Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İYONYA HAKKINDA-BÖLÜM 1

Kırmasına kırdık hepsinin yontularını

kovmasına kovduk hepsini tapınaklardan

ama böyle davrandığımız için ölmedi tanrılar,

Ey İyonya toprağı, hâlâ severler hepsi seni

ruhları hâlâ seni anımsar. (1)

                                               Konstantin Kavafis (1911)

Kırmasına kırdık hepsinin yontularını

kovmasına kovduk hepsini tapınaklardan

ama böyle davrandığımız için

İonia/İyonya Neresi?

Anadolu’nun ilk adı, Asia/Asya…

Anlamı, Doğuda Kalan… demek.

Asya, Trak ülkeleri, Ege adaları ve Yunan anakarasının doğusundadır. Adının anlamını bu konumdan aldığı ve Luvice bir sözcük olduğu sanılıyor.

Lu, ışık; Luvi, ışık insanı demek…

Asya’ya (Anadolu) ve Suriye’ye yayılmış topluluklardan oluşan Luviler, Mısır ve Sümer toplulukları kadar eski ve köklü bir uygarlık…

Avrupalı araştırmacılar 19. ve 20. Yüzyıl’ın ilk yarısında Ege Uygarlığının oluşmasında en büyük katkıyı sağlayan Luvileri görmezden geldiler. Luviler Avrupa toprakları dışındaydı. Onlara göre uygarlık Grek (Girit) adasında kurulmuştu. Grek adası Avrupa toprağıydı. Kral Minos, Grek’te Minos krallığını kurdu. Avrupalılar, kral Minos’u ataları, krallığını da ilk Avrupa krallığı olarak kabul ettiler. Uygarlık Grek’le başlamıştı. Avrupa’yı uygar, dışında kalanları barbar saydılar.

Bu anlayış Yunan’la başladı. Roma’da güçlendi. Avrupa’da kök saldı. Uygar Avrupa!…

Dünyanın geri kalanını yönetmek, sömürgeleştirmek, gerektiğinde yağmalayıp öldürmek onların doğal! hakkıydı.

Gerçeğin böyle olmadığı, uygarlığın binlerce yıl önceden Mısır, Sümer ve Luvilerce ortaya konduğu artık biliniyor. Yapılması gereken atalarımız Luvileri ve ardıllarını tanımak, tanıtmak…

Ege adaları, Trakya, Yunan yarımadası ve Avrupa uygarlıkları Asya’dan (Anadolu, hy) çok sonra gelişti ve gerek Mısır ve gerekse Luvi uygarlıklarından çok şeyler aldı.” (2)

 

İÖ 2000’lerden hemen sonra Anadolu’daki topluluklarda Luvi uygarlığının ağırlıklı olarak etkisi kurulmuştu. İÖ 1800’lerden sonra Orta Anadolu’da Luvi kültürlü Hititler güçlenmeye başladı. Devletin gücü Anadolu ve Kuzey Suriye’ye yayıldı. Aynı dönemde Kuzey Batı Asya’da Troya güçlenmeye başladı. Luvice konuşan, Luvi yazısını kullanan Troyalılar, Akdeniz-Karadeniz ticaretinden büyük paralar kazanıp varlıklı bir toplum yarattılar. Akdeniz’de, Karadeniz’de ticaret yerleşimleri kurdular. Grek/Girit Adası’nda ilk ticari yerleşim de Luvilerce kuruldu. Minos devleti bu yerleşimden yüzlerce yıl sonra kuruldu.

Luvi soylu Hitit ve Troya devletleri, Anadolu’ya yüzlerce yıl saldırıları engelledi. Akha kralları, Troya’yı aşıp Karadeniz’e açılmak, ticaret pastasından pay almak istiyorlardı. Ancak krallıklar site devletleri düzeyinden yukarı tırmanamamıştı. Aralarında birlik yoktu.

İÖ 1300’lere doğru batıdan saldırılar hızlanmaya başladı. Önce Troya düştü. Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri savunmasız kaldı. Yüzlerce yıl batıdan Akha, Aiol, Dor, İon, Trak göçleri oldu. Luvi toplulukları ile batıdan gelenler karıştı.

Hititler de Orta Karadeniz’deki Kaşkaların, güneydoğudan ve batıdan gelenlerin saldırıları sonucu güçten düşmeye başlamıştı.

Batıdan gelip İzmir ve Aydın kıyılarına yerleşen; ağırlığı önce Akha, ardından İonlardan oluşan göçmenler, yerlilerle birlikte on iki yeni kent kurulmasına öncülük etti. Bu kentler gelişti, güçlendi. Akdeniz’in, dahası dünyanın en uygar, en gelişmiş kentleri oldular. On iki İyonya kenti şunlardı:

Ephesos (Efes), Kolofon (Menderes ilçesinde), Myndos (Halikarnassos-Gümüşlük), Lebedos (Seferihisar yakınlarında), Priene (Söke yakınlarında), Teos (Seferihisar-Sığacık’ta), Erithrai (Çeşme yakınlarında), Klazomenai (Urla yakınlarında), Phokaia (Foça yakınlarında), Smyrnia (İzmir), Samos (Sisam), Khios (Sakız).

Genel olarak Batı Anadolu, Helenistik Dönem’ine girmiş oldu.

