Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Köy Enstitüleri’nin kurucusu Hasan Âli Yücel Arya Kamalı’da anıldı

İzmir Kültür Sanat Konseyi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kültür ve eğitim politikalarının şekillenmesinde belirleyici rol üstlenen, Köy Enstitüleri ve Tercüme Bürosu çalışmalarıyla düşünce hayatımıza yön veren unutulmaz Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’i ölümünün 65. Yılında düzenlediği “Anılarla Hasan Âli Yücel” etkinliği ile andı. Enkinlikte, Yücel’in çok yönlü kişiliği ve tarihsel mirası ele alındı.

İzmir Kültür Sanat Konseyi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kültür ve eğitim politikalarının

Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinlik Arya Kamalı Uluslararası Kültür Sanat Merkezi Sorumlusu Gülnur Çavuş’un açılış konuşması ile başladı.


Daha sonra Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı Osman Gazi Oktay’ın yönlendiriciliğinde torunu akademisyen Güzel Yücel Gier ve gazeteci Serdar Kızık, oldukça duygusal ve bir o kadar da bilgilendirici sunumlar yaptı.

Program kapsamında; Yücel’in eğitim reformları, kültür politikaları ve Cumhuriyet’in aydınlanma sürecine katkıları; tanıklıklar ve akademik değerlendirmeler eşliğinde değerlendirildi.
Aralara serpiştirilen Hasan Âli şiirleri de etkinliğe renk katarken oğlu Can Yücel’in “Ben en çok babamı sevdim” şiiri izleyenlere bir kez daha duygusal anlar yaşattı.

Torun Yücel, Cumhuriyet’in en önde gelen hünerlerinden olan eğitim devriminin içine doğmuş birisi olarak anlattı dedesini.

Sunumun tümünü aktarmak elbette olası değil. Hasan Âli’nin soyadının âlinin türkçesi olduğunu öğrendik.

Hukukla başlayan öğrenim yaşamı felsefeyle sürmüş. Bu da öğretmenliğe götürmüş onu. İyi ki de öyle olmuş. Bu kimliği eğitim devriminin köşe taşı köy enstitüleriyle buluşmamızı sağlamış. Bu bağlamda İsmail Hakkı Tonguç’la ayrılmaz ikili olmuşlar.

Atatürk’le bulunduğu ortamda “Türkiye, bir kurtarıcı aramaktan vazgeçtiğinde kurtulmuş olacaktır” sözleri Gazi’nin ilgisini çekmiş. Abartılı güzellemelerden çok gerçekleri dile getirmenin değer taşıdığı o yıllarda Yücel’e bakanlık kapısının açıldığı düşünülebilir.

Oğul Yücel’in şiirine konu olduğuna göre baba Yücel işine tutkuyla bağlıymış.

Hemen her öğrenciye yakın ilgisi bir eğitimcinin olmazsa olmaz insani yönünü ortaya koyması bakımından dikkat çekici özelliği olmuş.

Serdar Kızık köy enstitülü bir babanın oğlu olarak cumhuriyeti çağdaşlaştırma ve dönüştürme aracı da olan bu eşsiz kurumları çarpıcı örneklerle ve duygulanarak aktardı.

Enstitüler kapatılmazdan önce oluşturulan Talim Terbiye kurulunda bulunan Amerikan temsilcilerinin ısrarı ile okul kitaplarından “bağımsızlık” ve “devrim” sözcüklerini çıkarttığı bilgisi çok değerliydi. Kızık, Talim Terbiye kurulunun 4 ABD’li 4 Türk üyeden oluştuğunu, başkanlığı Amerika Büyükelçiliği’nin yürüttüğünü, oy eşitliği durumunda başkonsolosun oyunun belirleyici olduğunu aktardı. Eğitim komisyonu adını taşısa da Talim Terbiye kurulu ABD emperyalizminin kaldıraç kolu olarak işlev görmektedir.

Osman Gazi Oktay aralarda yaptığı katkılarla izleyenlere önemli bilgiler kazandırdı.

Hasan Âli Yücel, Atatürk’ün cenazesini taşıyan ve adları kurayla belirlenen 12 milletvekilinden de birisidir.