Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çeşme Belediye Meclisi’nde ‘Atanmış-Seçilmiş’ gerilimi

CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, belediye meclis toplantısında CHP Çeşme İlçe Başkanı Eda Tavaz ile gergin bir tartışma yaşadı. Tavaz’ın meclis salonunda Lâl Denizli’ye yönelik sarf ettiği sözler üzerine salonda tansiyon bir anda yükseldi.

CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katılan Çeşme Belediye Başkanı Lâl

Denizli, Tavaz’ın “Siz oraya hak ederek mi oturduğunuzu düşünüyorsunuz, CHP’li olmasanız size oy vereceklerini mi sanıyorsunuz?” şeklindeki çıkışına sert yanıt vererek “seçilmişlik” vurgusu yaptı.

“Hadi güzelim, senin ağzını yerim ben! Seçilmişle konuşmayı öğreneceksiniz”

Sözlerin ardından muhatabına yüklenen Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, meclis yönetim tüzüğünü ve atama süreçlerini hatırlatarak tepkisini şu sözlerle dile getirdi:”Atanmış ilçe başkanına bak sen! Atanmış ilçe başkanına bak sen! Ay senin ağzını yerim ben… Hadi güzelim, hadi güzelim…Bakın, siz öncelikle bir atanmış olarak, bir seçilmişle nasıl konuşacağınızı öğreneceksiniz! Demokrasi sizin kodunuzda olmayabilir; çünkü bu, partimiz CHP’yi dönüştürdüğünüz hali gösteriyor. Sizin gibi atanmışlar çukuruna dönüşmüştür, anladınız mı hanımefendi?”

“Siz Atatürk’ün partisine çökenlersiniz, korkaklar!”

Açıklamalarının devamında meclis salonundaki yetki sınırlarına ve siyasi tartışmalara değinen Lâl Denizli, CHP İlçe Başkanı Eda Tavaz’ın salondan çıkarılmasını isteyerek sert eleştirilerini sürdürdü:*”Siz bizim alın terimizle, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarıyla kurduğu ve bugünlere kadar getirdiğimiz partiye çökenlersiniz! Bu onun utancıyla yaşayacaksınız, bunun cevabını size millet verecek.Sizi hiç ama hiç kaale almam! Arkadaşı dışarı alalım mı? Şovunu yapmak istiyorsa dışarıda yapsın. Sizin bu meclis çatısı altında konuşma yetkiniz bile yok, açın biraz yönetmelik öğrenin. Cevabını alınca böyle kaçarsınız işte, korkaklar!”*