Helenistik dönemde Asya adı Anatolia olarak da kullanılmaya başlandı. Tarihçi Herodot (Halikarnassoslu) yazılarında Anatolia sözcüğünü kullandı. Helence olan sözcüğün de anlamı, Asya ile hemen hemen aynı; doğuda olan (yer)…

İyonya, bu dönemde de gelişimini sürdürdü.

 

Lidyalılar parayı buldu.

Para, mal değiş tokuşunda büyük kolaylık sağladı. Kral Krosos (Karun) hakkında parasıyla ilgili söylenceler çıktı. Ondan geriye günümüze, “Karun Kadar Zengin” deyimi kaldı.

Lidya krallığının kenti Ephesos, ilk bankacılık uygulamalarını başlattı. Akdeniz-Karadeniz coğrafyası topluluklarının para değeri ayarlamalarını düzenledi. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Efes Artemis Tapınağı, yüzlerce yıl bir banka/merkez bankası olarak çalıştı. Efes, İpek Yolu’nun batı ucundaydı. Beş yüz yıl kadar Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinin ekonomi ve ticaret merkezliğini yaptı.

 

Lidyalıların (Manisa-Sard) etkin olduğu bölgeye ve tüm Anadolu’ya, İÖ 550’lerde Persler egemen oldu. Anadolu’da satraplıklar (eyaletler) kurdu. Eyalet yöneticilerini yerel yöneticilerden seçti. Halkı inançlarında özgür bıraktı. Lidyalıların para dizgesini, Efes’in bankacılık uygulamalarını imparatorluğunda yayarak geniş kitlelere ulaştırdı.

Pers egemenliğinde Lidya, İyonya, Frigya, Karya, Likya, Pamfilya bölgeleri hızla gelişti.

Persler, Çanakkale Boğazı’ndan Trakya’ya geçtiler. Yunan yarımadasına ilerlediler. Halikarnassos’tan Ege adalarına geçtiler.

İÖ 333 yılında Makedon Kralı Great Alexander (Büyük! İskender) kırk bin kişilik ordusuyla Çanakkale Boğazı’ndan Anadolu’ya geçti. Askerlerini şöyle güdülemişti:

“Doğuya, hep doğuya gideceğiz. Doğunun altınlarını yağmalayacak, evlerinize zengin olarak döneceksiniz.”

Persler yenildi.

Troya, Lidya, İyonya, Karya, Frigya’dan doğuya doğru ilerleyen Makedonlar, altın toplamak için işkenceler yapa yapa kanlı izler bırakarak Hindistan ortalarına dek ilerlediler. İskender zehirlendi mi yoksa hastalandığı için mi öldü, anlaşılamadı ama Anadolu’ya çıktıktan on yıl sonra yaşamı sona erdi. Geride sayıları azalmış, güçleri tükenmiş, başsız bir ordu bıraktı. Komutanlar, ya liderlik için savaşacak ya da altınlarla toprakları bölüşeceklerdi.

Onlar ikinci yolu seçtiler.

Komutan Lysimakhos, birliğindeki askerler ve yanında dokuz milyon talent (dönemin para birimi) altınla Pergamon’a (Bergama) geldi. Krallığını ilan etti. Büyük paranın Pergamon’a olumlu etkileri oldu. Sağlıkta, eğitimde, yapılaşmada etkiler açıkça görüldü. Pergamonlu mimarlar Denizli’de Laodikeia, Hierapolis, Eumeneia kentlerini kurdular. Kral Lysimakhos, bir süre sonra krallığı Efes’e taşıdı. Efes’in yanına bir Efes daha yaptırarak kentin, dünyanın bir numaralı kenti olmasına katkı yaptı.

 

Luviler, Minos’tan çok önce adada ticari bir köy ve liman (koloni) kurmuşlardı. Uygar! Avrupa, kendisi dışındaki coğrafyaları uygar saymıyor, o bölgelerde yaşayanları aşağı ırklar olarak görüyor, tanrının kendilerini, onlara efendilik yapmakla görevlendirdiğini öne sürüyordu.

Anadolu insanları da Persler de Avrupalı değildi. Öyleyse onlar barbar, ilkel gösterilmeliydi. Holivut filmleriyle bunu bol bol yaptılar:

Üç Yüz Spartalı filminde üç yüz Yunan askeri, koca Pers ordusuna dünyayı dar etti.

Büyük İskender filminde baba katili olmakla suçlanan yağmacı İskender, büyük kahraman; Anadolu insanları, Mısırlılar, Persler ve Hintliler barbar, ilkel insanlar olarak gösterildi.

Luvi ve İyonya uygarlıkları araştırıldıkça, gerçekler ortaya çıktıkça, uygarlığı kimlerin kurduğu daha iyi anlaşılacak, sömürgeci yalanlardan insanlık kurtulacak…

 

Kaynakça:

  • Konstantinos Kavafis, Ege Kıyılarının Bilge Sakinleri-İonialılar, Yapı Kredi Yayınları, Çeviri: Herkül Millas ve Özdemir İnce,
  • Helmut Uhlig, Avrupa’nın Anası Anadolu-Küçük Asya’da Batı Kültürünün Kökenleri, Totem Yayınları.

 

Yazılarımız İyonya ve İyonya öncesi Luvilerle yolculuğunu sürdürecek.

Abone olunuz: You Tube hasanyigit                                      Hasan Yiğit

Okuyunuz: Hasan Yiğit, Luvilerin, İyonyalıların Tarihi: Güneş Ülke Efeleri, Narçiçeği Yayıncılık, Dağıtım: Egeyön TV.

Reklamı Geç