Sosyolog Gülşen Eken Bakır, Avukat Sena Yazıbağlı Selanik ve Psikolog Elif Meltem Okçu’nun konuşmacı olduğu söyleşiye, İzmir Kent Konseyi Kadın Meclis Başkanı Banu Ufacık ile çok sayıda üye ve gönüllü katıldı.
“Çocuğu görmek” vurgusu öne çıktı
Söyleşide çocukluk kavramı; aile, toplum ve devlet perspektifinden değerlendirilirken, çocuğun bir hak öznesi olarak görülmesinin önemi vurgulandı. Farklı çocuk algılarının ihmal, istismar ve sömürüye zemin hazırlayabileceğine dikkat çekildi.
İstismarın yalnızca fiziksel temasla sınırlı olmadığı, dijital ortamlar ve sosyal medya üzerinden de gerçekleşebildiği ifade edilerek çocukların çok yönlü risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.
Koruyucu ve önleyici yaklaşım çağrısı
Toplantıda, çocukların korunmasına yönelik hak temelli politikaların güçlendirilmesi gerektiği dile getirildi. Güvenli alanların oluşturulması, çocuklarla açık iletişim kurulması ve sınır bilincinin erken yaşta kazandırılması gerektiği vurgulandı.
Yetişkinlerin sorumlulukları arasında ise istismarı normalleştirmemek, şüpheli durumları bildirmek ve çocukları dinleyerek desteklemek öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Hukuki çerçeve ve çocuk hakları
Söyleşide, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin çocukların korunmasındaki rolüne dikkat çekildi. Çocuğun üstün yararı ilkesinin tüm süreçlerde gözetilmesi gerektiği ifade edilirken, suça sürüklenen çocuklara yönelik onarıcı yaklaşımların önemi vurgulandı.
“Çocuklar görülmek ve duyulmak istiyor”
Etkinlikte, çocukların temel ihtiyaçlarının yalnızca fiziksel değil; aynı zamanda görülmek, duyulmak ve güvende hissetmek olduğu ifade edildi.
Toplumsal iş birliği çağrısı
Programın sonunda, çocukların korunmasının bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulanarak, kurumlar arası iş birliğinin artırılması ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi, çocuk haklarının korunmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.



