilde anlattı. Koalisyon hükümeti döneminde Denizli’ye gelen Devlet Bakanı Tunca Toskay ile yapılan toplantıda, iş insanlarının yaşadığı büyük bir mağduriyetin gazetecilik refleksiyle dile getirildiğini belirten Coşkun, bu çıkışın ardından Ankara’da sorunun kısa sürede çözüldüğünü söyledi.

“İş adamlarının söyleyemediklerini gazeteciler söyledi ve sonuç alındı” diyen Coşkun, gerçek lobiciliğin tam olarak bu olduğunu vurguladı.

İş Dünyasına Sert Eleştiri: “Gerekirse Tepki Koymalı”

Programda, Denizli iş dünyasının ve sanayicilerinin yeterince ses çıkarmadığı eleştirisi öne çıktı. Ahmet Deda, gerekirse iş dünyasının da kendi yöntemleriyle tepkisini göstermesi gerektiğini ifade ederken, Bayram Coşkun ise milletvekillerinin Maliye Bakanı nezdinde daha aktif olması gerektiğini savundu.

EYT örneği üzerinden yapılan değerlendirmede, toplumsal taleplerin yüksek sesle dile getirildiğinde karşılık bulabildiğine dikkat çekildi.

Medya, STK’lar ve “Sözde Temsil” Eleştirisi

Programda, bazı STK başkanlarının ve medya patronluğu iddiasında olan isimlerin samimiyeti de sorgulandı. Bayram Coşkun, “Medya patronluğu oynanmaz, gerçekten yatırım yapılır” diyerek, Denizli’nin dünyaya açılacak çok dilli yayınlara ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Denizli’nin ihracat ve turizm kenti olduğuna dikkat çekilen yayında, kentin uluslararası alanda tanıtımının yetersiz olduğu vurgulandı.

Turizm, İç Hareketlilik ve Belediye Politikaları Masada

Denizli turizminin yalnızca Pamukkale ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirten programcılar, iç turizmin de canlandırılması çağrısında bulundu. İlçeler arası turizm hareketliliğinin artırılması gerektiği ifade edilirken, belediyelerin gösteriş yerine sürdürülebilir planlar üretmesi gerektiği dile getirildi.

Kongre turizmi, şehir içi organizasyonlar ve esnafın durumu da programın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.

Taksicilik, Dijitalleşme ve Gelecek Uyarısı

Programda korsan taşımacılık, dijital taksi uygulamaları ve sektörün dönüşüme direnmesi de ele alındı. Bayram Coşkun, yeniliklere kapalı kalmanın mesleklere zarar verdiğini belirterek, dijitalleşmenin artık kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Şehir Hastanesi ve Su Bağlantısı Soruları

Yayının son bölümünde Denizli Şehir Hastanesi’ne su bağlantısının geç yapılması gündeme geldi. Bu süreçte yaşanan sessizlik eleştirilirken, hastane inşaatının bugüne kadar hangi suyla yürütüldüğü sorusu açıkça dile getirildi. Yetkililere çağrıda bulunan Bayram Coşkun, konunun şeffaf şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı.

“Biz Bu Şehrin Çocuklarıyız”

Programın genelinde öne çıkan ortak vurgu, Denizli için mücadele etme kararlılığı oldu. “Az izlenelim ya da çok izlenelim, bizim derdimiz bu şehrin yarınları” diyen Bayram Coşkun, gazeteciliğin yalnızca haber yapmak değil, kamu yararını savunmak olduğunu ifade etti.

Reklamı Geç