Bundan tam 106 yıl önce, Ankara’nın tozlu yollarında bir umut ışığı yükseldi. Birinci Meclis’in dualarla açılması, sadece bir binanın kapılarının aralanması değil, tam bağımsızlık yolunda atılan en büyük adımdı. Günümüzde coşkuyla kutladığımız bu bayram, sadece bir tatil günü değil; demokrasinin, egemenliğin ve geleceğimiz olan çocukların birleştiği evrensel bir semboldür.

23 NİSAN 1920 TARİHİNDE NE OLDU?
23 Nisan 1920, İstanbul’un işgal altında olduğu ve Osmanlı Devleti’nin fiilen sona ermeye başladığı bir dönemde, Anadolu’nun kalbinde yeni bir güneşin doğuşudur. İtilaf Devletleri’nin baskılarına karşı, halkın seçtiği temsilciler Ankara’da bir araya gelmiş ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini tüm dünyaya ilan etmiştir.

Bu tarih, şahsi saltanatın yerini milli egemenliğe bıraktığı, modern Türkiye’nin nüfus cüzdanıdır.
Bugün müze olarak korunan Ulus’taki eski Meclis binası, imkansızlıklar içinde kazanılan zaferin merkezidir. Gaz lambaları altında, okul sıralarında oturan milletvekillerinin aldığı kararlar, Kurtuluş Savaşı’nın stratejik rotasını belirlemiştir.

DÜNYANIN İLK VE TEK ÇOCUK BAYRAMI NASIL OLDU?
Atatürk, 23 Nisan’ı sadece siyasi bir başarı olarak görmemiş, bu başarıyı yarınların teminatı olan çocuklara emanet etmiştir.
Bu tarih, 1921’de çıkarılan 23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun ile, Türkiye’nin ilk ulusal bayramı olmuştur.

1927 yılında resmi olarak Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanan bu tarih, 1979 yılında UNESCO’nun ilanıyla uluslararası bir boyut kazanmıştır. Türkiye, dünyada çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı tüm dünya çocuklarıyla paylaşan ilk ve tek ülke olma gururunu taşımaktadır.




