Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bozkırın ışığı İzmir’de yeniden yandı: Köy Enstitüleri 86. yılında anıldı

Köy Enstitüleri, kuruluş tarihi olan 17 Nisan 1940’ın 86. yıl dönümünde İzmir’de düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anıldı. İzmir Kültür Sanat Konseyi tarafından, Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Türkiye’nin eğitim tarihine damga vuran bu model yeniden gündeme taşındı.Köy Enstitüleri, kuruluş tarihi olan 17 Nisan 1940’ın 86. yıl dönümünde İzmir’de düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anıldı. İzmir Kültür Sanat Konseyi tarafından, Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Türkiye’nin eğitim tarihine damga vuran bu model yeniden gündeme taşındı.Köy Enstitülerinin aydınlanma ruhu, üretimle yoğrulan eğitim anlayışı ve kültürle şekillenen geleceği masaya yatırıldı.

Köy Enstitüleri, kuruluş tarihi olan 17 Nisan 1940’ın 86. yıl

Kuruluş felsefesi yeniden hatırlatıldı

Açılış konuşmasını yapan Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay,Ulusal Eğitim Derneği’nin kuruluş tarihinin özellikle Köy Enstitüleri’nin kuruluş günü olan 17 Nisan’a denk getirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı. Oktay ayrıca, etkinlikte yer alması planlanan Hasan Ali Yücel’in torunu Erol Benjamin Scott’un geçirdiği kaza nedeniyle programa katılamadığını açıkladı.

Programın akışında, Özkan Sucuoğlu konuşmacıların özgeçmişlerini paylaşırken, etkinliğin kolaylaştırıcılığını eğitimci-şair Asım Öztürk üstlendi.Konuşmacılar Kepirtepe Köy Enstitüsü Mezunu-Yazar Ali İçerler ve Eğitim İş-Eğitim Sen Kurucu Üyesi, Genel Merkez Yönetim Kurulu, Ulusal Eğitm Derneği Genel Merkez Denetim ve Onur Kurulu Başkanlığı yapmış olan Eğitimci-Yazar Ayhan Sarıhan idi.

“Aydınlanma ışığı kısa sürede söndürüldü”

Asım Öztürk, konuşmasında Anadolu’daki eğitim tarihini Hititler ve Sümerler’den başlayarak ele aldı ve Köy Enstitüleri’ne uzanan süreci değerlendirdi. Enstitülerde laik, bilimsel ve demokratik bir eğitim anlayışının benimsendiğini belirten Öztürk, bu modelin yarattığı aydınlanmanın çeşitli çevreleri rahatsız ettiğini ve bu nedenle kısa sürede kapatıldığını ifade etti.

Tanıklıklar ve tarihsel değerlendirmeler

Etkinlikte söz alan köy enstitüsü felsefesiyle yetişmiş olan, anılarını kitaplaştırmış olan Ali İçerler, Köy Enstitüleri’nde verilen eğitimi ve kendi deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Eğitimci-yazar Ayhan Sarıhan ise enstitülerin kuruluş gerekçeleri ve kapatılma sürecine değinerek, dönemin siyasi ve toplumsal koşullarını değerlendirdi. Sarıhan, o yıllarda yaşanan baskı ortamı ve uluslararası gelişmelerin bu kurumların devamlılığını zorlaştırdığını dile getirdi.Sarıhan,Tan gazetesinin basılıp tahrip edildiği, aydınlarının katledildiği, Amerikalılarla antlaşmaların yapıldığı bir dönemde bu kurumların yaşamasının, öğrencilerinin ”Milletin Öz kazancı Milletin Kesesine” diye şiir yazmasının olanaksızlığını anlattı.

Toplu fotoğrafla sona erdi

Köy Enstitüleri’nin eğitim tarihindeki yerinin ve öneminin yeniden vurgulandığı etkinlik, katılımcıların bina önünde verdiği toplu fotoğraf ile sona erdi. Programda, bu mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiği mesajı öne çıktı.

Reklamı Geç
```html ```